Miletos’ta Matematik, Umut, Ali Nesin ve Hatice Gençay

Yusuf Mehmet Sarışın Yazdı - 14 Mart Dünya Matematik Günü’nde, insanlık düşünce tarihinin en önemli duraklarından biri olan Miletos’ta anlamlı bir buluşmaya tanıklık ettik.

Teknoloji Yayın: 15 Mart 2026 - Pazar - Güncelleme: 15.03.2026 11:13:00
Editör - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 9 dk.
Google News

Miletos’ta Matematik, Umut, Ali Nesin ve Hatice Gençay

Yusuf Mehmet Sarışın Yazdı - 14 Mart Dünya Matematik Günü’nde, insanlık düşünce tarihinin en önemli duraklarından biri olan Miletos’ta anlamlı bir buluşmaya tanıklık ettik.

UNESCO’nun bu yıl “Matematik ve Umut” temasıyla düzenlediği etkinlik, Didim Belediyesi’nin ev sahipliğinde, tarihin ve bilimin iç içe geçtiği bu kadim coğrafyada gerçekleştirildi.

Miletos, yalnızca antik bir kent değil; insanlığın düşünce ufkunu değiştiren bir başlangıç noktasıdır. Burada doğan ve düşünceleriyle çağları aşan filozof ve matematikçi Thales, doğayı anlamaya çalışan ilk akıl yürütmelerden birine öncülük etmişti. Onun ardından Anaksimandros ve Anaksimenes gibi düşünürler, evreni açıklamaya yönelik sorgulayıcı geleneği sürdürdüler. Bugün matematik dediğimiz evrensel dilin ilk adımlarından biri işte bu topraklarda atıldı.

Bu nedenle 14 Mart Dünya Matematik Günü’nün Miletos’ta kutlanması yalnızca sembolik bir tercih değil; insanlık düşünce tarihine saygı duruşudur.

Etkinliğe Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay’ın ev sahipliği yapması ve bu anlamlı günü Didim Belediyesi’nin sahiplenmesi ayrıca takdire değerdi. Başkan Gençay’ın konuşmasında vurguladığı gibi, matematik yalnızca sayılar ve formüllerden ibaret değildir; aynı zamanda insanlığın karanlığı aşma, belirsizlikleri anlama ve geleceğe umutla bakma çabasının en güçlü araçlarından biridir.

Toplantıya Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay’ın yanı sıra Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Üreten, KBGV Onursal Başkanı Faruk Pekin, Amerikan Hastanesi Nöroşirurji Uzmanı Prof. Dr. Talat Kırış, tekno girişimci Füsun Nebil, Boğaziçi Üniversitesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Tanbay ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Nesin katıldı. Akademisyenler, bilim insanları ve Didim halkı, matematiğin ilham veren gücünü paylaşmak için bir araya geldi.

Bu buluşmada kuşkusuz en dikkat çekici isimlerden biri matematikçi kimliğiyle dünyada saygın bir yere sahip olan Prof. Dr. Ali Nesin’di. Ali Nesin yalnızca bir akademisyen değil; aynı zamanda Türkiye’de matematiği sevdirmek için yıllardır büyük bir emek veren bir bilim insanı. Şirince’de kurduğu Matematik Köyü, yalnızca öğrenciler için değil, bilime merak duyan herkes için adeta bir düşünce ve öğrenme laboratuvarı niteliğinde. Matematiğin kapalı kapılar ardında kalan bir disiplin olmadığını, toplumla buluşması gerektiğini gösteren en somut örneklerden biri o köy.

Ali Nesin’i dinlerken ister istemez yıllar öncesine gittim. Yaklaşık 45 yıl önce, Yeni Asır gazetesinde muhabirlik yaptığım dönemde, babası Aziz Nesin ile bir röportaj gerçekleştirmiştim. O gün çekilmiş bir fotoğrafımız da vardı. Aradan geçen yıllar içinde o fotoğrafı ne yazık ki bulamadım. Ama Miletos’taki bu buluşmada Ali Nesin ile birlikte bir fotoğraf çektirdik. Bu kez içim rahat; dijital çağdayız ve bu fotoğrafın kaybolma ihtimali çok daha az.

Belki de zamanın küçük bir ironisiydi bu. Bir zamanlar babasıyla yaptığım gazeteci sohbeti, yıllar sonra oğluyla matematik ve bilim üzerine yapılan bir buluşmada yeniden hatırlanmış oldu.

Etkinlikte konuşan bilim insanları matematiğin yalnızca bir bilim dalı değil, aynı zamanda insanlığın ortak düşünce dili olduğunu vurguladılar. Matematik, kültürleri ve sınırları aşan evrensel bir akıl yürütme biçimi. Bu yönüyle de insanlığa umut veren en güçlü araçlardan biri.

Program kapsamında düzenlenen resim ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren eserler de halkla buluşturuldu. Günün sonunda ise Miletos Antik Kenti’nin önünde düzenlenen iftar programında katılımcılar aynı sofrada bir araya geldi. Tarihin ortasında, bilimin konuşulduğu bir günün ardından birlikte açılan oruç, buluşmaya ayrı bir anlam kattı.

Miletos’ta başlayan o büyük düşünce yolculuğu, yüzyıllar sonra yine aynı topraklarda matematik ve umut başlığı altında yeniden konuşuluyordu. Belki de Thales’in yüzyıllar önce söylediği o söz bugün hâlâ geçerliliğini koruyor:

“Her şeyin yok olduğu anda bile umut vardır.”

Bilim varsa umut vardır. Matematik varsa akıl vardır. Ve Miletos gibi kentler bize, insanlığın karanlığı aşma hikâyesinin aslında çok eski ama hâlâ çok canlı olduğunu hatırlatır.

Katılımcılar: Bilim, Tarih ve Toplumun Buluşması

Miletos’taki bu anlamlı buluşma yalnızca bir matematik etkinliği değil, aynı zamanda farklı disiplinlerden gelen değerli isimlerin bir araya geldiği bir düşünce platformuna dönüştü.

Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, hem etkinliğe ev sahipliği yaparak hem de konuşmasında vurguladığı bilim, barış ve umut mesajlarıyla buluşmanın ruhunu belirleyen isim oldu. Didim’in yalnızca turizmle değil, tarih ve bilim mirasıyla da anılması gerektiğini hatırlatan yaklaşımı, Miletos’un anlamını yeniden görünür kıldı.

Prof. Dr. Hüseyin Üreten, bir tarihçi olarak Miletos’un yalnızca arkeolojik bir alan değil, insanlık düşünce tarihinin doğduğu yerlerden biri olduğunu hatırlattı. Antik İyonya’nın bilim ve felsefe geleneğinin, bugün hâlâ insanlığın düşünce dünyasını etkilediğini vurguladı.

Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı Onursal Başkanı Faruk Pekin, Anadolu’nun kültürel mirasının korunmasının yalnızca geçmişi korumak değil, aynı zamanda geleceği inşa etmek anlamına geldiğini dile getirdi.

Amerikan Hastanesi Nöroşirurji Uzmanı Prof. Dr. Talat Kırış, insan beyninin çalışma biçimi ile matematiksel düşünce arasındaki ilişkiye değinerek bilimin disiplinler arası yönünü hatırlatan bir perspektif sundu.

Teknoloji dünyasının deneyimli isimlerinden Füsun Nebil ise dijital çağda matematiğin ve analitik düşüncenin teknoloji üretiminin temelini oluşturduğunu belirterek gençler için ilham verici bir çerçeve çizdi.

Boğaziçi Üniversitesi Matematik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Betül Tanbay, matematiğin yalnızca akademik bir alan olmadığını, aynı zamanda toplumla buluşması gereken bir düşünme biçimi olduğunu vurguladı.

Ve elbette Prof. Dr. Ali Nesin, matematiğin toplumla buluşmasının en güçlü örneklerinden biri olan Şirince’deki Matematik Köyü’nü anlatarak bilimin paylaşılabilir, yaşanabilir ve sevilebilir bir alan olduğunu bir kez daha gösterdi.

Miletos: Akıl ve Sorgulamanın Doğduğu Kent
Bugün Aydın’ın Didim ilçesi sınırlarında yer alan Miletos, Antik İyonya’nın en önemli liman kentlerinden biriydi. Ancak Miletos’u yalnızca ticaretle zenginleşmiş bir şehir yapan şey bu değildi.

Bu kent, insanlığın doğayı mitolojik anlatılar yerine akıl ve gözlem yoluyla anlamaya çalıştığı ilk yerlerden biri olarak kabul edilir. Bu nedenle Miletos çoğu tarihçi tarafından bilimsel düşüncenin doğduğu şehirlerden biri olarak tanımlanır.

Burada kurulan Milet Felsefe Okulu, doğa olaylarını tanrısal açıklamalar yerine akıl ve gözlemle yorumlamaya çalışan ilk düşünce hareketlerinden birini başlattı.

Thales: Matematiğin ve Akılcı Düşüncenin Öncüsü
Miletos’un yetiştirdiği en önemli isimlerden biri kuşkusuz Thales’tir. M.Ö. 6. yüzyılda yaşayan Thales, tarihçiler tarafından ilk filozof ve ilk matematikçilerden biri olarak kabul edilir.

Geometri alanındaki çalışmaları, özellikle üçgenler ve benzerlik üzerine geliştirdiği düşünceler, daha sonra gelişecek matematik geleneğinin temel taşlarından biri olmuştur. Piramitlerin yüksekliğini gölgelerini ölçerek hesapladığına dair anlatılan hikâye, onun doğayı matematiksel düşünceyle anlamaya çalışan yaklaşımını simgeler.

Ama Thales’in asıl önemi belki de şurada yatar:
Doğaya bakıp “neden?” diye soran ilk insanlardan biri olması.

Eğer Dün Aramızda Olsaydı…
Dün Miletos’ta yapılan buluşmayı düşünürken insanın aklına şu soru geliyor:
Eğer Thales bugün yaşasaydı ve bu toplantıya katılsaydı ne hissederdi?

Belki antik tiyatronun taş basamaklarında oturur, yüzyıllar sonra bile insanların hâlâ matematikten, bilimden ve umutdan söz ettiğini görür ve gülümserdi.

Belki de Ali Nesin’i dinlerken, matematiğin bir köyde yüzlerce gence anlatıldığını öğrenince şaşırırdı.

Ama büyük ihtimalle şunu söylerdi:

İnsanlık doğru yolda ilerliyor.
Çünkü soru sormaya devam ediyor.

Ve belki de Miletos’un taşları arasından yankılanan en eski ses yine aynı olurdu:

Bilgi arttıkça karanlık azalır.
Karanlık azaldıkça umut büyür.

Ek Fotoğraflar
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.