ANDROMEDA’NIN SON YOLCULARI -YUSUF MEHMET SARIŞIN YAZDI - 2. BÖLÜM

İKİNCİ BÖLÜM — IŞIĞIN TAŞIDIĞI SES - Sinyal tekrar tekrar çalındı - “Bizi duyabilen varsa… burası Dünya.”

Teknoloji Yayın: 24 Eylül 2026 - Perşembe - Güncelleme: 24.09.2026 07:31:00
Editör - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 3 dk.
Google News

İKİNCİ BÖLÜM — IŞIĞIN TAŞIDIĞI SES - Sinyal tekrar tekrar çalındı - “Bizi duyabilen varsa… burası Dünya.”

Dr. Adrian Cole, sesin insan gırtlağına ait olduğunu doğruladı. Nora Kepler ise sinyalin yaşını hesapladı. Sonuç açıklandığında köprüdeki hiç kimse konuşamadı.

“Bu yayın yaklaşık 2,5 milyon yıl önce gönderilmiş,” dedi Nora. “Biz Dünya’nın bugününü değil, tarih öncesi geçmişini dinliyoruz.”

Andromeda’dan Dünya’ya bakıldığında da aynı gerçek geçerliydi. Oradan gelen ışık ve radyo dalgaları, galaksiler arası boşluğu milyonlarca yıl boyunca geçiyordu. Bu gece Dünya’dan Andromeda’ya bakan bir göz, galaksinin şimdiki hâlini değil; Dünya’daki insanların henüz tarih yazmadığı çağlardaki hâlini görüyordu.

Bir fotonun yolculuğu, onu gören gözde sona eriyordu.

Şimdi ise sayısız foton ve radyo dalgası, yolculuğunu Asteria’nın alıcılarında tamamlamıştı.

Sofia arşiv kayıtlarını karşılaştırdı. “Bu mesaj bilinen Dünya dillerinin hiçbirine tam olarak uymuyor. Fakat kök yapıları eski insan dilleriyle bağlantılı. Yapay zekâ anlamı yaklaşık olarak yeniden kurdu.”

Sinyalin devamında başka kelimeler belirdi:

“Gökyüzündeki büyük ışığı gördük. Onun içinde birileri varsa, yalnız olmadığımızı bilmek istiyoruz.”

Captain Elena Voss, yıldız haritasını büyüttü. “Mesajın gönderildiği dönemde Dünya’da bizim bildiğimiz uygarlıklar yoktu. Bu nasıl mümkün olabilir?”

Sofia cevap verdi: “Ya insanlık tarihi eksik… ya da mesajı gönderenler insan değildi.”

Tam o sırada gemi sarsıldı.

Başmühendis Maya Chen’in sesi acil kanaldan geldi: “Geçit çekirdeğinde enerji dalgalanması! Halo gazı beklenenden yoğun. Ana rota kapanıyor.”

Pilot Elias Renn gemiyi manuel kontrole aldı. Asteria, görünmez bir akıntının içinde savruluyordu. Dışarıdaki uzay boş görünüyordu ama boş değildi. İyonlaşmış gaz, manyetik alanlar ve eski yıldız kalıntıları geminin çevresinde dev bir fırtına oluşturuyordu.

Yolcu bölümlerinde ışıklar söndü. Amara Okoye, 480 yolcuyu güvenli alanlara yönlendirdi. Victor Hale geçiş kapılarını kapattı. Dr. Cole yaralananlara müdahale etti.

Maya yeniden bağlandı: “İki seçeneğimiz var. Ya Talassa’ya dönmeye çalışırız ya da sinyalin geldiği yöndeki terk edilmiş Arşiv İstasyonu’na sığınırız.”

“Talassa rotasının başarı ihtimali?” diye sordu Joseph.

“Yüzde otuz iki.”

“İstasyon?”

“Yüzde altmış bir. Ama istasyon iki yüz yıldır kullanılmıyor.”

Elena, Joseph’a baktı. Karar yalnızca gemiyi kurtarmakla ilgili değildi. İstasyon, Dünya sinyalinin Andromeda’ya ulaştığı bölgede kurulmuştu.

Joseph yolcuların listesini ekrana getirdi. Dört yüz seksen hayat… Bir kaptanın merakı, onların hayatından değerli olamazdı.

Elena onun düşündüğünü anlamıştı.

“İstasyona gitmek bilimsel bir tercih değil,” dedi. “Şu anda en güvenli tercih.”

Joseph başını salladı.

“Elias, rotayı Arşiv İstasyonu’na çevir.”

Asteria, ışığın içinden gelen kadim sesin peşine düştü.

DEVAM EDECEK

Ek Fotoğraflar
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.