
Yiğido'yu Öldür Ama Hakkını Ver: Didim'e Yakışan Bir Festival Başlangıcı
Yusuf Mehmet Sarışın Yazdı - Gazetecilikte en önemli ilkelerden biri hakkı teslim etmektir. Kimin yaptığına değil, ne yaptığına bakabilmektir. Beğendiğimiz zaman alkışlamak, eksik gördüğümüzde eleştirmek mesleğimizin de vicdanımızın da gereğidir.
Yaşam
Yayın: 04 Temmuz 2026 - Cumartesi - Güncelleme: 04.07.2026 12:31:00
Editör -
Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 4 dk.


Yiğido'yu Öldür Ama Hakkını Ver… Didim'e Yakışan Bir Festival Başlangıcı
Yusuf Mehmet Sarışın Yazdı - Gazetecilikte en önemli ilkelerden biri hakkı teslim etmektir. Kimin yaptığına değil, ne yaptığına bakabilmektir. Beğendiğimiz zaman alkışlamak, eksik gördüğümüzde eleştirmek mesleğimizin de vicdanımızın da gereğidir.
İşte bu nedenle dün akşam Didim Belediyesi'nin düzenlediği Lavanta & Aromaterapi Festivalinin açılışında gördüklerimi yazarken tek bir cümle aklımdan çıkmadı:
"Yiğido'yu öldür ama hakkını ver."
Bu sözü özellikle yazıyorum.
Çünkü Mavişehir Kültür ve Yaşam Merkezi bugün Didim'in en önemli sosyal yaşam alanlarından biri haline gelmiş durumda.
Burada bir parantez açmak istiyorum.
Bunu ben söylemiyorum.
Konseri birlikte izlediğimiz Yeni Didim Haberim Genel Koordinatörü Zekiye Sarışın, konser boyunca çevresine defalarca dönerek şu cümleyi kurdu:
"Helal olsun Hatice'ye… Didim'e muhteşem bir alan kazandırmış."
Eve döndüğümüzde de aynı cümleyi bana tekrar etti.
Üstelik bu düşünce yalnızca ona ait değil.
Dün gece alanda konuştuğumuz birçok Didimli de aynı şeyi söyledi.
Çünkü burası yıllarca bakımsız kalan, atıl bırakılan, adeta mezbelelik olarak anılan bir bölgeydi.
Bugün ise binlerce insanın ailece geldiği, çocukların güven içinde dolaştığı, konserlerin, festivallerin, kültürel etkinliklerin yapılabildiği modern bir yaşam alanına dönüşmüş durumda.
Bu dönüşüm kolay olmadı.
Bunun arkasında Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay'ın ciddi emeği ve kararlılığı bulunuyor.
Hakkı teslim etmek de gerekir.
Dün akşam konser başlamadan saatler önce alana girdiğimizde ilk dikkatimi çeken şey düzen oldu.
Geniş oturma alanları...
Aydınlatma...
Sahne düzeni...
Güvenlik...
Organizasyon...
Festival atmosferini hissettiren rengârenk lavanta ve çiçek süslemeleri...
Özellikle gece çekilen hava fotoğraflarında alanın ne kadar büyük ve ne kadar doğru planlandığı çok net görülüyor.
Binlerce kişi aynı anda konseri rahatlıkla izledi.
Hiçbir sıkışıklık yaşanmadı.
Gecenin yıldızı ise kuşkusuz Suzan Kardeş oldu.
Konserine İzmir Marşı ile başlaması daha ilk dakikada seyirciyi ayağa kaldırdı.
Ardından Balkan ezgileri, Rumeli türküleri ve sevilen şarkılarıyla alanı adeta büyük bir açık hava eğlencesine çevirdi.
Suzan Kardeş'in en büyük özelliği yalnızca şarkı söylemesi değil.
Seyirciyle kurduğu samimi ilişki...
Esprileri...
Sıcak tavrı...
Sahneden inerek halkın arasına girmesi...
İnsanlarla tek tek selamlaşması...
Onlarla birlikte şarkılar söylemesi...
Onun neden yıllardır sevildiğini bir kez daha gösterdi.
Gecenin en güzel karelerinden biri ise Belediye Başkanı Hatice Gençay ile eşi arasında yaşandı.
Müziğin ritmine kapılan çiftin kısa süreli dansı seyirciler tarafından büyük alkış aldı.
Oldukça doğal ve samimi görüntülerdi.
Festivalin sıcak atmosferine de ayrı bir renk kattı.
Bir başka dikkat çekici ayrıntı ise Başkan Hatice Gençay'ın konser sırasında güvenlik bariyerlerinin kaldırılması yönündeki talimatıydı.
Böylece sanatçı ile vatandaş arasındaki mesafe ortadan kalktı.
İnsanlar Suzan Kardeş'e çok daha yakın olabildi.
Ortaya tam anlamıyla bir festival coşkusu çıktı.
Fotoğraflara dikkatlice baktığınızda aslında gecenin özetini görüyorsunuz.
Binlerce kişinin doldurduğu alan...
Dakikalarca süren alkışlar...
Telefon ışıkları...
Sahneye yürüyen insanlar...
Dans eden çiftler...
Mutlu yüzler...
Ve en önemlisi...
Didim'in uzun yıllardır özlediği büyük organizasyon görüntüsü.
Elbette her festivalde eksikler bulunabilir.
Her organizasyon geliştirilebilir.
Ancak iyi yapılan işi de görmezden gelmek doğru olmaz.
Gazetecilik taraf tutmak değil, gerçeği yazmaktır.
Ben dün akşam gördüğümü yazıyorum.
Mavişehir Kültür ve Yaşam Merkezi bugün Didim'e değer katan önemli bir yatırım haline gelmiştir.
Lavanta & Aromaterapi Festivali de buna yakışır bir başlangıç yapmıştır.
İşte bu yüzden yazının başındaki sözü bir kez daha tekrarlıyorum:
"Yiğido'yu öldür ama hakkını ver."
Dün akşam Didim'de hakkı teslim edilmesi gereken güzel bir organizasyon vardı.
Ve Didimliler bunun keyfini doyasıya yaşadı.
Ek Fotoğraflar




















Yorumlar (0)
İlginizi Çekebilir




