06 Şubat 2026 - Cuma
6 Şubat bir tarih değildir sadece. Bir saat vardır bu ülkede: 04.17
Takvim yaprakları değişse de, acının saati değişmez.
Yazar - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 2 dk.

Yusuf Mehmet Sarışın
msarisin@gmail.com - 0507 723 47696 Şubat bir tarih değildir sadece.
Bir saat vardır bu ülkede: 04.17.
Takvim yaprakları değişse de, acının saati değişmez.
Bugün Özgür Özel yine deprem bölgesinde. Kameraların önünde olmak için değil; gecenin karanlığında, sirenlerin sessizliğinde, mezar taşlarının başında olmak için. Anmalarda, yürüyüşlerde, depremzedelerin arasında.
Siyasette “nerede durduğunuz” çok şey anlatır.
6 Şubat’ta Ankara’da mıydınız, yoksa enkazın hâlâ toz tuttuğu şehirlerde mi?
Özgür Özel, günlerdir olduğu gibi bugün de orada.
Adıyaman’da, Hatay’da, Maraş’ın adını hâlâ fısıltıyla söyleyen sokaklarda…
Saat 04.17’de, kayıpların isimleri okunurken.
Bu bir ziyaret değil; bu bir hatırlatma.
Çünkü bu ülkede deprem genellikle iki kez yaşanır:
Birincisi yer sallandığında,
İkincisi unutulduğunda.
Özel’in sözleri de bu yüzden sert:
“Deprem bitti sananlar, enkazın altında hâlâ hayat olduğunu unutuyor.”
Konut var, anahtar yok.
Bina var, altyapı yok.
Takvim var, sabır yok.
Depremzedeler artık ağlamıyor; anlatıyor.
Çünkü ağlamaktan yoruldular.
Anlatmaktan da yorulacaklar ama unutulmaktan daha çok korkuyorlar.
Bugün 6 Şubat.
Bugün siyaset yapılmaz diyenler var.
Oysa bugün tam da siyaset yapılacak gün.
Ama kürsüden değil; enkaz başında.
Özgür Özel’in bugün yaptığı tam olarak bu:
Hatırlamak, hatırlatmak ve unutturmamak.
Çünkü bazı günlerde siyaset,
bir cümleden ibarettir:
“Biz buradayız.”
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları





