Muş'un Halayı Senem ile Welat'ın nişanında Didim'de Kuruldu

Didim'de Hakan Akman'ını kızı ile Hüsam Özer'in oğlu Welat'ın öyle bir nişanı yapıldı ki... Katılanlar nişan böyle olursa düğün nasıl olacak kimbilir dediler. Nişan halayla başladı, halayla bitti, İşte hikayesi.

Yaşam Yayın: 30 Haziran 2026 - Salı - Güncelleme: 30.06.2026 11:03:00
Editör - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 6 dk.
Google News

Muş'un Halayı Senem ile Welat'ın nişanında Didim'de Kuruldu

Didim'de Hakan Akman'ını kızı ile Hüsam Özer'in oğlu Welat'ın öyle bir nişanı yapıldı ki... Katılanlar nişan böyle olursa düğün nasıl olacak kimbilir dediler. Nişan halayla başladı, halayla bitti, İşte hikayesi.

Yusuf Mehmet Sarışın - Zekiye Sarışın nişanı izlediler ve yazdılar.

Bazı geceler vardır; takvim yapraklarında sadece bir tarih olarak kalmaz. Hafızalara kazınır, yıllar sonra bile aynı heyecanla anlatılır. Geçtiğimiz akşam Didim'de yaşanan nişan töreni de işte böyle bir geceydi.

Burası Ege'nin en güzel kıyılarından biri olan Didim'di... Ama o akşam, halayın ritmi, davulun sesi ve insanların yürekten gelen coşkusu insana Muş'un bir köy meydanını hatırlatıyordu.

Çünkü Muşlular, doğdukları topraklardan kilometrelerce uzağa gelseler de geleneklerini de, göreneklerini de, dostluklarını da yanlarında getirmişlerdi.

Aşk Olsun Düğün Salonu'nda düzenlenen büyük nişan töreninde Özlem ve Hakan Akman ailesinin güzel kızları Senem ile Nefise ve Hüsam Özer ailesinin yakışıklı oğlu Welat, ömür boyu sürecek mutluluk yolculuklarının en anlamlı adımlarından birini attı.

Aslında genç çiftin yüzükleri daha önce aile arasında yapılan küçük nişan töreninde takılmıştı.

Ancak Muş kültüründe esas şölen; akrabaların, hemşehrilerin ve dostların buluştuğu büyük nişandır.

İşte Didim'deki bu gece de tam anlamıyla bir düğün havasında geçti.

Daha salona ilk adımlar atıldığı andan itibaren halaylar kurulmaya başladı.

Saatler ilerledi...

Müzik hiç susmadı...

Halay hiç bozulmadı...

Ve gece başladığı gibi yine halayla sona erdi.

Didim'de yaşayan Muşluların neredeyse tamamı bu mutlu günde bir araya gelmişti. Aynı sofrada oturdular, aynı ezgilere eşlik ettiler, aynı mutluluğu paylaştılar.

Bu tablo aslında sadece bir nişan törenini değil, Didim'de yıllardır örülen güçlü hemşehrilik bağlarını da anlatıyordu.

Takı töreni başladığında salon adeta insan seline döndü.

Uzun kuyruklar oluştu.

Her takı, genç çifte verilen bir armağandan çok; "Biz büyük bir aileyiz." mesajının ifadesiydi.

Muş kültüründe düğünler ve nişanlar sadece iki gencin mutluluğu değildir.

İki aile birleşir...

İki sülale kaynaşır...

Komşular, dostlar ve hemşehriler de bu mutluluğun ayrılmaz bir parçası olur.

Gecenin en çok konuşulan anlarından biri ise halay meydanında yaşandı.

Didim'in tanınmış iş insanlarından Cuma Subaşı ile kardeşi Maşallah Subaşı, halayın başına geçince alkışlar yükseldi.

İki kardeşin karşılıklı oynadığı halk oyunu gösterisi izleyenlerden tam not aldı.

Yılların verdiği uyum, çeviklik ve estetik figürler, adeta profesyonel bir halk oyunları ekibini aratmadı.

Birbirlerine bakarak oynadıkları oyun, sadece bir gösteri değil, kardeşliğin, dayanışmanın ve Muş kültürünün zarafetinin de sembolüydü.

Halayın temposu her yükseldiğinde alkışlar daha da arttı.

Subaşı ailesini temsilen genç iş insanı Ahmet Salih Subaşı da zaman zaman halayın başına geçerek gecenin coşkusunu artırdı.

Gençlerin enerjisi ile büyüklerin tecrübesi aynı halkada birleşti.

Halayın en güzel tarafı da buydu.

Yaşın önemi yoktu...

Statünün önemi yoktu...

Herkes aynı ritimde, aynı adımla, aynı mutluluk için el ele veriyordu.

Bu mutlu gecede dostluk da en az akrabalık kadar değerliydi.

Didim Perde'nin sahibi Yakup Engil ile Engil Mobilya ve Kilim Mobilya'nın sahibi İsmail Engil, kız babası olan yakın dostları Hakan Akman'ı bu anlamlı gününde yalnız bırakmadılar.

Yılların dostluğu, aynı masada paylaşılan tebessümlerle bir kez daha kendini gösterdi.

Didim'de yaşayan Muşlu aileler bugün ticaretten inşaata, turizmden hizmet sektörüne kadar birçok alanda önemli başarılara imza atıyor.

İş dünyasında söz sahibi olurken, çocuklarını bu güzel kentte büyütüyor, Didim'in sosyal ve ekonomik hayatına değer katıyorlar.

Ama bir şeyi de asla unutmuyorlar...

Kültürlerini...

Geleneklerini...

Halaylarını...

Misafirperverliklerini...

Belki doğdukları şehir Muş...

Ama artık hayatlarını kurdukları şehir Didim.

Bir ayağı Doğu Anadolu'nun dağlarında...

Diğer ayağı Ege'nin masmavi kıyılarında...

İki şehir arasında yaklaşık bin beş yüz kilometre olabilir.

Ama gönüller arasındaki mesafeyi hiçbir yol uzatamıyor.

O gece Aşk Olsun Düğün Salonu'nda sadece Senem ile Welat'ın nişanı kutlanmadı.

Muş'un kadim kültürü, Didim'in sıcak insanlığıyla buluştu.

Halaylar, türküler ve dualar birbirine karıştı.

Ve bir kez daha anlaşıldı ki;

İnsan doğduğu topraklardan ayrılabilir...

Yeni bir şehirde yeni bir hayat kurabilir...

Ama özünü, kültürünü, geleneklerini ve memleket kokusunu yüreğinden hiçbir zaman çıkaramaz.

Senem ile Welat'ın mutluluğu, o gece sadece iki gencin değil, Didim'de yaşayan yüzlerce Muşlu ailenin ortak sevinci oldu.

Bu nişan, yıllar sonra da hatırlanacak güzel bir kültür buluşması olarak hafızalarda yerini aldı.

Senem ile Welat'a ömür boyu sağlık, huzur ve mutluluk diliyor; Özlem-Hakan Akman ile Nefise-Hüsam Özer ailelerini de bu güzel evlatları ve örnek ev sahiplikleri dolayısıyla gönülden kutluyorum. Bu arada unutmayalım: Didim Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Şerif Erul da davetliler arasındaydı ve Sökeli olmasına rağmen Muş halayını çok güzel çekti.

Raffinesse Travel sahibi Hikmet Atilla ile Onur Oto sahibi Gürcan-Emine Zorlu çifti de konuklar arasındaydı.

Ek Fotoğraflar
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.