
BU LAHİT YÜZYLLARDIR KÖY ÇEŞMESİ OLARAK KULLANILDI
Afyonkarahisar’ın Çakırköy’ünde bulunan Roma dönemine ait lahit, geçmişte su haznesine dönüştürülerek uzun yıllar köy çeşmesi olarak kullanıldı.
Yaşam
Yayın: 08 Eylül 2026 - Salı - Güncelleme: 08.09.2026 09:03:00
Editör -
Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 11 dk.


BU LAHİT YÜZYLLARDIR KÖY ÇEŞMESİ OLARAK KULLANILDI
Afyonkarahisar’ın Çakırköy’ünde bulunan Roma dönemine ait lahit, geçmişte su haznesine dönüştürülerek uzun yıllar köy çeşmesi olarak kullanıldı. 20 yıl önce de Afyon Müzesi'ne kaldırıldı. Çakır Mahallesi muhtarı Ahmet Çınar ile görüştüm. Lahitin yüzyıllarca 20 yıl öncesine kadar köy meydanında çeşme olarak kullanılmış olduğunu söyledi. Sosyal medyadaki görüntü ve haberleri yalanladı.
Nike ve Medusa kabartmalarıyla dikkat çeken ve şimdi Afyon Müzesi'nde yer alan tarihî eser, Anadolu’nun geçmişi ile bugünü buluşturan sıra dışı kültür varlıkları arasında yer alıyor.
Afyonkarahisar Merkez’e bağlı Çakırköy’de bulunan tarihî çeşmeye uzaktan bakıldığında sıradan bir taş yapı izlenimi veriyor. Ancak çeşmenin gövdesi dikkatle incelendiğinde, bunun yaklaşık 2 bin yıllık olduğu değerlendirilen bir Roma lahdi olduğu anlaşılıyor.
Bir zamanlar varlıklı veya toplumda önemli bir konuma sahip kişilerin mezarı olarak hazırlanan mermer lahit, sonraki dönemlerde su haznesine dönüştürülerek köy halkının hizmetine sunuldu. Ön yüzüne musluk yerleştirilen tarihî eser, böylece asıl işlevinden uzaklaşarak köy çeşmesi olarak kullanılmaya başlandı.
GEÇ ROMA DÖNEMİNDEN KALDI
Kültür ve Turizm Bakanlığının Afyonkarahisar’daki tarihî çeşmelere ilişkin kayıtlarında, Çakırköy’deki eserin Geç Roma dönemine ait bir lahit teknesinden meydana geldiği belirtiliyor.
Sosyal medya paylaşımları ve çeşitli haberlerde çeşme için sıklıkla “2 bin yıllık” ifadesi kullanılıyor. Yayınlanan görseller ise gerçeğini yansıtmıyor. Gerçek görüntüsü aşağıdaki fotoğraflarda. Sosyal medyadaki gerçek olmayan görüntüsü de aşağıda.
Eserin kesin yapım tarihini ortaya koyan okunabilir bir kitabe veya kamuoyuyla paylaşılmış ayrıntılı bilimsel tarihlendirme bulunmuyor.
Bu nedenle eser için “Roma dönemine ait, yaklaşık 2 bin yıllık olduğu değerlendirilen mermer lahit” ifadesini kullanmak daha doğru kabul ediliyor.
DOKIMEION ATÖLYELERİNİN İZLERİNİ TAŞIYOR
Lahdin, Roma döneminde mermer üretimi ve işlemeciliğiyle ün kazanan antik Dokimeion ile bağlantılı olabileceği düşünülüyor.
Bugünkü Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesi çevresinde yer alan Dokimeion, Antik Çağ’ın en önemli mermer üretim merkezlerinden biriydi. Bölgedeki ocaklardan çıkarılan kaliteli mermerler, yalnızca Anadolu’daki kentlerde değil, Roma İmparatorluğu’nun farklı bölgelerinde de kullanılıyordu.
