
Mübadil Kenti Didim ve Rumeli'nin Yaşayan Mirası
Didim denildiğinde çoğu insanın aklına ilk olarak denizi, güneşi, Altınkum'u ve tarihi gelir. Oysa bu güzel kentin görünmeyen ama en değerli hazinelerinden biri de taşıdığı mübadil kültürüdür.
Yaşam
Yayın: 04 Temmuz 2026 - Cumartesi - Güncelleme: 04.07.2026 11:58:00
Editör -
Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 3 dk.


Mübadil Kenti Didim ve Rumeli'nin Yaşayan Mirası
Yusuf Mehmet Sarışın yazdı
Didim denildiğinde çoğu insanın aklına ilk olarak denizi, güneşi, Altınkum'u ve tarihi gelir. Oysa bu güzel kentin görünmeyen ama en değerli hazinelerinden biri de taşıdığı mübadil kültürüdür.
Cumhuriyetimizin ilk yıllarında gerçekleştirilen nüfus mübadelesiyle birlikte binlerce aile, doğup büyüdükleri toprakları geride bırakarak Anadolu'nun farklı bölgelerine yerleşti.
Bu büyük göçün izleri bugün hâlâ Didim'in sokaklarında, mutfağında, türkülerinde, düğünlerinde ve insan ilişkilerinde yaşamaya devam ediyor. Ben de bir mübadil ailesinin çocuğuyum. Aile büyüklerimin anlattığı hatıralarla büyüdüm.
Bir bavula sığdırılan hayatların, geride bırakılan evlerin, yıllarca saklanan paslı anahtarların ve hiç dinmeyen memleket özleminin ne anlama geldiğini dinleyerek yetiştim. Belki de bu yüzden uzun zamandır üzerinde çalıştığım "İki Yakanın Hikâyesi" adlı kitabım, sadece ailemin değil, bütün mübadillerin ortak hafızasına bir saygı duruşu olmuştur.
İnsanlar göç edebilir; ama kültür yerinde kalmaz. O da insanlarla birlikte yolculuk eder. Rumeli'den gelen aileler, yanlarında yalnızca eşyalarını değil; komşuluklarını, dayanışmalarını, üretkenliklerini, mutfak kültürlerini, türkülerini, geleneklerini ve en önemlisi vatan sevgilerini de getirdiler.
Bugün Didim'in sosyal yapısında hissedilen sıcaklığın temel taşlarından biri de işte bu kültürel mirastır. Bu mirasın yaşatılması ise kendiliğinden olmaz. Bunun için emek vermek, insanları bir araya getirmek ve geçmiş ile gelecek arasında köprü kurmak gerekir. Didim Rumeli Kültürünü Yaşatma ve Dayanışma Derneği tam da bu görevi üstlenmektedir.
Dernek, yalnızca hemşehri buluşmaları düzenleyen bir sivil toplum kuruluşu değildir. Aynı zamanda Rumeli kültürünün unutulmaması, genç kuşakların köklerini tanıması ve dayanışma ruhunun güçlenmesi için önemli çalışmalar yürütmektedir.
Derneğin Başkanı Yusuf Gökçe de bu anlayışı benimseyen, turizm sektöründeki deneyimini sosyal sorumlulukla birleştiren değerli isimlerden biridir.
Didim'in kültürel zenginliğinin korunmasının, turizmin gelişmesi kadar önemli olduğuna inanması takdire değerdir.
Bugün Didim'de yaşayan her mübadil ailesi, aslında bu şehrin tarihine yazılmış canlı bir hikâyedir. Bu hikâyelerin kaybolmasına izin vermemeliyiz.
Çünkü geçmişini unutan toplumlar, geleceğe güçlü adımlarla yürüyemezler. Didim'in geleceği yalnızca yeni yollar, yeni oteller ve yeni yatırımlarla değil; kültürüne sahip çıkan insanlarıyla da şekillenecektir.
Rumeli'nin kardeşlik anlayışı, paylaşma kültürü ve birlik ruhu yaşadıkça Didim de kazanmaya devam edecektir.
İnanıyorum ki Didim Rumeli Kültürünü Yaşatma ve Dayanışma Derneği, bundan sonra da bu kentin kültürel hafızasını koruyan en önemli kuruluşlardan biri olmayı sürdürecektir. Çünkü bazı değerler yalnızca yaşanmaz… Onlar gelecek kuşaklara emanet edilir.
Ek Fotoğraflar








Yorumlar (0)
İlginizi Çekebilir





