

AYNI DENİZİN İKİ KIYISI: DİDİM VE KOS
Aramızdaki gerçek mesafe kilometrelerle değil, kent anlayışıyla ölçülüyor. Yıllardır Didim'de yaşıyorum. Yılda en az 2 defa Kos'a gidiyorum. Didim ile Kos'u benzetiyorum. Bu nedenle Didim ile Kos kıyaslaması daha doğrusu analizi yapmak istedim.


AYNI DENİZİN İKİ KIYISI: DİDİM VE KOS
Aramızdaki gerçek mesafe kilometrelerle değil, kent anlayışıyla ölçülüyor. Yıllardır Didim'de yaşıyorum. Yılda en az 2 defa Kos'a gidiyorum. Didim ile Kos'u birbirlerine çok benzetiyorum. Bu nedenle Didim ile Kos kıyaslaması daha doğrusu analizi yapmak istedim.
https://yenididimhaberim.com/didimden-kosa-2-saat-20-dakikada-baska-bir-dunyaya-7453
Yusuf Mehmet Sarışın yazdı
1. Sabah Didim’den Kos’a bakarken
Didim’de deniz kıyısında oturup karşıya baktığınızda Kos’u her zaman göremezsiniz. Ancak onun orada olduğunu bilirsiniz.
Aynı güneş Didim’in kıyılarından doğar, aynı Ege Kos’un sahillerine vurur. Aynı rüzgâr, Apollon Tapınağı’nın sütunlarının arasından geçer; birkaç saat sonra Hipokrat’ın memleketindeki zeytin ağaçlarını sallar.
Coğrafya iki kıyıyı birbirine yaklaştırmıştır. Fakat kentleşme, turizm ve ulaşım anlayışı zaman içinde araya görünmez bir mesafe koymuştur.
Bu nedenle Didim ile Kos’un hikâyesi, yalnızca iki turizm merkezinin karşılaştırılması değildir. Aynı denizin iki kıyısında kurulan iki farklı kent anlayışının hikâyesidir.
2. Biri büyüdü, diğeri dünyaya açıldı
Didim’in 2024 yılı yerleşik nüfusu 101 bin 474’e ulaştı. Kos’un 2021 sayımındaki nüfusu ise 37 bin 89 olarak kayıtlara geçti.
Yani Didim’in yerleşik nüfusu Kos’un yaklaşık üç katıdır.
Didim daha kalabalık, daha geniş ve daha büyük bir iç pazara sahip. Kos ise daha küçük nüfusuna rağmen uluslararası havaalanı, limanı, marinası ve paket turlarıyla dünyaya daha güçlü biçimde bağlanmış durumda.
Didim büyüdü.
Kos ise büyümesini yönetmeye ve dünyaya pazarlamaya çalıştı.
Aradaki temel fark burada başlıyor.
3. İki kıyının tarihsel mirası
Didim denildiğinde ilk olarak Apollon Tapınağı akla geliyor. Oysa Didim’in tarihsel zenginliği yalnızca tapınaktan ibaret değil.
Didyma, Miletos, Kutsal Yol ve yakın çevredeki Priene birlikte ele alındığında karşımıza dünya çapında bir kültür coğrafyası çıkıyor. Felsefenin, bilimin, kehanetin, denizciliğin ve antik kent yaşamının izleri aynı bölgede buluşuyor.
Kos ise Asklepieion’u ve tıbbın babası kabul edilen Hipokrat’ı çağdaş kent kimliğinin merkezine yerleştirmiş.
Hipokrat’ın adı müzelerde, hediyelik eşyalarda, kültür rotalarında, bisiklet yollarında ve uluslararası toplantılarda yaşatılıyor.
Didim’in tarihsel birikimi Kos’tan daha az değil. Hatta doğru değerlendirildiğinde çok daha geniş bir uygarlık hikâyesine sahip.
Eksik kalan, bu büyük mirası bütünlüklü ve etkileyici bir hikâyeyle dünyaya anlatabilmektir.
4. Didim turizmin peşinden koşuyor
Didim’de nüfus artışı, göç, yeni inşaatlar ve ikinci konutlar kentin sınırlarını sürekli genişletiyor.
Kış aylarında daha sakin görünen sokaklar, yaz geldiğinde araçlarla ve insanlarla doluyor. Yerleşik nüfusun birkaç katına çıkan yaz yoğunluğu; trafik, otopark, su, kanalizasyon, temizlik ve kıyıların kullanımı üzerinde büyük baskı oluşturuyor.
Kent, çoğu zaman artan nüfusun ve büyüyen turizmin gerisinden yetişmeye çalışıyor.
Yeni konutlar yapılıyor ama ulaşım aynı hızla gelişmiyor.
Nüfus artıyor ama kamusal alanlar aynı oranda çoğalmıyor.
Araç sayısı yükseliyor ama yollar ve otoparklar yetersiz kalıyor.
Kıyılar kalabalıklaşıyor ama kıyı yönetimi bütünlüklü bir plana kavuşamıyor.
5. Kos turizmi bir sistemin içine alıyor
Kos da yaz aylarında çok yoğun bir turist nüfusu ağırlıyor. Üstelik ada ekonomisi büyük ölçüde turizme dayanıyor.
Ancak Kos’ta turist hareketi uluslararası havaalanı, liman, marina, otobüs hatları ve bisiklet yollarıyla daha düzenli biçimde dağıtılıyor.
