04 Ağustos 2026 - Salı
Delege Değil Üye İradesi: Yeni Parti'nin Tüzüğü Ne Söylüyor?
Kamuoyunda dile getirildiği gibi "Yeni Parti'de delege sistemi tamamen kaldırıldı" demek doğru değildir.
Yazar - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 3 dk.

Yusuf Mehmet Sarışın
msarisin@gmail.com - 0507 723 4769Delege Değil Üye İradesi: Yeni Parti'nin Tüzüğü Ne Söylüyor?
Türkiye'de siyasi partiler denildiğinde akla gelen ilk tartışmalardan biri hiç kuşkusuz delege sistemidir. Yıllardır parti içi seçimlerin odağında yer alan bu model, zaman zaman "üyenin iradesi ile yönetimin tercihi arasında mesafe oluşturduğu" gerekçesiyle eleştirilmektedir.
CHP'de yaşanan son süreçler ve parti içi tartışmaların ardından delege sistemi yeniden sorgulanmaya başlanmıştır. Bu tartışmaların ardından kurulan Yeni Parti ise parti içi demokrasiyi güçlendirmeyi amaçlayan bazı önemli düzenlemeleri tüzüğüne yansıtmıştır.
Ancak kamuoyunda dile getirildiği gibi "Yeni Parti'de delege sistemi tamamen kaldırıldı" demek doğru değildir.
Yayımlanan parti tüzüğüne göre Yeni Parti'de kurultay delegeliği sistemi devam etmektedir. Hatta son yapılan tüzük değişikliğiyle kurultay delegelerinin illere dağılımında, partinin seçim performansı ve temsilde adalet ilkeleri esas alınmıştır.
Bununla birlikte Yeni Parti'nin getirdiği önemli yenilik, delegelik sistemini tabanın iradesini güçlendirecek şekilde yeniden düzenleme arayışıdır. Parti yönetimi, üyelerin karar alma süreçlerine daha fazla katılımını hedefleyen bir örgütlenme modeli benimsediğini açıklamaktadır.
Aslında burada dikkat çekici olan nokta şudur:
Sorun, yalnızca "delege var mı, yok mu?" sorusu değildir.
Asıl mesele, delegelerin nasıl belirlendiği, tabanı ne kadar temsil ettiği ve parti üyelerinin iradesinin yönetime ne ölçüde yansıdığıdır.
Türkiye'de birçok siyasi partide yaşanan tartışmalar, delegelerin belirlenme biçiminin zaman zaman parti içi rekabetin merkezine oturduğunu göstermiştir. Bu nedenle artık birçok partide daha geniş üye katılımını sağlayacak modeller üzerinde durulmaktadır.
Yeni Parti'nin tüzüğü de bu anlayış doğrultusunda hazırlanmış görünmektedir. Parti, üyelerin yönetime daha etkin katılmasını, aday belirleme ve karar alma süreçlerinde tabanın söz sahibi olmasını hedefleyen hükümler içermektedir. Bununla birlikte, kurultay delegeliği kurumu tamamen ortadan kaldırılmış değildir.
Demokrasinin gücü, yalnızca sandıkta değil, siyasi partilerin kendi iç işleyişinde de ortaya çıkar. Parti içi demokrasiyi güçlendiren her adım, toplumdaki demokratik kültürü de güçlendirecektir.
Sonuç olarak Yeni Parti, klasik delege sistemini tümüyle kaldırmış bir model yerine, üyelerin etkisini artırmayı ve temsil adaletini güçlendirmeyi amaçlayan bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Bu yaklaşımın uygulamada nasıl sonuç vereceğini ise zaman gösterecektir.
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları




