06 Şubat 2026 - Cuma
Didim ve Ege Ölçeğinde Deprem Gerçeği...
Türkiye’de yaşanan büyük depremler genellikle Marmara ve Doğu Anadolu ekseninde tartışılsa da, Ege Bölgesi ve özel olarak Didim, sismik açıdan göz ardı edilemeyecek bir risk alanı içinde yer almaktadır.
Yazar - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 3 dk.

Yusuf Mehmet Sarışın
msarisin@gmail.com - 0507 723 4769Didim ve Ege Ölçeğinde Deprem Gerçeği. Fay Hatları, Yerel Riskler ve Geciken Önlemler
Türkiye’de yaşanan büyük depremler genellikle Marmara ve Doğu Anadolu ekseninde tartışılsa da, Ege Bölgesi ve özel olarak Didim, sismik açıdan göz ardı edilemeyecek bir risk alanı içinde yer almaktadır.
Ege’deki deprem tehdidi, tek bir yıkıcı kırılmadan ziyade, sık ve orta şiddetli depremlerle yapı stokunu yıpratan, sessiz ama sürekli bir tehlike üretmektedir.
Didim’in Jeolojik Konumu
Didim, Batı Anadolu’nun genişlemeli tektonik rejimi içinde bulunur. Bu yapı, yer kabuğunun gerilerek kırılmasına ve çok sayıda aktif normal fayın oluşmasına neden olur.
Didim’i doğrudan veya dolaylı etkileyen başlıca fay zonları şunlardır:
Büyük Menderes Grabeni
Küçük Menderes Grabeni
Gökova Körfezi uzantılı deniz içi faylar
Bu faylar, Didim’i 7 ve üzeri büyük tekil depremlerden çok, 5–6,5 büyüklüğünde, yıkıcı potansiyeli olan depremlere açık hâle getirir.
Ege Depremlerinin Karakteri: Sessiz Yıkım
Ege Bölgesi’nde depremler:
Daha sığ odaklıdır
Kısa sürede yüksek ivme üretir
Zayıf zeminli kıyı yerleşimlerinde bina performansını hızla düşürür
Bu durum, özellikle Altınkum, Mavişehir ve sahil bandındaki dolguya yakın alanlar için ciddi risk oluşturur.
Didim’de Yapı Stoku ve Kentsel Risk
Didim’de yapılaşmanın önemli bir bölümü:
1999 Marmara Depremi öncesi yönetmeliklere göre yapılmıştır
Yazlık–turistik amaçlı olduğu için hafif malzeme ve düşük denetimle inşa edilmiştir
Son 10 yılda hızlanan yapılaşma, zemin etüdü–uygulama kopukluğu barındırmaktadır
Yerel ölçekte en kritik sorunlar:
Bina yaşı ve beton kalitesi bilinmeyen yapılar
Denetimi fiilen yapılmamış kooperatif binaları
Zemin sıvılaşmasına açık sahil kesimleri
Yerel Yönetimler ve Deprem Hazırlığı
Didim’de deprem, çoğu zaman “olursa bakarız” yaklaşımıyla ele alınmaktadır.
Oysa yerel ölçekte yapılması gerekenler nettir:
Mahalle bazlı risk envanteri
Toplanma alanlarının fiilen boş ve erişilebilir tutulması
Eski yapıların zorunlu taramadan geçirilmesi
Afet anında kullanılacak yerel lojistik planların güncellenmesi
Bugün Didim’de deprem, daha çok imar planı maddesi olarak vardır; afet senaryosu olarak değil.
Didim Depremi Olursa Ne Olur?
Bilim insanlarının ortak görüşüne göre:
Didim’i doğrudan yıkacak tek bir “mega deprem” olasılığı düşüktür
Ancak orta büyüklükte bir deprem, zayıf yapı stokunda orantısız can kaybına yol açabilir
Yani risk, depremin büyüklüğünden çok,
hazırlıksızlığın derinliğinde yatmaktadır.
Sonuç: Didim İçin Deprem Bir Gelecek Sorunu Değil
Didim ve Ege’de deprem, uzak bir ihtimal değil; sürekli ve zamana yayılmış bir tehdittir.
Bu tehdidin afete dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyen ise:
yerel yönetim iradesi
denetim ciddiyeti
rant–güvenlik tercihidir
Deprem Ege’de bağırmaz;
usulca gelir, ihmal edilen binalarda can alır.
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları





