Kilosu 100 liraya domates yiyen bir ülkenin insanları olmaya alıştık

Yusuf Mehmet Sarışın Yazdı

Ekonomi Yayın: 25 Haziran 2026 - Perşembe - Güncelleme: 25.06.2026 12:40:00
Editör - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 3 dk.
Google News

Kilosu 100 Liraya Domates Yiyen Bir Ülke Olmaya Alıştık

Pazara gidiyoruz, manava uğruyoruz, market raflarının önünde duruyoruz. Elimizi uzatıp bir kilo domates almak istiyoruz. Sonra etikete bakıyoruz: 100 lira. Bir zamanlar sofraların en sıradan, en ulaşılabilir ürünü olan domates, artık birçok aile için hesap yapılarak alınan bir gıda maddesine dönüştü.

Aslında mesele yalnızca domates değil. Domates, mutfağın ve hayat pahalılığının sembolü haline geldi. Çünkü domates; kahvaltıda, öğle yemeğinde, akşam sofrasında, salatada, yemekte ve kışlık hazırlıklarda her evin vazgeçilmezidir. Domatesin fiyatı arttığında vatandaş sadece bir sebzeyi değil, yaşam maliyetinin ne kadar yükseldiğini de görmüş oluyor.

Bugün emekli maaşıyla, asgari ücretle ya da sabit gelirle geçinmeye çalışan milyonlarca insan pazara çıktığında eskisi gibi file dolduramıyor. Alışveriş listeleri küçülüyor, alınan miktarlar azalıyor, bazı ürünler ise tamamen listeden çıkıyor. Bir zamanlar kasa kasa alınan domatesler artık yarım kilo, bir kilo şeklinde satın alınıyor. Çünkü vatandaşın cebindeki para aynı hızla büyümüyor.

Üretici de memnun değil. Gübre, mazot, ilaç, tohum ve sulama maliyetleri her geçen gün artıyor. Çiftçi yüksek maliyetlerden şikâyet ederken tüketici yüksek fiyatlardan yakınıyor. Tarladaki fiyat ile tezgâhtaki fiyat arasındaki uçurum ise tartışılmaya devam ediyor. Sonuçta hem üreten hem de tüketen sıkıntı yaşıyor.

En düşündürücü olan ise toplumun bu tabloya alışmaya başlamasıdır. Birkaç yıl önce büyük tepki çekecek fiyatlar bugün sıradan karşılanıyor. İnsanlar şaşırıyor, birkaç dakika konuşuyor, ardından alışverişine devam ediyor. Çünkü hayat pahalılığı günlük yaşamın olağan bir parçası haline gelmiş durumda.

Oysa bir ülkenin ekonomik sağlığını gösteren en önemli göstergelerden biri, vatandaşın temel gıda ürünlerine ulaşabilme gücüdür. Sofranın vazgeçilmezi olan domatesin bile lüks sayılmaya başlandığı bir ortamda ekonomik sıkıntıların vatandaşın günlük hayatına ne kadar derinden yansıdığı açıkça görülmektedir.

Kilosu 100 liraya domates yiyen bir ülkenin insanları olmaya alıştık belki. Ancak alışmak, yaşananların normal olduğu anlamına gelmez. Çünkü vatandaşın beklentisi çok basittir: Üretenin emeğinin karşılığını aldığı, tüketenin de temel ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabildiği bir ekonomik düzen.

Domatesin fiyatı bir gün yeniden konuşulmayacak seviyelere iner mi bilinmez. Ama bugün pazarda domates tezgâhına bakan milyonlarca insanın aklındaki soru aynıdır: “Bu gidişat nereye kadar?”

Ek Fotoğraflar
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.