09 Mart 2026 - Pazartesi
Vatandaş belirsizlik ve geçim kaygısı yaşıyor.
Türkiye Bu Haftaya Nasıl Giriyor? Ekonomi, siyaset, savaş ve Didim’in aynasındaki Türkiye...
Yazar - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 5 dk.

Yusuf Mehmet Sarışın
msarisin@gmail.com - 0507 723 4769Vatandaş belirsizlik ve geçim kaygısı yaşıyor.
Türkiye Bu Haftaya Nasıl Giriyor? Ekonomi, siyaset, savaş ve Didim’in aynasındaki Türkiye...
Mart ayının ikinci haftasına girerken Türkiye’nin gündemi tek bir başlıkla açıklanamayacak kadar yoğun ve karmaşık. Ekonomiden siyasete, Ortadoğu’daki savaştan yaklaşan Ramazan Bayramı’na kadar birçok gelişme aynı anda toplumun ruh halini etkiliyor. Sokaktaki vatandaş için bütün bu başlıkların ortak noktası ise oldukça açık: belirsizlik ve geçim kaygısı.
Türkiye bugün hem içeride ekonomik sıkışmayı hem de dışarıda büyüyen jeopolitik riskleri aynı anda hissediyor.
Emeklinin haftası: Geçim sıkıntısı büyüyor
Ekonomi başlığı yine haftanın en ağır gündemi. Enflasyonun resmi olarak düşüş eğilimine girdiği söylense de vatandaşın günlük hayatında bu düşüş henüz hissedilmiyor. Pazara giden emekli, markette alışveriş yapan memur, kirayı ödemeye çalışan dar gelirli için hayat hâlâ pahalı.
Özellikle emekliler için tablo daha da zor. Maaşlar enflasyon karşısında erirken, gıda ve kira gibi temel giderler hız kesmeden artmaya devam ediyor. Ramazan Bayramı yaklaşırken emeklilerin gözü bir yandan bayram ikramiyesinde, diğer yandan mutfak masraflarında.
Türkiye’de bugün en çok konuşulan cümle belki de şu:
“Enflasyon düşse bile hayat neden ucuzlamıyor?”
Çünkü fiyatlar düşmüyor, yalnızca artış hızı yavaşlıyor. Bu da vatandaşın cebindeki gerçeği değiştirmiyor.
Siyasette tansiyon: İmamoğlu dosyası
Siyaset cephesinde ise haftanın en sıcak başlıklarından biri İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili yargı süreci.
Bu dava yalnızca bir belediye başkanının hukuki süreci olarak görülmüyor. Türkiye’de muhalefetin geleceği, siyasi rekabetin zemini ve yaklaşan seçim atmosferi açısından önemli bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.
Muhalefet bu süreci “siyasi baskı” olarak yorumlarken, iktidar ise yargının bağımsız çalıştığını savunuyor.
Ancak şu gerçek inkâr edilemez:
Türkiye’de siyaset artık yalnızca meydanlarda değil, mahkeme salonlarında da şekilleniyor.
Dünya yanarken: İran ve Ortadoğu
Türkiye’nin gündemini etkileyen bir diğer büyük başlık ise Ortadoğu’daki gelişmeler.
İran’da yeni dini liderin belirlenmesi ve bölgede tırmanan gerilim, dünya enerji piyasalarını da doğrudan etkiliyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş yalnızca küresel ekonomiyi değil, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeleri de doğrudan etkiliyor.
Petrol fiyatı yükseldiğinde bunun etkisi Türkiye’de hemen hissedilir:
Akaryakıt zamlanır, nakliye maliyetleri artar, gıda fiyatları yükselir.
Yani Ortadoğu’daki bir savaş, kilometrelerce uzakta olsa bile Türkiye’deki pazarı, mutfağı ve esnafı etkiler.
Trump faktörü ve yeni dünya dengesi
ABD’de Donald Trump’ın yeniden başkan olmasıyla birlikte dünya siyaseti de sert bir döneme girmiş durumda. Washington’un İran politikası, İsrail ile olan askeri ve siyasi ittifak ve bölgedeki askeri hareketlilik, Ortadoğu’yu yeniden dünyanın en kırılgan bölgelerinden biri haline getirdi.
Bu nedenle Ramazan Bayramı’na doğru Ortadoğu’da huzurlu bir atmosferden söz etmek zor görünüyor.
Birçok ülkede güvenlik kaygıları, ekonomik baskılar ve siyasi gerilimler bayram coşkusunun önüne geçebilir.
Türkiye’nin küçük aynası: Didim
Bütün bu gelişmeler Türkiye’nin her köşesinde hissediliyor. Ancak bazı şehirler vardır ki ülkenin ekonomik ve sosyal nabzını çok daha hızlı yansıtır. Didim de bu şehirlerden biridir.
Didim’in ekonomisi büyük ölçüde üç unsura bağlıdır:
emekliler, turizm ve hizmet sektörü.
Emeklilerin alım gücü düştüğünde Didim çarşısında hareket azalır.
Turizm beklentileri zayıfladığında esnaf sezonu endişeyle bekler.
Enerji ve ulaşım maliyetleri yükseldiğinde yaz sezonunun maliyeti artar.
Bu nedenle Didim aslında Türkiye ekonomisinin küçük bir aynası gibidir.
Türkiye’de vatandaş rahat nefes alamıyorsa Didim esnafı da zorlanır.
Türkiye’de umut yükselirse Didim’in sahili, çarşısı ve turizmi de canlanır.
Ramazan Bayramı yaklaşırken
Ramazan Bayramı’na sayılı günler kaldı. Normal şartlarda bayramlar toplumun en umutlu dönemlerinden biridir. Ancak bu yıl bayrama doğru giderken hem Türkiye’de hem Ortadoğu’da temkinli bir hava hâkim.
Ekonomik sıkıntılar, bölgesel savaş riski ve siyasi tartışmalar bayramın psikolojisini de etkiliyor.
Yine de bu toprakların en büyük gücü her zaman dayanışma olmuştur.
Son söz
Türkiye bu haftaya umut ile kaygı arasında bir dengede giriyor.
Bir yanda geçim sıkıntısı yaşayan milyonlar, diğer yanda siyasetin sert dili, dışarıda büyüyen savaş riski ve yaklaşan bayram…
Ama bütün bu tabloya rağmen toplum hâlâ aynı sorunun cevabını arıyor:
Türkiye yeniden ne zaman rahat nefes alacak?
Bu sorunun cevabı yalnız Ankara’da değil; İstanbul’da, İzmir’de ve Didim’in çarşısında da aranıyor.
Çünkü Türkiye’nin hikâyesi yalnız büyük şehirlerde değil, küçük kıyı kentlerinin gündelik hayatında da yazılıyor.
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları





