DİDİM İÇİN AYNI MASADA OLMAK - YUSUF MEHMET SARIŞIN

Mahalle sakininin söz söylemesi bir lütuf değil, kent hakkıdır.

Yaşam Yayın: 16 Eylül 2026 - Çarşamba - Güncelleme: 16.09.2026 10:11:00
Editör - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 5 dk.
Google News

DİDİM İÇİN AYNI MASADA OLMAK - YUSUF MEHMET SARIŞIN

Mahalle sakininin söz söylemesi bir lütuf değil, kent hakkıdır

Yusuf Mehmet Sarışın yazdı

Didim Belediyesi, “Mahallemiz İçin Aynı Masadayız” adıyla yeni bir mahalle buluşmaları dizisi başlatıyor. İlk toplantı, 17 Eylül Perşembe günü saat 16.30’da Efeler Mahallesi Muhtarlığı önünde gerçekleştirilecek. Belediye Başkanı Hatice Gençay, mahalle sakinleriyle aynı masaya oturarak onların sorunlarını, ihtiyaçlarını, önerilerini ve beklentilerini dinleyecek.

Bu buluşmayı sıradan bir belediye etkinliği olarak görmemek gerekiyor. Çünkü kent yönetimi yalnızca belediye binasında, makam odalarında ve meclis salonlarında yapılmaz. Gerçek belediyecilik; sokağa çıkmayı, vatandaşı dinlemeyi ve sorunları yaşandığı yerde görmeyi gerektirir.

Didim hızla büyüyen, nüfusu sürekli değişen ve birçok farklı kültürü bir arada yaşatan bir kenttir. Yaz aylarında katlanan nüfusuyla birlikte altyapıdan ulaşıma, temizlikten çevre düzenlemesine, otoparktan yol ve kaldırım sorunlarına kadar pek çok konuda yeni ihtiyaçlar ortaya çıkmaktadır.

Bu nedenle mahallelerin sorunlarını en iyi bilenler, o mahallelerde yaşayan insanlardır.

ŞİKÂYET ETMEK DE BİR KENT HAKKIDIR

Didim’de yaşayan herkesin, kentin yönetimi hakkında söz söyleme hakkı vardır.

İnsanların yalnızca teşekkür etmeleri beklenemez. Vatandaşın eleştirme, itiraz etme, şikâyetini dile getirme ve hesap sorma hakkı da vardır. Çünkü belediye hizmetleri bir lütuf değil, yurttaşın ödediği vergiler ve verdiği demokratik yetki karşılığında yerine getirilmesi gereken kamusal görevlerdir.

Bir sokakta aydınlatma yetersizse, çöpler zamanında alınmıyorsa, yollar bozuksa, kaldırımlar kullanılamıyorsa, parklar bakımsızsa veya engelli yurttaşlarımız günlük yaşamda güçlük çekiyorsa bunları söylemek kimseyi “muhalif” yapmaz.

Tam tersine, yaşadığı mahalleye sahip çıkan duyarlı bir kent sakini yapar.

Bu toplantılara katılan yurttaşlar da düşüncelerini açıkça ifade edebilmelidir. Hiç kimse eleştirdiği, şikâyet ettiği ya da farklı bir görüş dile getirdiği için kendisini baskı altında hissetmemelidir. Aynı masaya oturmanın gerçek anlamı, yalnızca hoş sözleri değil, rahatsız edici olsa bile haklı eleştirileri de dinleyebilmektir.

TOPLANTI FOTOĞRAFLA SINIRLI KALMAMALI

Didim Belediyesi, geçen yıl “Mahallemi Dinliyorum” adıyla benzer bir çalışma yürütmüştü. Yeni dönemde programın “Mahallemiz İçin Aynı Masadayız” başlığıyla sürdürülmesi, doğrudan iletişim anlayışının devam ettirilmesi açısından önemlidir.

Ancak bu toplantıların başarısı, kaç kişinin katıldığıyla veya kaç fotoğraf çekildiğiyle ölçülmemelidir.

Asıl ölçü şudur:

Vatandaşın dile getirdiği sorunlardan kaçı kayda alınacak? Hangileri çözülecek? Çözülmesi zaman alacak konular için nasıl bir takvim açıklanacak? Belediyenin yetki alanında bulunmayan talepler, ilgili kurumlara iletilecek mi? Bir sonraki buluşmada mahalle sakinlerine yapılan çalışmaların hesabı verilecek mi?

Sözün değer kazanması için sonuç üretmesi gerekir.

Bu nedenle toplantılarda dile getirilen istek ve şikâyetlerin kayıt altına alınması, ilgili birimlere gönderilmesi ve sonuçların mahalle sakinleriyle açık biçimde paylaşılması çok önemlidir. Böyle yapılırsa “aynı masa”, yalnızca bir slogan olmaktan çıkar; güvenin, katılımın ve ortak aklın masasına dönüşür.

DİDİM, BİRLİKTE YÖNETİLMELİ

Bir kenti yalnızca belediye başkanı, belediye meclisi veya bürokratlar yönetmez. Muhtarlar, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, esnaf, gençler, kadınlar, emekliler, engelliler ve o kentte yaşayan herkes yerel yönetimin doğal paydaşıdır.

Didim’in geleceğine ilişkin alınan kararlar da mümkün olduğunca bu kesimlerle konuşularak şekillendirilmelidir.

Mahalle toplantıları, özellikle belediyeye ulaşmakta güçlük çeken yurttaşlar açısından önemli bir fırsattır. Herkesin sosyal medya kullanmadığı, dilekçe yazmadığı ya da belediye binasına gidemediği unutulmamalıdır. Belediye yönetiminin vatandaşın ayağına gitmesi, bu nedenle kıymetlidir.

Efeler Mahallesi’nde başlayacak buluşmaların Didim’in bütün mahallelerine yayılması gerekir. Merkezdeki mahalleler kadar Akbük’ün, Akyeniköy’ün, Balat’ın ve kırsal mahallelerin de kendine özgü sorunları bulunmaktadır. Her mahalle eşit biçimde dinlenmeli, hiçbir bölge kendisini dışlanmış hissetmemelidir.

“Mahallemiz İçin Aynı Masadayız” projesini Didim adına değerli buluyorum.

Ancak bu masanın gerçek gücü; yurttaşın özgürce konuşmasından, yöneticilerin dikkatle dinlemesinden ve verilen sözlerin takip edilmesinden doğacaktır.

Didim hepimizin kentidir.

Bu kentte yaşayan herkesin sözü de eleştirisi de önerisi de şikâyeti de değerlidir.

Şimdi yapılması gereken, o masaya yalnızca sandalyeleri değil; samimiyeti, şeffaflığı, ortak aklı ve çözüm iradesini de koymaktır.

Ek Fotoğraflar
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.