VİDEO HABER: Tek Tabanca: Aslan Oğuz – 80’lerin İzmir’inde Bir Piyano, Bir Adam, Bir Devir

Yusuf Mehmet Sarışın Yazdı

Yaşam Yayın: 23 Ocak 2026 - Cuma - Güncelleme: 23.01.2026 09:03:00
Editör - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 4 dk.
Google News

Tek Tabanca: Aslan Oğuz – 80’lerin İzmir’inde Bir Piyano, Bir Adam, Bir Devir

Yusuf Mehmet Sarışın Yazdı 

YILLAR ÖNCE DİDİM'E YERLEŞEN ASLAN OĞUZ, SALI VE PERŞEMBE GECELERİ DİDİMLİLER'E, ÇAMLIK MANGAL'DA NOSTALJİ YAŞATIYOR. VİDEO İZLEYİN.

İzmir’in geceleri bir zamanlar daha karanlık, daha dumanlı, daha sahiciydi.
Ne led ışıklar vardı, ne sahte şovlar…
Vardıysa, bir piyano, birkaç kadeh, bolca sigara dumanı ve
hayatın bütün ağırlığını omuzlarında taşıyan adamlar…
İşte Aslan Oğuz, o adamların en yalnızlarından,
en güçlülerinden biriydi.
80’li yıllarda İzmir’de “tek tabanca piyanist-şantör” denildi mi,
adı fısıltıyla söylenirdi.
Çünkü o, sahneyi kalabalık orkestralarla değil,
sadece iki eli, sesi ve yüreğiyle doldururdu.

YILLAR ÖNCE DİDİM'E YERLEŞEN ASLAN OĞUZ, SALI VE PERŞEMBE GECELERİ DİDİMLİLER'E, ÇAMLIK MANGAL'DA NOSTALJİ YAŞATIYOR. VİDEO İZLEYİN.

Bir Piyano Bir Orkestraya Bedeldi

Alsancak gecelerinde, Karşıyaka’nın kalabalık sokaklarında,
Güzelyalı’nın sahile bakan loş mekânlarında
bir piyano çalınmaya başladığında,
insanlar bilirlerdi:
“Bu gece uzun sürecek…”
Aslan Oğuz’un repertuvarı sınırsızdı.
Türk sanat müziğinden arabeske,
70’ler popundan yabancı slowlara,
hatta anlık istek parçalarına kadar
her nota onun için bir hikâyeydi.
Ama asıl gücü,
şarkıyı söylemek değil, yaşatmaktı.
Her parçada:
bir ayrılık,
bir pişmanlık,
bir yarım kalmış aşk,
bir hayat yorgunluğu vardı.
Ve o, hepsini tek tek piyanonun tuşlarına bırakırdı.
Tek Tabanca Olmak Cesaret İster
O yıllarda İzmir sahnesi kolay değildi.
Rekabet sertti.
Her köşe başında güçlü müzisyenler vardı.
Ama Aslan Oğuz: orkestraya sığınmadı,
kalabalığın arkasına saklanmadı.
Tek başına çıktı sahneye.
Bir adam.
Bir piyano.
Bir mikrofon.
Ve dolup taşan salonlar…
İşte bu yüzden ona
“tek tabanca” dediler.
Bu bir lakap değil,
bir saygı unvanıydı.

İzmir Gecelerinin Sessiz Kahramanı

YILLAR ÖNCE DİDİM'E YERLEŞEN ASLAN OĞUZ, SALI VE PERŞEMBE GECELERİ DİDİMLİLER'E, ÇAMLIK MANGAL'DA NOSTALJİ YAŞATIYOR. VİDEO İZLEYİN.

O hiçbir zaman büyük afişlerde yer almadı.
TRT ekranlarında boy göstermedi.
Albüm yapmadı, kaset çıkarmadı.
Ama binlerce insanın:
ilk aşkına,
ilk terk edilişine,
son kadehine,
gecenin en ağır saatlerine
eşlik etti.
Onun sesiyle ağlayanlar oldu.
Onun çaldığı şarkılarla sarhoşluğunu unutanlar…
Onun söylediği bir parçada hayatını sorgulayanlar…
Aslan Oğuz,
İzmir gecelerinin alkış almayan ama unutulmayan kahramanıydı.
Kaybolan Bir Kültürün Ardından
Bugün o sahneler yok.
O mekânlar kapandı.
O geceler dağıldı.
Ve geriye,
bir piyanonun başında yalnızca hatıralar kaldı.
Aslan Oğuz’un adı da işte bu yüzden
resmî kayıtlardan çok,
insanların kalbinde yaşıyor.
Çünkü bazı sanatçılar: plaklara değil,
hafızalara kazınır.
Bir Saygı Duruşu
Bu yazı,
80’lerin İzmir’inde geceleri ayakta tutan
bütün tek tabanca piyanist-şantörlere…
Ama en çok da,
adı dilden dile dolaşan,
sesi kulaklardan silinmeyen
Aslan Oğuz’a…
Bir piyano…
Bir adam…
Bir şehir…
Ve artık geri gelmeyecek bir devir adına…

SON SÖZ: YILLAR ÖNCE DİDİM'E YERLEŞEN ASLAN OĞUZ SALI VE PERŞEMBE GECELERİ DİDİMLİLER'E, ÇAMLIK MANGAL'DA NOSTALJİ YAŞATIYOR.

Video
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.