
Türk Milletinin Vicdanında Yükselen Askerlik Ruhu
Zekiye Sarışın – Yeni Didim Haberim Gazetesi Genel Koordinatörü
Yaşam
Yayın: 16 Mayıs 2026 - Cumartesi - Güncelleme: 16.05.2026 11:11:00
Editör -
Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 4 dk.


Engel Tanımayan Yemin: Türk Milletinin Vicdanında Yükselen Askerlik Ruhu
Zekiye Sarışın – Yeni Didim Haberim Gazetesi Genel Koordinatörü
Türk milletinin tarih boyunca taşıdığı en büyük değerlerden biri, hiç kuşkusuz vatan sevgisi ve askerlik ruhudur. Askerlik; yalnızca bir üniforma giymek, bir törene katılmak ya da silah taşımak değildir. Askerlik, millet olma bilincinin, ortak aidiyetin ve toplumsal dayanışmanın en güçlü sembollerinden biridir. Bu nedenle engelli bireylerin katıldığı askerlik yemin törenleri, sadece duygusal bir organizasyon değil; aynı zamanda sosyal psikoloji, toplumsal bütünleşme ve insan hakları açısından önemli bir sosyolojik olaydır.
Katıldığımız engelli askerlik yemin töreninde gördüğümüz manzara, aslında Türk toplumunun özünü ortaya koyuyordu. Bedensel engellerin, ruhlardaki vatan sevgisini engelleyemediği bir kez daha görüldü. Üniformasını gururla taşıyan gençlerin gözlerindeki ışık; ailelerin gözyaşlarıyla birleşince ortaya sadece bir tören değil, aynı zamanda toplumsal hafızaya kazınacak güçlü bir tablo çıktı.
Bilimsel açıdan bakıldığında, engelli bireylerin sosyal hayata aktif katılımı; özgüven gelişimi, aidiyet duygusu ve psikolojik güçlenme açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle askerlik gibi toplumun ortak değer taşıyan kurumlarında yer almak, bireyin kendisini “eksik” değil, toplumun eşit ve onurlu bir parçası olarak hissetmesini sağlamaktadır. Sosyal psikoloji alanındaki araştırmalar, sembolik katılımın bireyin özsaygısını yükselttiğini ve toplumsal dışlanmayı azalttığını ortaya koymaktadır.
Engelli askerlik uygulaması bu yönüyle yalnızca temsili bir görev değildir. Aynı zamanda devletin sosyal kapsayıcılık anlayışının bir göstergesidir. Çünkü çağdaş toplumlarda engellilik artık yalnızca fiziksel bir durum olarak değerlendirilmemekte; bireyin toplumsal yaşama erişim imkanlarıyla birlikte ele alınmaktadır. Türkiye’de gerçekleştirilen bu tür yemin törenleri, “her birey bu milletin eşit evladıdır” anlayışını güçlendirmektedir.
Tören sırasında ailelerin yaşadığı gurur ise başlı başına ayrı bir toplumsal gerçektir. Bir annenin evladını üniforma içinde görmesi, bir babanın oğlunun Türk bayrağı önünde yemin ettiğine tanıklık etmesi; yıllardır içinde taşıdığı duyguların dışa vurumudur. Çünkü askerlik, Türk kültüründe yalnızca bireysel değil; aynı zamanda ailevi ve toplumsal bir ritüeldir.
Tarih boyunca Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da verilen mücadeleler göstermiştir ki Türk milletinin gücü yalnızca fiziki imkanlarından değil, ortak ruhundan gelir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk milleti asker millettir” sözü de bu toplumsal karakterin ifadesidir. İşte engelli gençlerin ettiği yemin de bu ruhun günümüzdeki anlamlı devamıdır.
Bugün dünya genelinde engelli bireylerin sosyal hayata entegrasyonu üzerine çok sayıda akademik çalışma yapılmaktadır. Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi de bireylerin toplumsal yaşamın her alanına eşit katılım hakkını vurgulamaktadır. Türkiye’de gerçekleştirilen bu törenler, yalnızca geleneksel bir uygulama değil; aynı zamanda insan onurunu esas alan modern sosyal devlet anlayışının bir parçasıdır.
Yemin töreninde dikkat çeken bir diğer unsur da toplumun empati duygusunun güçlenmesiydi. Çünkü bu törenler yalnızca engelli bireyleri değil, toplumun tamamını eğiten sosyal organizasyonlardır. İnsanlar burada sabrı, mücadeleyi, kararlılığı ve aidiyeti yeniden öğrenmektedir.
Sonuç olarak; engelli askerlik yemin törenleri, sadece birkaç saatlik resmi bir program olarak değerlendirilmemelidir. Bu törenler, Türk milletinin birlik duygusunu güçlendiren, sosyal kapsayıcılığı artıran ve insan onurunu yücelten çok önemli toplumsal organizasyonlardır.
O gün törende yükselen sesler aslında hepimize aynı gerçeği hatırlatıyordu:
Vatan sevgisinin önünde hiçbir engel yoktur.
Yorumlar (0)
İlginizi Çekebilir





