06 Şubat 2026 - Cuma

Türkiye’de Büyük Depremler, Kayıplar ve Devletin Sınavı...

Türkiye, Alp–Himalaya deprem kuşağında yer alan bir ülke olarak tarih boyunca yıkıcı depremlerle yüzleşti. Bu depremler yalnızca on binlerce canı aramızdan almakla kalmadı; devlet kapasitesini, şehirleşme anlayışını, denetim mekanizmalarını ve siyasal ira

Yazar - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 4 dk.
Yusuf Mehmet Sarışın

Yusuf Mehmet Sarışın

msarisin@gmail.com - 0507 723 4769
Google News

Türkiye’de Büyük Depremler, Kayıplar ve Devletin Sınavı, Yıkımın Kronolojisi, İhmaller ve Dersler...

Giriş

Türkiye, Alp–Himalaya deprem kuşağında yer alan bir ülke olarak tarih boyunca yıkıcı depremlerle yüzleşti. Bu depremler yalnızca on binlerce canı aramızdan almakla kalmadı; devlet kapasitesini, şehirleşme anlayışını, denetim mekanizmalarını ve siyasal iradeyi de her defasında sınadı. 

Her büyük felaket sonrası benzer sözler verildi; ancak sonuçlar çoğu zaman aynı kaldı: geç müdahale, plansızlık ve unutulan dersler.

Tarihsel Süreçte Büyük Depremler

1. 1939 Erzincan Depremi

Büyüklük: 7,9

Can kaybı: Yaklaşık 33.000

Dönem: Tek parti (CHP) iktidarı

Erzincan merkezli bu deprem, Cumhuriyet tarihinin en büyük felaketlerinden biri oldu. Kış şartları nedeniyle yardım günlerce gecikti. Ordu sahaya indi ancak lojistik yetersizlikler ağır kayıplara yol açtı. Deprem sonrası İmar ve İskân politikaları ilk kez ciddi biçimde tartışıldı, fakat kalıcı bir deprem stratejisi geliştirilemedi.

2. 1999 Marmara (Gölcük) Depremi

Büyüklük: 7,4

Can kaybı: Resmî rakamlara göre 17.480 (gayriresmî 30.000+)

Dönem: DSP–MHP–ANAP Koalisyonu

Gölcük ve çevresini vuran bu deprem, modern Türkiye’nin en büyük travmalarından biri oldu.
Gerçekler acıydı:

Enkaz altında kalanlara ilk 48 saat ciddi yardım ulaştırılamadı

İletişim çöktü

Devlet koordinasyonu sağlanamadı

Bu depremden sonra:

AFAD’ın temeli sayılan yapılar oluşturuldu

Deprem vergisi (Özel İletişim Vergisi) getirildi

Ancak yıllar içinde bu verginin amacı dışında kullanıldığı kamuoyunda yaygın biçimde tartışıldı.

3. 2011 Van Depremi

Büyüklük: 7,2

Can kaybı: 604

Dönem: AK Parti Hükümeti

Van depremi, devletin önceki yıllara göre daha hızlı müdahale ettiği bir afet olarak kayda geçti. Çadır ve konteynerler kısa sürede bölgeye ulaştı.
Ancak eleştiriler şunlara yoğunlaştı:

Depremde yıkılan binaların çoğu yeni yapılmıştı

Müteahhitlik ve denetim zaafları öne çıktı

Bu deprem, “kentsel dönüşüm” söylemini güçlendirdi fakat uygulamada rant odaklı projeler eleştirildi.

4. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Merkezli Depremler

Büyüklük: 7,7 ve 7,6

Can kaybı: 53.537 (resmî)

Dönem: AK Parti Hükümeti

Kahramanmaraş merkezli bu iki büyük deprem, 11 ili etkileyerek Türkiye tarihinin en büyük afetine dönüştü.

En ağır eleştiriler bu dönemde yükseldi:

İlk 72 saatte arama-kurtarma yetersiz kaldı

AFAD, Kızılay ve askerin sahaya geç indiği iddia edildi

İmar aflarıyla ayakta duran binalar binlerce insanın mezarı oldu

Devlet, aylar içinde konut yapımına başladı; ancak “önleyici devlet” anlayışının çöktüğü görüşü toplumda yaygınlaştı.

Hükümetlerin Ortak Sorunu: Deprem Sonrası Devletçilik

Türkiye’de hükümetler, depremden sonra genellikle:

Yardım kampanyaları başlatıyor

Konut sözü veriyor

Sorumluluğu “kader” veya “doğa olayı” söylemine yaslıyor

Ancak asıl sorun deprem değil,

plansız kentleşme

denetimsiz inşaat

imar afları

bilim insanlarının uyarılarına kulak verilmemesi

olmaya devam ediyor.

Sonuç: Unutulan Depremler, Tekrarlanan Acılar

Türkiye’de her büyük deprem, bir öncekinden ders alınmadığını gösteren yeni bir belgeye dönüşüyor. Can kayıpları doğal değil, büyük ölçüde politik ve yönetsel tercihlerin sonucu.

Deprem öldürmüyor;
ihmal, rant ve cezasızlık öldürüyor.

Gerçek çözüm;

bilime dayalı şehirleşme

bağımsız yapı denetimi

imar aflarının tamamen kaldırılması

güçlü ve şeffaf afet yönetimi

olmadan mümkün görünmüyor.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları