
Ramazan’da çiçek açmayan dallar, seçim günü meyve de vermez.
Yusuf Mehmet Sarışın Yazdı - Ramazan’da çiçek açmayan dallar, sandık günü yani seçim zamanı geldiğinde, sandığa gidildiğinde meyve de vermez.
Yayın: 01 Mart 2026 - Pazar - Güncelleme: 01.03.2026 12:24:00
Editör -
Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 3 dk.


Ramazan’da çiçek açmayan dallar, seçim günü meyve de vermez.
Ramazan iklimini hep bahara benzetirim ben.
Nasıl ki bahar geldi mi meyve ağaçları çiçek açar, tomurcuklar patlar, dalın dili çözülür… Ramazan da öyledir.
İnsanların gönlü yumuşar, yüzü güler, dili tatlanır.
Hoşgörü bir lütuftur; her kula nasip olmaz ama bu mübarek ayda en azından biraz daha çoğalmasını beklersiniz.
Fakat görüyorum ki bu Ramazan’da o ilçenin belediyesine bahar uğramamış.
Bir çerezci kardeşimiz var. Yıllardır emeğiyle ayakta duran bir esnaf.
Kirası artırılınca daha uygun bir dükkân bulmuş, taşınmış.
Kimsenin malında gözü yok, kimseye yük değil.
Yeni dükkânı tutmuş, masraf etmiş, raf yaptırmış, boya badana yaptırmış. Hemen ruhsat için başvurmuş.
Ama dükkânı açtı ya… İşte hata orada.
Kapısına dayanmışlar.
“Hani ruhsat?”
“Başvurdum” demiş.
“Biz imza atmadan açamazsın. Mühürleyeceğiz.”
Daha yeni açmış. İçeride satış yok, düzenleme yapıyor. Raf yerleştiriyor, mal siparişi vermiş. “Satış yapmayayım, sadece içeriyi toparlayayım” diyor. “Olmaz” diyorlar. “Mühürlenecek.”
Mal gelecek. “Nereye koyayım?” diyor. “İptal et, telefon et” diyorlar.
Şimdi soruyorum:
Adam ruhsat için başvurmuş. Evrakını vermiş. Niye uzuyor bu iş? Belediyede adam mı yok? Bir imza atılacak, bir ruhsat verilecek. Esnaf dükkânını açacak.
“Emir böyle” diyorlar.
Kim verdi emri?
“Müdür.”
Müdüre anlatın durumu.
“O da emir kulu.”
Kim verdi ona emri?
“Başkan.”
İşte orada içim sızlıyor.
“Ben oy verdim” diyor esnaf. “Sosyal demokrat diye oy verdim. Bir daha vermem. Ramazan'dayız. Hoşgörü nerede?”
“Verme” diyorlar.
Bu nasıl bir rahatlık? Bu nasıl bir özgüven?
Esnafı kapısında mühürle korkutan bir anlayış, sandık geldiğinde o esnaftan nasıl oy bekleyecek? Siz nasıl bir sosyal demokrasi tarif ediyorsunuz?
“Başkanı arayacağım” diyor.
“Arama. Ankara’da.”
Ne yapıyor orada?
“Bakanlarla işi var.”
Telefonu açar mı?
“Zaten açmaz.”
Bugün günlerden ne?
Çarşamba.
Git o zaman Çarşamba pazarına. Bak bakalım kim çürük mal satıyor, kim terazide hile yapıyor. Denetleyeceksen orayı denetle.
“Gitmem. Burayı mühürleyeceğim.”
Mühür sende ya…
“Mühürle o zaman.”
Peki ruhsat ne zaman çıkar?
“Bilmem.”
Çıkmaz ayın son çarşambasında mı?
“Bilmem, belki cumar da veririz.”
Cumar ne?
Cuma ile cumartesi aynı güne denk gelirse mi?
İşte esnafın karşısındaki ciddiyet bu.
Ramazan ayındayız. İnsanların sofrasında et yok belki ama onur var. Emeği var. Alın teri var. Devletten istediği lütuf değil; hakkı.
Hoşgörü bir lütuftur demiştim ya…
Bazen bir imzadır hoşgörü.
Bazen bir mühürü cebine koyup “hadi kolay gelsin” diyebilmektir.
Ramazan’da çiçek açmayan dallar, sandık günü yani seçim zamanı geldiğinde, sandığa gidildiğinde meyve de vermez.
Yorumlar (0)
İlginizi Çekebilir







