Celalettin Erol’dan Tarık Erol’a uzanan siyasi hikâye

YUSUF MEHMET SARIŞIN YAZDI - YENİ PARTİ’YE YENİ VARİS

Siyaset Yayın: 13 Eylül 2026 - Pazar - Güncelleme: 13.09.2026 11:16:00
Editör - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 5 dk.
Google News

YENİ PARTİ’YE YENİ VARİS

Celalettin Erol’dan Tarık Erol’a uzanan siyasi hikâye

Yusuf Mehmet Sarışın yazdı

Siyasette bazı isimler yalnızca taşıdıkları parti rozetiyle tanınmaz.

Onları güçlü kılan; yıllar içinde kurdukları dostluklar, toplumun farklı kesimleriyle geliştirdikleri ilişkiler ve ihtiyaç duyulduğunda insanların yanında bulunmalarıdır.

Celalettin Erol da Didim siyasetinde böyle bir isimdir.

Yaklaşık 30 yıldır siyasetin içinde olan Erol’un ağırlığı sadece Akbük ve Didim’le sınırlı değildir. Aydın’ın ilçelerinden Ege Bölgesi’nin siyasi çevrelerine kadar uzanan geniş bir dostluk ve ilişki ağı vardır.

Yerel siyasetin hemen her döneminde adı duyulmuş, tavrı merak edilmiş, vereceği karar önemsenmiştir.

Çünkü bazı siyasetçiler makamlarından güç alır, bazıları ise bulundukları makama ağırlık kazandırır.

Celalettin Erol, bana göre ikinci gruptadır.

Uzun yıllar Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında siyaset yaptı. Son iki dönemde hem Didim Belediye Meclisi hem de Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi olarak görev üstlendi.

2024 yerel seçimlerinde yeniden belediye meclisine seçildi.

Didim siyasetinde yaşanan son büyük değişimin ardından o da yoluna Yeni Parti’de devam etme kararı aldı.

Ancak bu yazının konusu yalnızca Celalettin Erol’un geçmişi ya da yaptığı parti değişikliği değil.

Bu yazı, bir düğün akşamında geleceğe doğru açılan yeni bir siyasi kapının hikâyesidir.

Geçtiğimiz günlerde Celalettin Erol’un yeğeninin düğününde bir araya geldik.

Düğünler yalnızca iki insanın hayatını birleştirdiği törenler değildir. Aynı zamanda dostların buluştuğu, eski hatıraların canlandığı ve kimi zaman geleceğe ilişkin önemli mesajların verildiği özel mekânlardır.

Celalettin Erol bizi her zamanki sıcaklığı ve misafirperverliğiyle karşıladı.

Sohbet ilerledikçe söz dönüp dolaşıp siyasete geldi.

Dile kolay…

Yaklaşık 30 yıllık bir siyasi mücadele, sayısız seçim, toplantı, ziyaret, tartışma ve karar…

Böyle bir birikimin birkaç cümleye sığması elbette mümkün değildi.

Ancak Celalettin Erol’un sözlerinde geçmişten çok geleceğin izleri vardı.

Siyasetten bir anda kopmayacağını, fakat artık yavaş yavaş geri çekilmeyi düşündüğünü anlattı. Deneyimlerini genç kuşaklara aktarmak, yıllar içinde oluşturduğu siyasi birikimi yeni isimlerle buluşturmak istediğini hissettirdi.

Sonra yanında duran oğlu Tarık Erol’u bize tanıttı.

Sohbetin en dikkat çekici bölümü de buydu.

Celalettin Erol’un bakışlarında bir babanın gururu, deneyimli bir siyasetçinin ise geleceğe ilişkin beklentisi vardı.

Sanki bize yalnızca oğlunu değil, Erol ailesinin siyasi yolculuğunda yeni bir dönemi tanıtıyordu.

Ben de içimden şu cümleyi geçirdim:

Yeni Parti’ye yeni bir varis geliyor…

Elbette siyasette “varislik”, babadan oğula geçen hazır bir koltuk değildir.

Soyadı kapıyı açabilir; ancak o kapıdan girdikten sonra yürünecek yolu kişinin kendisi belirler. Halkın güvenini kazanmak, insanlara dokunmak, sorunları dinlemek ve çözüm üretmek gerekir.

Tarık Erol’un önündeki en büyük avantaj, babasının 30 yıllık siyasi deneyimidir.

En büyük sorumluluğu da yine bu soyadının taşıdığı ağırlıktır.

Çünkü Celalettin Erol ismi Akbük’te yalnızca siyasetle anılmaz. Dostluk, dayanışma ve insan ilişkileriyle birlikte anılır. Aynı isim Didim’de, Aydın’da ve Ege’nin siyasi çevrelerinde de karşılık bulur.

Tarık Erol şimdi böyle bir mirasın eşiğinde duruyor.

Babasının tecrübelerinden yararlanacak ama kendi siyasi dilini kurmak zorunda kalacak. Celalettin Erol’un dostlarıyla tanışacak ama kendi dostluklarını da oluşturacak. Babasının açtığı yoldan ilerlese bile kendi ayak izlerini bırakacak.

O düğün gecesinde ben, yalnızca bir baba ile oğlunu yan yana görmedim.

Bir kuşaktan diğerine aktarılan siyasi birikime tanıklık ettim.

Celalettin Erol’un siyasetten tamamen çekilmesi kolay değildir. Böyle isimler görevlerinden ayrılsalar bile toplumun içinden ve siyasetin çevresinden kopamazlar. Onların telefonu çalmaya, fikirleri sorulmaya ve kapıları ziyaret edilmeye devam eder.

Ancak belli ki Celalettin Erol artık siyaset sahnesinin önünde tek başına yürümek yerine, yanında oğluna da yer açmak istiyor.

Bakalım Tarık Erol bu uzun siyasi yolculuğun yeni halkası olacak mı?

Bunu zaman ve halkın vereceği karşılık gösterecek.

Fakat düğündeki o sıcak tanışmadan sonra şunu söyleyebilirim:

Celalettin Erol, siyasi geçmişini anlatırken bir dönemin yavaş yavaş kapanacağını işaret etti.

Oğlu Tarık Erol’u tanıtırken de yeni bir dönemin kapısını araladı.

Anlaşılan Yeni Parti’de artık yalnızca yeni bir siyasi yol değil, yeni bir Erol hikâyesi de yazılacak.

Yusuf Mehmet Sarışın

Ek Fotoğraflar
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.