Dokimeion atölyelerinde işlenen gösterişli lahitler; insan figürleri, mitolojik karakterler, bitkisel bezemeler ve yüksek kabartmalarıyla tanınıyordu. Çakırköy’deki lahitte görülen işçilik ve bezeme anlayışı da eserin Dokimeion kökenli olabileceği değerlendirmesini güçlendiriyor.
Ancak lahdin Dokimeion’da üretildiğini kesin biçimde kanıtlayan bir yazıt veya yayımlanmış bilimsel analiz bulunmadığından, bu bilgi bir değerlendirme olarak ele alınıyor.
DÖRT KÖŞESİNDE ZAFER TANRIÇASI NIKE VAR
Lahdin en dikkat çekici özelliklerinin başında, dört köşesinde bulunan kanatlı kadın figürleri geliyor.
Bu figürler Roma mezar sanatında Zafer Tanrıçası Nike olarak yorumlanıyor. Antik Yunan dünyasında Nike, zaferin kişileştirilmiş hâliydi. Roma sanatında da benzer anlamlarla kullanılan kanatlı figürler, askerî veya siyasi zaferlerin yanı sıra ölüm karşısında kazanılan manevi zaferi de simgeliyordu.
Mezar yapılarında kullanılan Nike tasvirlerinin, yaşamını tamamlayan kişinin yüceltilmesini ve ruhunun ölümsüzlüğe ulaşmasını temsil ettiği düşünülüyor.
Çakırköy’deki lahitte Nike figürlerinin köşelere yerleştirilmesi, kompozisyonu taşıyan ve mezar sahibini sonsuzluğa uğurlayan sembolik bir anlatım oluşturuyor.
GİRLANDLAR BOLLUK VE ÖLÜMSÜZLÜĞÜ SİMGELİYOR
Lahdin yan yüzlerinde meyve, çiçek ve yapraklardan meydana gelen girlandlar bulunuyor. Antik sanatta sıkça kullanılan girlandlar, iki uçtan tutularak sarkıtılmış çelenk biçimindeki süslemelerden oluşuyor.
Girlandların içinde veya çevresinde üzüm, yaprak, çiçek ve çeşitli meyve tasvirlerine yer verilebiliyordu. Bu bezemeler bolluk, bereket, yaşamın devamlılığı ve ölümden sonraki hayat gibi anlamlar taşıyordu.
Çakırköy lahit çeşmesinde girlandları taşıyan kanatlı figürler de görülüyor. Kabartmalar, eserin yalnızca bir mezar teknesi olmadığını; dönemin inançlarını ve ölüm anlayışını yansıtan sanatsal bir anlatım taşıdığını gösteriyor.
MEDUSA BAŞLARI MEZARI KORUYORDU
Lahdin yan yüzlerinde bulunan iki Medusa başı da eserin en önemli ayrıntıları arasında yer alıyor.
Yunan mitolojisinde bakışlarıyla insanları taşa çevirdiğine inanılan Medusa, zamanla kötülükleri uzaklaştıran koruyucu bir sembole dönüştü. Medusa başları, Antik Yunan ve Roma dünyasında tapınaklarda, zırhlarda, kalkanlarda, yapılarda ve mezarlarda yaygın biçimde kullanıldı.
Arkeolojide bu tür figürler “apotropaik”, yani kötülüğü uzaklaştırıcı ve koruyucu semboller olarak tanımlanıyor.
Çakırköy’deki lahitte bulunan Medusa kabartmalarının da insanları korkutmaktan ziyade mezarı kötü güçlerden, saygısız müdahalelerden ve olası saldırılardan korumak amacıyla yapıldığı değerlendiriliyor.
LAHDİN SAHİPLERİ KİMLERDİ?
Lahdin uzun yüzlerinden birinde bir kadın ile erkeğe ait olduğu düşünülen portre kabartmaları bulunuyor. Bunların, lahitte gömülü kişileri veya mezarı yaptıran aileyi temsil ettiği tahmin ediliyor.
Eserin zengin bezemelere sahip olması, lahit sahiplerinin sıradan kişiler olmadığını düşündürüyor. Böylesine ayrıntılı mermer işçiliğinin önemli bir ekonomik güç gerektirmesi nedeniyle mezarın, Roma döneminde bölgede yaşayan varlıklı veya nüfuzlu bir aile için hazırlanmış olabileceği belirtiliyor.
Ancak lahit üzerinde kişilerin kimliklerini açıklayan okunabilir bir yazıt bulunmuyor. Bu nedenle mezarın kim veya kimler adına yaptırıldığı, içinde kaç kişinin gömüldüğü ve ailenin toplumsal konumu kesin olarak bilinmiyor.
Bir zamanlar adları bilinen bu insanların kimlikleri tarihin karanlığında kaybolurken, taşa işlenen yüzleri günümüze kadar ulaşmayı başardı.
MEZAR TEKNESİNDEN SU HAZNESİNE
Lahdin ilk olarak nerede bulunduğu ve hangi tarihte çeşmeye dönüştürüldüğü konusunda kamuya açık kaynaklarda ayrıntılı ve kesin bilgi yer almıyor.
Bilinenlere göre lahit teknesi, sonraki bir dönemde su haznesi olarak kullanılmaya başlandı. Mermer gövdeye boru ve musluk yerleştirilerek suyun dışarı akması sağlandı. Böylece Roma döneminde ölülerin konulduğu mezar teknesi, yüzyıllar sonra yaşayan insanların su ihtiyacını karşılayan bir köy çeşmesine dönüştü.
Bu değişim, eserin özgün işlevini kaybetmesine neden olsa da tamamen ortadan kalkmasını önleyen etkenlerden biri olarak da değerlendirilebilir. Lahit, çeşme olarak kullanılması sayesinde köy meydanında varlığını sürdürdü; ancak suyla sürekli temas etmesi ve dış etkilere açık bırakılması nedeniyle zarar gördü.
ANADOLU’DA DEVŞİRME MALZEME GELENEĞİ
Antik yapılara ait taşların sonraki dönemlerde farklı amaçlarla kullanılması Anadolu’da sık karşılaşılan bir uygulamadır.
Tapınaklara, kamu yapılarına ve mezarlara ait sütunlar, mermer bloklar, yazıtlar, mezar stelleri ve lahitler; ev, cami, kilise, köprü, çeşme ve hayvan yalağı yapımında yeniden kullanıldı.
Arkeoloji ve mimarlık tarihinde bu uygulamaya “devşirme malzeme kullanımı” adı veriliyor.
Çakırköy’deki lahit çeşme de Anadolu’daki bu geleneğin dikkat çekici örneklerinden birini oluşturuyor. Roma döneminin mezar sanatı, sonraki yüzyıllarda köy yaşamının önemli bir parçası hâline gelmiş bulunuyor.
1986 YILINDA RESTORE EDİLDİ
Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün kayıtlarına göre lahit çeşme, 1986 yılında Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından restore edildi.
Restorasyon kapsamında çeşmenin çevresine dört sütun yerleştirildi ve tarihî eseri yağmur, kar, güneş ve diğer dış etkenlerden korumak amacıyla üzeri bakır kaplamalı bir çatıyla örtüldü.
Resmî kayıtlarda eser; üzerinde Medusa, Nike, kadın ve erkek büstlerinin kabartma olarak işlendiği Geç Roma dönemine ait bir lahit teknesinden oluşan çeşme şeklinde tanımlanıyor.
SU VE İNSAN MÜDAHALESİ ESERİ YIPRATTI
Tarihî lahdin uzun yıllar boyunca çeşme olarak kullanılması, mermer yüzeyde çeşitli tahribatlara yol açtı. Akan suyun meydana getirdiği nem, kireçlenme ve aşınmanın yanı sıra değişen hava koşulları da kabartmalar üzerinde olumsuz etki oluşturdu.
Geçmiş yıllarda yayımlanan haberlerde lahit üzerine yazılar yazıldığı ve insan müdahalesi nedeniyle eserin zarar gördüğü de belirtildi.
Özellikle musluk çevresinde oluşan kararma ve aşınma, çeşme işlevinin tarihî doku üzerindeki etkisini açık biçimde gösteriyor. Girlandlar, insan portreleri ve mitolojik figürlerin bazı bölümlerinde zamanla ayrıntı kayıpları meydana geldiği görülüyor.
KÖY MEYDANINDA AÇIK HAVA MÜZESİ
Çakırköy’deki lahit çeşme, yalnızca köyün su kültürünü değil, Afyonkarahisar’ın binlerce yıllık tarihini de temsil ediyor.
Roma döneminin mezar geleneklerini, Dokimeion’un mermer işçiliğini, antik inanç sistemlerini ve Anadolu’daki devşirme malzeme kullanımını aynı yapı üzerinde görmek mümkün.
Bir dönem önemli bir ailenin sonsuzluk mekânı olarak hazırlanan lahit, bugün köy meydanında geçmiş ile günlük yaşamı bir araya getiriyor. İnsan yüzleri, Nike figürleri, Medusa başları ve girlandlarla süslü eser, adeta açık havada sergilenen bir arkeoloji müzesi niteliği taşıyor.
GÖRSEL GERÇEĞİ TAM OLARAK YANSITMIYOR OLABİLİR
Sosyal medyada dolaşıma giren ve üzerinde “2.000 yıllık mezar köyün çeşmesi oldu” yazan görselin, gerçek Çakırköy lahit çeşmesini temel aldığı anlaşılıyor.
Ancak görselin dijital olarak değiştirilmiş veya yapay zekâ yardımıyla yeniden oluşturulmuş olabileceğine ilişkin güçlü işaretler bulunuyor. Resmî kayıtlarda ve eserin önceki fotoğraflarında çeşmenin üzerinde dört sütun tarafından taşınan bakır kaplamalı bir koruma çatısı görülürken, sosyal medyada paylaşılan görselde bu çatı bulunmuyor.
Ayrıca görseldeki kabartmaların olağan dışı derecede keskin, eksiksiz ve simetrik gösterilmesi de fotoğraf üzerinde dijital müdahale yapılmış olabileceğini düşündürüyor.
Bu fotoğrafın haberlerde kullanılması durumunda “temsili veya dijital olarak düzenlenmiş görsel” açıklamasının eklenmesi, okuyucunun yanıltılmaması açısından önem taşıyor.
KORUMA İLE KULLANIM ARASINDAKİ HASSAS DENGE
Çakırköy lahit çeşmesi, tarihî eserlerin bulundukları yerde korunması ile müzeye taşınması tartışmasını da yeniden gündeme getiriyor.
Eserin köy meydanında kalması, bulunduğu çevreyle kurduğu tarihsel bağın sürmesini sağlıyor. Ancak çeşme olarak kullanılmaya devam edilmesi; su, nem, don, kirlilik ve insan teması nedeniyle kabartmaların daha fazla zarar görmesi riskini beraberinde getiriyor.
Bu nedenle tarihî yapının uzmanlar tarafından düzenli biçimde incelenmesi, yüzeyindeki bozulmaların kayıt altına alınması ve koruma koşullarının günümüz bilimsel ölçütlerine göre yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.
Yaklaşık 2 bin yıllık olduğu değerlendirilen Çakırköy lahit çeşmesi, yalnızca Afyonkarahisar’ın değil, Anadolu’nun çok katmanlı kültürel mirasının sıra dışı tanıklarından biri olmayı sürdürüyor.
Kaynak: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü – Afyonkarahisar Çeşmeleri
Yorumlar (0)
İlginizi Çekebilir