Bisiklet, Kos’ta yalnızca spor aracı değil; kent ulaşımının ve turizm kimliğinin önemli bir parçası.
Turist uçaktan indiğinde ya da gemiden karaya çıktığında önceden kurulmuş bir sistemin içine giriyor. Oteline, çarşıya, plaja ve tarihî alanlara nasıl ulaşacağını daha kolay anlayabiliyor.
İşte iki kıyı arasındaki en belirgin fark budur:
Didim turizmin ve nüfus artışının peşinden koşarken Kos, turizmi önceden kurulmuş bir sistemin içine alıyor.
6. Kos kusursuz mu?
Elbette değil.
Kos ekonomisinin turizme aşırı bağımlı olması önemli bir risk oluşturuyor. Turizm sezonunun kısalması, uluslararası krizler, salgınlar veya ulaşım sektöründeki sorunlar ada ekonomisini doğrudan etkileyebilir.
Mevsimsellik, Kos’un en önemli sorunlarından biri.
Didim ise tarım, ticaret, inşaat, emlak ve hizmet sektörlerinin birlikte bulunduğu daha çeşitli bir ekonomik yapıya sahip.
Ayrıca Didim’in Kos’a göre önemli üstünlükleri bulunuyor:
Daha büyük yerleşik nüfus ve iç pazar,
Daha uzun ve çeşitli kıyı alanları,
Altınkum, Akbük, Mavişehir ve Fevzipaşa gibi farklı turizm bölgeleri,
Didyma–Miletos–Priene ekseninde güçlü tarihsel miras,
Tarım, ticaret, inşaat ve hizmet sektörlerinin bir arada bulunması,
Yıl boyunca yaşayan bir kent olma potansiyeli.
Bu nedenle mesele Kos’u övmek, Didim’i küçümsemek değildir.
Mesele, Didim’in sahip olduğu büyük potansiyeli neden yeterince değerlendiremediğini sorgulamaktır.
7. Didim için yol haritası
Didim’in Kos’u taklit etmesine gerek yok. Her kentin kendi tarihi, kültürü ve toplumsal yapısı vardır.
Ancak karşı kıyının deneyiminden yararlanmak mümkündür.
Didim için atılması gereken temel adımlar şöyle sıralanabilir:
Birbirinden kopuk bisiklet yolu parçaları, kesintisiz bir kent ulaşım ağına dönüştürülmelidir.
Apollon Tapınağı, Miletos ve Kutsal Yol tek bir kültür rotası olarak tanıtılmalıdır.
Didim–Kos deniz ulaşımı düzenli, güvenilir ve sürdürülebilir hâle getirilmelidir.
Marina, yat ve kruvaziyer turizmi için uzun vadeli bir plan hazırlanmalıdır.
Altınkum yalnızca plaj ve eğlence bölgesi olmaktan çıkarılarak nitelikli bir kent vitrini hâline getirilmelidir.
İkinci konut ağırlıklı büyüme yerine yıl boyunca gelir sağlayacak kültür, sağlık, spor, gastronomi ve kongre turizmi geliştirilmelidir.
Didim’in bütün turizm bölgelerini birbirine bağlayacak güçlü bir toplu taşıma sistemi kurulmalıdır.
Kıyılar, meydanlar ve tarihî alanlar ortak bir kent kimliği anlayışıyla düzenlenmelidir.
8. Deniz yolu yalnızca ulaşım değildir
Didim ile Kos arasındaki düzenli deniz ulaşımı yalnızca turist taşıyan bir sefer olarak görülmemelidir.
Bu hat; kültür, ticaret, gastronomi ve dostluk köprüsüne dönüşebilir.
Didim’den Kos’a giden bir ziyaretçi Hipokrat’ın mirasını tanırken, Kos’tan Didim’e gelen bir turist Apollon Tapınağı’nı, Miletos’u, Altınkum’u ve Akbük’ü keşfedebilir.
Ortak kültür festivalleri, bisiklet turları, tarih gezileri, gastronomi günleri ve iki kıyının sanatçılarını buluşturan etkinlikler düzenlenebilir.
Ege Denizi iki kenti ayıran bir sınır değil, onları birbirine bağlayan mavi bir yol olabilir.
9. Asıl mesafe nerede?
Kos, Didim’den daha küçük; fakat dünyaya açılan kapıları daha fazla.
Didim ise daha kalabalık, daha geniş ve tarih bakımından son derece zengin olmasına rağmen sahip olduğu değeri uluslararası ölçekte yeterince görünür kılamıyor.
İki kıyı arasındaki asıl mesafe kilometrelerle ölçülmüyor.
Asıl fark; planlamada, tanıtımda, ulaşımda ve kent kültüründe ortaya çıkıyor.
Didim’in Kos olmasına gerek yok.
Didim kendi tarihini, kıyılarını ve büyümesini doğru yönetebilirse Kos’tan çok daha güçlü, özgün ve yıl boyunca yaşayan bir dünya kenti olabilir.
Çünkü Didim’in eksiği tarih, deniz veya güzellik değildir.
Didim’in ihtiyacı, sahip olduğu değerleri ortak bir gelecek hedefi etrafında buluşturacak güçlü bir kent vizyonudur.
Yusuf Mehmet Sarışın
Gazeteci–Yazar







