08 Nisan 2026 - Çarşamba

Benim için Lucescu, Paper Moon’da yarım kalan bir sohbet olarak kaldı

Ben o dönem gecce.com’un genel koordinatörüydüm. Günler hızlı, geceler daha da hızlı akıyordu. Ama bazı akşamlar vardı ki, şehrin ritmini biraz yavaşlatmak için bazen kendimi Paper Moon’da bulurdum.

Yazar - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 2 dk.
Yusuf Mehmet Sarışın

Yusuf Mehmet Sarışın

msarisin@gmail.com - 0507 723 4769
Google News

Benim için Lucescu, Paper Moon’da yarım kalan bir sohbet olarak kaldı.

2002’nin İstanbul’u…

Ben o dönem gecce.com’un genel koordinatörüydüm. Günler hızlı, geceler daha da hızlı akıyordu. Ama bazı akşamlar vardı ki, şehrin ritmini biraz yavaşlatmak için bazen kendimi Paper Moon’da bulurdum.

Orası sadece bir restoran değildi; İstanbul’un nabzı orada atardı.

O akşam

Barın köşesinde her zamanki yerimdeydim. Loş ışık, fonda caz, kadehlerin ince sesi…

Ve birkaç metre ötede tanıdık bir siluet:

Mircea Lucescu

Gri saçları, sakin bakışı… Önünde her zamanki gibi single malt viski. Buzsuz, az suyla.

Göz göze geldik. Başıyla hafif bir selam verdi. Ben de yanına geçtim.

Sohbet

“İstanbul’u seviyor musunuz?” diye sordum.

Gülümsedi:

“İstanbul’u değil… İstanbul’un futbolunu seviyorum.”

Kısa ama çok şey anlatan bir cevaptı.

Konu Galatasaray’ın UEFA zaferine geldi.

Bardağını hafifçe çevirdi:

“O kupa bir başlangıçtı. Ama devamı gelmeli.”

Sonra Türk futbolunu anlattı. Sistemden, disiplinden, sürdürülebilir başarıdan…

Ve konu Beşiktaş’a geldiğinde, gözlerini kaldırıp bana baktı:

“Bu sezon şampiyon olacağız.”

Bu bir yorum değildi. Bir karardı.

“Emin misiniz?” dedim.

“Ben şansa inanmam.”

Yıllar sonra… ve o an

Geçen gün Türkiye - Romanya maçı oynanırken bir anda o gece geldi aklıma.

Kenarda yine o vardı. Aynı duruş, aynı sakinlik.

“Maçtan sonra kesin Paper Moon’a gider,” diye düşündüm.
Sanki 2002’ye geri dönmüş gibiydim.

Ama bu kez farklıydı.

Çünkü o maçı izlerken, aslında bir dönemin sonuna yaklaştığımızı bilmiyordum.

Sonrası

Aradan sadece iki hafta geçti…

Ve bugün, Mircea Lucescu’nun vefat haberini aldım.

Bir anda o gece, o viski, o cümle tekrar canlandı zihnimde:

“Ben şansa inanmam.”

Gerçekten de inanmıyordu.

Çünkü o, şansı değil sonucu planlayan adamlardandı.

Bazı insanlar hayatınızdan geçip gitmez.
Bir masada, bir kadehte, bir cümlede kalır.

Benim için Lucescu…
Paper Moon’da yarım kalan bir sohbet olarak kaldı.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları