Didim, artan lokmasını can dostlarla paylaşıyor

YUSUF MEHMET SARIŞIN YAZDI: Didim’de sabahlar yalnızca güneşle başlamaz; bazen bir vicdanla, bazen bir kap mama sesiyle başlar.

Yemek Yayın: 29 Ocak 2026 - Perşembe - Güncelleme: 29.01.2026 09:18:00
Editör - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 3 dk.
Google News

Didim,  artan lokmasını can dostlarla paylaşıyor

YUSUF MEHMET SARIŞIN YAZDI: Didim’de sabahlar yalnızca güneşle başlamaz; bazen bir vicdanla, bazen bir kap mama sesiyle başlar. 

Belediyenin Mama Fabrikası’nın kapısı aralandığında içeri giren şey sadece mutfak atıkları değildir aslında — bir şehrin merhameti, bir sofranın artan lokması, bir işletmenin “ben de varım” diyen sessiz imzasıdır.

Didim Belediyesi’nin sokak hayvanları için yürüttüğü mama üretim çalışmasına destek veren işletmelere verilen “Mama Fabrikası İş Birliği Belgesi”, kâğıttan çok daha fazlasını temsil ediyor. 

O belgeler, vitrinin arkasında sadece ticaret değil, sorumluluk da döndüğünü gösteren birer onur levhası gibi duruyor artık.

Bir Şehrin Artan Lokması

Restoran mutfağında kenara ayrılan bir sebze kabuğu, bir lokantada artan pilav, bir otelde mutfaktan çıkan uygun gıda atıkları… Çöpe gitmek yerine Mama Fabrikası’na ulaşıyor. 

Orada ise bu parçalar, yeniden hayata karışıyor. 

Sokakta bir köşede bekleyen aç bir can için öğüne dönüşüyor.

Bu sistem sadece hayvanları doyurmuyor; aynı zamanda israfı azaltıyor, dayanışmayı artırıyor ve şehir kültürünü derinleştiriyor. 

Çünkü bir kentin gelişmişliği, yalnızca binalarıyla değil, güçsüz olanı ne kadar koruduğuyla da ölçülür.

Sessiz Ortaklık, Büyük Vicdan

Bu iş birliği, yüksek sesli kampanyalardan çok daha anlamlı. 

Çünkü burada reklam değil, gerçek sorumluluk var. Mutfak atığını paylaşan işletmeler aslında şunu söylüyor:

“Bu şehirde yaşıyorsak, bu şehrin canlarına da borcumuz var.”

Her verilen belge, Didim’in vicdan haritasına eklenmiş yeni bir nokta gibi.

Başkan Gençay’ın Çağrısı

Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay’ın sözleri de bu hikâyenin önemli bir parçası:

“Dayanışmayı büyütmek istiyoruz.”

Bu cümle, sadece bir temenni değil; bir davet. 

İlçedeki tüm işletmelere yapılan açık bir çağrı. 

Çünkü bu proje ne kadar büyürse, sokaktaki patiler o kadar güvende olacak. 

Mama kaplarının doluluk oranı, aslında insanlığın doluluk oranını da gösterecek.

Bir Mama Kabının Etrafında Kurulan Kent Kültürü

Akşamüstü bir park köşesinde mama kabının başında toplanan birkaç sokak köpeğini düşünün. 

Karınları doymuş, gözleri sakin. İşte o görüntünün arkasında bir restoranın mutfağı, bir belediye tesisi ve bir şehrin ortak vicdanı var.

Didim artık sadece deniziyle, güneşiyle değil; can dostlarına sahip çıkan kent kimliğiyle de anılıyor.

Bazen bir şehri anlatmak için büyük projelerden söz etmek gerekir.

Bazen de bir mama kabı yeter.

Ek Fotoğraflar
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.