

Ben Yusuf Mehmet Sarışın. Milletvekilliği için geç kaldım sizin fırsatınız var!
YUSUF MEHMET SARIŞIN YAZDI - Zaman zaman, hayal ederek, Didim'deki milletvekili olmak isteyenleri düşünerek, hayal edip yazıyorum. Onlar adına. Keşke gençken, elime yüzlerce fırsat geçmişken, ben de milletvekili olsaydım diye pişmanlık duymuyor değilim.
Siyaset
Yayın: 29 Ocak 2026 - Perşembe - Güncelleme: 29.01.2026 16:32:00
Editör -
Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 3 dk.


Ben Yusuf Mehmet. Geç kaldım sizin fırsatınız var”
Adım Yusuf Mehmet. Yirmi dokuz yaşındayım. İnsanlar bana bazen “Bu yaşta siyaset mi yapılır?” diye soruyor.
Gülümsüyorum.
Çünkü benim için siyaset bir makam değil, bir mesele.
Çocukken babam akşam haberlerini izlerken hep aynı cümleyi kurardı:
“Memleketi yönetenler bizim gibi insanları unutmamalı.”
Ben o cümleyi hiç unutmadım.
1. Durak: Dinlemeyi Öğrenmek
Üniversitede siyaset bilimi okudum ama gerçek siyaseti amfilerde değil, otobüs duraklarında, kahvehanelerde, esnaf tezgâhlarının önünde öğrendim.
Bir gün not defterimle mahalle mahalle gezmeye başladım.
Kimseye “Ben milletvekili olacağım” demedim.
Sadece şunu sordum:
“Sizi en çok ne yoruyor?”
Bir anne okul masraflarını anlattı.
Bir çiftçi mazotu.
Bir genç “Gelecek planı yapamıyorum” dedi.
O gün şunu fark ettim:
Siyaset konuşmak değil, taşımaktır.
İnsanların yükünü, derdini, beklentisini taşıyabilmek…
2. Durak: Siyasete Giriş — Ama Afişle Değil, Emekle
Bir partiye üye oldum. Ama ilk hedefim adaylık değildi.
Gençlik kollarında çalıştım.
Sandık görevlisi oldum.
Dosya taşıdım.
Salon düzenledim.
Çay dağıttım.
Bir büyüğüm bana şöyle dedi:
“Siyasette yukarı çıkmanın en sağlam yolu, aşağıdan başlamaktır.”
O söz kulağıma küpe oldu.
Teşkilatta herkes beni konuşmalarımla değil, çalışkanlığımla tanıdı.
Çünkü siyaset sadece kürsü değil; mutfak, saha ve sabır işidir.
3. Durak: Kendini Donatmak
Bir gün fark ettim ki sadece iyi niyet yetmiyor.
Bu ülkenin sorunları karmaşık; çözüm üretmek için donanım gerekiyor.
Ekonomi okumaya başladım.
Tarım politikalarını inceledim.
Meclis tutanaklarını takip ettim.
Yerel yönetim bütçelerini öğrendim.
Çünkü milletvekilliği demek, mikrofonu eline almak değil; kanun yazacak kadar hazırlıklı olmak demekti.
4. Durak: Görünür Olmak Değil, Güvenilir Olmak
Sosyal medyada parlayabilirdim.
Sert çıkışlarla gündem olabilirdim.
Ama ben başka bir yol seçtim.
Bir köy okuluna kütüphane kurduk.
Bir kooperatif projesi hazırladık.
Gençler için ücretsiz kurslar başlattık.
Adım yavaş duyuldu. Ama duyulduğunda insanların cümlesi şu oldu:
“Yusuf Mehmet laf değil iş yapıyor.”
Siyasette en zor kazanılan şey oymuş: Güven.
5. Durak: Adaylık Süreci
Partim aday adaylığı başvurularını açtığında başvurdum. Dosyamda vaat değil, yaptıklarım vardı.
Mülakatta bana şunu sordular:
“Niçin milletvekili olmak istiyorsun?”
Şöyle cevap verdim:
“Konuşmak için değil, çözmek için. Alkış almak için değil, yük almak için.”
Aday gösterilir miyim bilmiyorum. Ama artık şunu biliyorum:
Ben siyaseti kariyer basamağı olarak değil, sorumluluk zinciri olarak görüyorum.
Sonuç: Benim Rotam
Benim rotam üç kelimeden oluşuyor:
Dinle → Öğren → Çöz
Eğer bir gün Meclis’e girersem, orada oturan “genç bir siyasetçi” değil; mahalle mahalle dolaşmış, dosya taşımış, çiftçinin elini tutmuş Yusuf Mehmet olmak istiyorum.
Çünkü koltuklar geçici.
Ama insanın memleketine karşı borcu kalıcı.
Ve ben o borcu ödemek için yola çıktım.
Yorumlar (0)
İlginizi Çekebilir






