01 Mart 2026 - Pazar

Didim'de 'Tekne Orucu' tutan çocukların heyecanı

Yusuf Mehmet Sarışın Yazdı - Akşam ezanına daha vardı. Güneş, Altınkum ufkunda ağır ağır kızıllığa dönüyordu.

Yazar - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 3 dk.
Yusuf Mehmet Sarışın

Yusuf Mehmet Sarışın

msarisin@gmail.com - 0507 723 4769
Google News

Didim'de 'Tekne Orucu' tutan çocuk var mı

Yusuf Mehmet Sarışın Yazdı - Akşam ezanına daha vardı. Güneş, Altınkum ufkunda ağır ağır kızıllığa dönüyordu. 

Çorum'da belediyeden çocuklara özel tekne orucu iftarı düzenleniyor. Didim'deki Çorumlular, buna ne diyorsunuz?

Deniz ise her zamanki gibi sakin görünüyordu ama içinde ayrı bir hareket, ayrı bir bereket vardı. Bugün sıradan bir iftar değildi. Bugün tekne orucunun iftarı vardı.

Didim’de çocuk olmak başka bir şeydir. Hele Ramazan’da… O heyecanı bilen bilir. Büyüklerin tuttuğu oruca özenen, ama daha küçücük yüreğiyle günü tamamlayamayacağını bilen çocukların orucu… İşte o yarım günlük, ama tam niyetli oruçtur tekne orucu.

Öğleden sonra annelerin mutfakta telaşı başlar. Minik tabaklar hazırlanır. Çocukların sevdiği ne varsa özenle konur sofraya. Biraz çorba, biraz pilav, belki bir köfte… Ama asıl lezzet yemekte değil, bekleyiştedir. Çünkü çocuk için saat, her zamankinden daha yavaş ilerler.

“Anne ezan ne zaman okunacak?”

O soru en az on kere sorulur. Her defasında sabırla cevap verilir. Çünkü o sorunun içinde açlık değil, gurur vardır. “Ben de tuttum” demenin heyecanı vardır.

Akşamüstü sofraya oturulur. Büyükler de yanında olur. Çocukların gözleri bardaktaki suya takılır. Bir yandan sabırsızlık, bir yandan ciddiyet… O küçücük beden, büyük bir ibadetin provasını yapıyordur aslında.

Ezan okunur.

İlk yudum suyu içerken yüzlerinde beliren ifade tarifsizdir. O an sadece su içmezler; büyürler. Bir adım daha atarlar hayata. Sorumluluğa, sabra, paylaşmaya doğru küçük ama kıymetli bir adım…

Ben her Ramazan’da tekne orucunu gördüğümde şunu düşünürüm: Bu toprakların mayası işte burada yoğruluyor. Çocuğa sabrı öğreterek. Beklemeyi öğreterek. Sofranın kıymetini öğreterek.

Didim’de, Altınkum’da, Akbük’te… Deniz kıyısında büyüyen çocuklar da aynı heyecanı yaşıyor. Gün içinde koşturup oynuyorlar ama akşam sofraya ciddi bir yüzle oturuyorlar. Çünkü o an bir oyun değil, bir niyet var.

Tekne orucu aslında bir eğitimdir. Dini sadece anlatmak değil, yaşatarak öğretmektir. Çocuğun kalbine Ramazan’ı sevdirmenin en zarif yoludur.

Ben inanırım ki; bugün tekne orucunu tutan o çocuklar, yarın bu şehrin vicdanı olacak. Sofraya otururken açın halini düşünecek. Paylaşmanın ne demek olduğunu bilecek. Çünkü daha küçük yaşta beklemeyi öğrendiler.

Ve Ramazan, en çok çocukların yüzünde güzeldir.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları