
Vatandaş oy verdiği milletvekiline nasıl güvenecek?
Zekiye Sarışın yazdı - Ben siyaseti galiba gerçekten anlamıyorum. Ya da biz gazeteciler siyaseti hâlâ eski usul anlamaya çalışıyoruz.
Siyaset
Yayın: 16 Ağustos 2026 - Pazar - Güncelleme: 16.08.2026 09:07:00
Editör -
Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 5 dk.


Vatandaş oy verdiği milletvekiline nasıl güvenecek?
Zekiye Sarışın yazdı
Ben siyaseti galiba gerçekten anlamıyorum.
Ya da biz gazeteciler siyaseti hâlâ eski usul anlamaya çalışıyoruz.
Söylenen sözün bir ağırlığı, savunulan fikrin bir karşılığı, takılan rozetin de bir anlamı olduğunu düşünüyoruz.
Meğer siyasette 35 gün çok uzun bir süreymiş!
11 Temmuz 2026…
İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş Didim’deydi.
Yanında İYİ Parti Aydın İl Başkanı İlhan Adıyaman, Didim İlçe Başkanı Buğra Sever ve partililer…
Sabah başladılar, akşama kadar Didim’i dolaştılar.
Kaymakamlık…
Emniyet Müdürlüğü…
Belediye…
Milli Eğitim…
Esnaf Odası…
Atatürkçü Düşünce Derneği…
Turizmciler…
Rumelililer…
Akbük’te site yöneticileri…
Neredeyse çalınmadık kapı, sıkılmadık el bırakmadılar.
Biz de gazeteci olarak izledik.
Dinledik.
Haber yaptık.
Karakaş’ın o günkü siyasi kimliği konusunda en küçük bir tereddüdümüz yoktu.
İYİ Partiliydi.
Hem de öyle kenarda duran bir İYİ Partili değil.
Partisini anlatıyor, iktidar hedefinden söz ediyor, AK Parti politikalarını eleştiriyordu.
Benimle yaptığı sohbette de İYİ Parti’nin iktidara yürüdüğünü, basının önemini ve basınla birlikte hareket etmek istediklerini anlatan sözler söyledi.
Ben de dinledim.
Çünkü benim işim gazetecilik.
SONRA NE OLDU?
Aradan sadece 35 gün geçti.
Bir baktım…
Ömer Karakaş AK Parti’de!
Rozeti de öyle herhangi bir yerde takılmadı.
AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü programında, bizzat Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından takıldı.
Hayırlı olsun.
Burada yanlış anlaşılmak istemem.
Ben Ömer Karakaş’ın AK Parti’ye geçmesini eleştirmiyorum.
AK Parti’ye de, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a da saygımız sonsuzdur.
Bir siyasetçi parti değiştirebilir.
Siyasi düşüncesi değişebilir.
Eski partisinden kopabilir.
Başka bir partinin ülke için daha doğru işler yaptığına kanaat getirebilir.
Bunların hepsi mümkündür.
Benim anlamadığım başka.
35 günde ne değişti Sayın Karakaş?
11 Temmuz’da İYİ Parti ile iktidara yürüyordunuz.
14 Ağustos’ta AK Parti rozetini taktınız.
Peki aradaki 35 günde ne oldu?
Bir gece uyudunuz da sabah başka bir siyasi düşünceyle mi uyandınız?
AK Parti 35 günde mi değişti?
İYİ Parti 35 günde mi değişti?
Yoksa siz mi değiştinız?
Bunu sormak ayıp mı?
BU MİLLETİN HAFIZASI YOK MU?
Siyasetçiler bazen vatandaşın dün söylenenleri unuttuğunu düşünüyor galiba.
Ama artık internet var.
Fotoğraf var.
Video var.
Haber arşivleri var.
Ve en önemlisi insanların hafızası var.
Daha 35 gün önce Didim sokaklarında İYİ Parti heyetiyle dolaşan siz değil miydiniz?
İYİ Parti adına kurumları ziyaret eden siz değil miydiniz?
Partinizin politikalarını anlatan siz değil miydiniz?
Peki şimdi ne oldu?
İnsan ister istemez soruyor:
.................................................
BİR DE BUĞRA SEVER VAR…
Meselenin bir başka tarafı da İYİ Parti Didim İlçe Başkanı Buğra Sever.
Buğra Başkan o gün Ömer Karakaş’ın yanındaydı.
Kapı kapı beraber dolaştılar.
İnsanlarla görüştüler.
Partilerini anlattılar.
Fotoğraflar verdiler.
Teşkilat olarak milletvekillerini ağırladılar.
Şimdi düşünüyorum da…
Buğra Başkan’a yazık değil mi?
Bir ilçe başkanı milletvekiline güvenmeyecek de kime güvenecek?
Teşkilatını topluyor, program hazırlıyor, randevular alıyor, milletvekilini ilçesinde gezdiriyor.
Sonra aradan 35 gün geçiyor ve milletvekili başka bir partinin rozetini takıyor.
Üstelik Buğra Sever’den bugüne kadar kamuoyunun merakını giderecek güçlü bir açıklama da duymadık.
Bu sessizlik de ayrı bir soru işareti.
Buğra Başkan…
Siz ne düşünüyorsunuz?
Siz de şaşırdınız mı?
Yoksa biliyor muydunuz?
Bilmiyorsanız, kendinizi kullanılmış hissetmiyor musunuz?
Çünkü dışarıdan bakınca ortaya çıkan görüntü pek hoş değil.
BEN SADECE CEVAP ARIYORUM
Tekrar söylüyorum:
Meselem AK Parti değil.
Meselem Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hiç değil.
Meselem, siyasette sözün değeri.
Bugün söylediğimiz söz yarın hiçbir şey olmamış gibi unutulacaksa vatandaş siyasetçiye neden inansın?
Bir milletvekili 35 gün önce meydanlarda başka bir siyasi hedefi anlatıp 35 gün sonra tam karşısında durduğu partiye geçiyorsa, vatandaşın bunun nedenini sormaya hakkı yok mu?
Elbette var.
Ben de bir gazeteci olarak soruyorum:
Sayın Ömer Karakaş…
35 günde ne oldu?
Hangi düşünceniz değişti?
Hangi olay sizi bu karara götürdü?
11 Temmuz’da Didim’de anlattığınız siyasi tablo mu yanlıştı?
Yoksa bugün vardığınız sonuç mu doğru?
İYİ Parti ile iktidara yürüdüğünüzü söylerken samimi miydiniz?
Bugün AK Parti rozetini takarken mı samimisiniz?
Belki bütün bunların çok makul bir açıklaması vardır.
Varsa anlatın.
Biz de öğrenelim.
Çünkü milletin aklıyla dalga geçilmesini istemiyoruz.
Bu millet kimsenin dün söylediğini bugün unutacak kadar saf değil.
Fotoğraflar ortada.
Haberler ortada.
Sözler ortada.
Rozet de ortada.
Ben hâlâ aynı yerdeyim:
Gazeteciyim ve soru soruyorum.
35 gün önce İYİ Parti…
35 gün sonra AK Parti…
Vallahi ben bu siyaseti anlamıyorum.
Anlayan varsa bana da anlatsın.
Ek Fotoğraflar










Yorumlar (0)
İlginizi Çekebilir





