
850 Hektar Yandı. Asıl Yangın Vicdanlarda Başlıyor
Bir tarafta masmavi Ege... Diğer tarafta kapkara bir ölüm sessizliği... Sanki biri doğanın yarısını silmiş, geriye yalnızca kül rengini bırakmış.
Yaşam
Yayın: 16 Temmuz 2026 - Perşembe - Güncelleme: 16.07.2026 11:41:00
Editör -
Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 3 dk.


Rant Yazısı - Küllerin Ardındaki Sorular
850 Hektar Kül Oldu… Şimdi Asıl Yangın Vicdanlarda Başlıyor
Yusuf Mehmet Sarışın yazdı
Dron görüntülerine uzun uzun baktım.
Bir tarafta masmavi Ege...
Diğer tarafta kapkara bir ölüm sessizliği...
Sanki biri doğanın yarısını silmiş, geriye yalnızca kül rengini bırakmış.
850 hektar...
Rakam söylemesi kolay.
Ama o rakamın içinde binlerce çam ağacı var.
Yüzbinlerce canlı var.
Yuvasını kaybeden kuşlar var.
Toprağın altında kavrulan kaplumbağalar var.
Bir daha belki onlarca yıl gölge veremeyecek dağlar var.
İnsan ister istemez düşünüyor...
Her büyük yangından sonra aynı cümleleri duyuyoruz.
"Kontrol altına alındı."
"Soğutma çalışmaları sürüyor."
"Hasar tespiti yapılıyor."
Peki ya öncesi?
Neden her yaz aynı acıları yaşıyoruz?
Neden aynı bölgeler tekrar tekrar yanıyor?
Neden ormanlarımızı korumakta hâlâ yetersiz kalıyoruz?
Ve en önemlisi...
Bu görüntülere bakınca insanın aklına gelmeyen tek kelime kalıyor mu?
Rant...
Ben kimseyi suçlamıyorum.
Yangının nedeni belli olmadan hüküm vermek doğru değildir.
Ama toplumun hafızasında oluşan güven kaybını da görmezden gelemeyiz.
Çünkü yıllardır yanan her ormanın ardından insanlar aynı soruyu soruyor:
"Acaba şimdi buraya ne yapılacak?"
İşte asıl acı olan budur.
Orman yangınlarından daha tehlikeli olan şey, insanların devlete ve sisteme duyduğu güvenin yanmasıdır.
Fotoğraflara tekrar bakıyorum.
Kıyıya sıfır tepeler...
Masmavi koylar...
Manzarası milyonlarca lira eden araziler...
Ve şimdi hepsi gri...
İnsan ister istemez ürperiyor.
Bu ülkenin ormanları yalnızca ağaç değildir.
Onlar çocuklarımızın nefesidir.
Yağmurudur.
Toprağıdır.
Su kaynaklarıdır.
Turizmidir.
Ekonomisidir.
Geleceğidir.
Bir ağacın büyümesi otuz kırk yıl sürüyor.
Ama onu yakmak bazen yarım saat bile sürmüyor.
Bu yüzden artık yangınları sadece söndürmek yetmez.
Yangın başlamadan engellemek gerekir.
Orman yolları güçlendirilmeli.
Erken uyarı sistemleri artırılmalı.
Yangın uçakları ve helikopterleri yeterli sayıya ulaştırılmalı.
Gönüllü yangın ekipleri her bölgede oluşturulmalı.
Ve en önemlisi...
Yanan her metrekarenin geleceği şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanmalıdır.
Çünkü millet artık söz değil, güven istiyor.
Bu görüntüler sadece Milas'ın görüntüleri değildir.
Türkiye'nin ortak vicdanının yanmış halidir.
850 hektar kül oldu.
Dilerim küle dönen yalnızca ağaçlar olur.
Vicdanlarımızı, umudumuzu ve geleceğimizi de küle çevirmeyelim.
Ek Fotoğraflar



Yorumlar (0)
İlginizi Çekebilir





