

DİDİM'DE NARDUGAN GECESİ: GÜNEŞİN HATIRLADIĞI İNSANLIK
Yusuf Mehmet Sarışın yazdı: Didim Belediyesi Nardugan Bayramı’nı Kent Meydanı’nda vatandaşlarla birlikte kutladı.
DidimBelediyesi
Yayın: 22 Aralık 2025 - Pazartesi - Güncelleme: 22.12.2025 06:51:00
Editör -
Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 8 dk.


DİDİM'DE NARDUGAN GECESİ: GÜNEŞİN HATIRLADIĞI İNSANLIK
Yusuf Mehmet Sarışın yazdı: Didim Belediyesi Nardugan Bayramı’nı Kent Meydanı’nda vatandaşlarla birlikte kutladı.
Kültürümüzde güneşin yeniden doğuşunu simgeleyen, gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başlamasını; yani ışığın ve umudun yeniden doğuşunu anlatan bu kadim gece, doğa, bereket, birlik ve yeni başlangıçların bayramıdır.
Nardugan; insanın gökyüzüyle, toprakla ve birbirleriyle kurduğu en eski dostluk sözleşmelerinden biridir.
Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay'ın katılımıyla, akşam saatlerinde bando ve animasyonlarla başlayan şenlik, dilek bağlama ve nar kırma ritüeliyle devam etti; ritimler, kahkahalar ve paylaşılan umutlarla son buldu. Kent Meydanı’nda sadece bir takvim günü değil, binlerce yıllık bir hafıza canlandı.
Gecenin En Uzun Olduğu An, Işığın En Güçlü Olduğu Andır
Orta Asya bozkırlarında, göğün çadır, yıldızların kandil olduğu çağlarda insanlar gökyüzüne bakmayı takvim yapmıştı. Güneş, sadece ısıtan bir küre değil; yol gösteren, öğreten, kızan ve affeden bir varlıktı. Türk boyları ona “Gün Ana” derdi. Çünkü o her yıl gider, ama mutlaka geri dönerdi.
Nardugan, işte bu dönüşün bayramıdır.
Ekinoks ile birlikte doğa, “ben buradayım” der. Gündüzle gece eşitlenir; kimsenin kimseden üstün olmadığı o kozmik denge anı yaşanır. Ardından Güneş yavaşça üstünlüğü ele alır. Karanlık geri çekilir, ışık omuzlarını dikleştirir. İnsan da içinden şöyle mırıldanır:
“Demek ki zor zamanlar sonsuz değilmiş.”
Hunlardan Göktürklere, Uygurlardan Oğuzlara kadar pek çok toplulukta bu gece ateşler yakılır, ak ağaçlar süslenirdi. Rivayete göre Akçam Ağacı, yerle gök arasındaki ekseni temsil ederdi. Dallarına bağlanan bezler dilek değil, evrene gönderilen küçük diplomatik notlardı.
Güneş, Yıldızlar ve Biraz da Mizah
Eski Türk gökbilimcileri yıldızlara bakarak yön bulurdu. Bugün biz aynı yıldızlara bakıp “yarın hava nasıl olacak?” diye telefona soruyoruz. Buna ilerleme diyoruz, ama yıldızlar hâlâ biraz kırgın.
Güneş ise hiç küsmedi.
Her sabah doğdu.
Her akşam battı.
“İnsanlık hâlâ anlamadı ama olsun” dedi.
Nardugan gecesi, Güneş’in insanlığa attığı küçük bir göz kırpmadır.
“Bak,” der,
“Ben buradayım. Umut hâlâ geçerli.”
Nar Kırma Ritüeli: Bereketin Gürültülü Hâli
Nar…
Dışı sert, içi mucize.
Nar kırma ritüeli, Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan sembolik bir bereket çağrısıdır. Nar yere atılır, çatlar, taneler saçılır. O an herkes nefesini tutar. Çünkü inanışa göre taneler ne kadar çok dağılırsa, yıl o kadar bereketli olur.
Ama asıl sır şudur:
Nar kırılırken dilek tutulur.
Çünkü bereket sadece tarladan değil, niyetten de çıkar.
Didim’de narlar kırılırken sadece kabuklar değil, eski sıkıntılar da çatlamıştır belki. Kim bilir? Güneş o sırada mutlaka bakmıştır.
Kadim Bir Bayramın Modern Gülümseyişi
Nardugan, geçmişe dönük bir nostalji değil; geleceğe atılan bilinçli bir adımdır. Işığı hatırlamak, karanlığı inkâr etmek değil; onu aşabileceğini bilmektir.
Kent Meydanı’nda yükselen ritimler, Orta Asya bozkırlarında atılan adımların yankısı gibiydi. Yıldızlar aynı yıldızlar, Güneş aynı Güneş’ti. Değişen tek şey, insanların umutlarını paylaşma biçimiydi.
Ve belki de Nardugan’ın asıl mesajı şuydu:
Işık her zaman geri gelir.
Yeter ki ona bakmayı unutma.
NARDUGAN NIGHT: WHEN THE SUN REMEMBERS HUMANITY
Didim Municipality celebrated the Nardugan Festival together with citizens at the City Square.
In our culture, this ancient night symbolizes the rebirth of the Sun, the shortening of nights and the lengthening of days—meaning the return of light and hope. Nature, abundance, unity, and new beginnings form the core themes of Nardugan.
It is one of humanity’s oldest agreements with the sky and the earth.
The celebration began with bands and performances, continued with wish-tying and the pomegranate-breaking ritual, and concluded with rhythms, laughter, and shared hopes. What came alive was not merely an event, but a memory thousands of years old.
The Longest Night, the Strongest Light
On the steppes of Central Asia, where the sky was a tent and stars were lamps, people read time by looking upward. The Sun was not just a source of warmth—it was a guide, a teacher, sometimes strict, always forgiving. They called it “Mother Sun.” Because it always returned.
Nardugan celebrates that return.
With the Equinox, nature declares balance. Day and night stand equal, reminding humanity of cosmic fairness. Then slowly, light gains strength. Darkness steps back. And humans whisper:
“So hard times are not eternal.”
From the Huns to the Göktürks, from the Uyghurs to the Oghuz tribes, fires were lit and sacred trees decorated. The evergreen tree symbolized the axis between earth and sky. The wishes tied to its branches were not prayers, but polite notes sent to the universe.
A Touch of the Sun, a Wink from the Stars
Ancient Turkic astronomers navigated by stars. Today we ask our phones for directions. Progress, they say. The stars still watch—slightly amused.
The Sun never sulked.
It rose every morning.
It set every evening.
“Humanity may forget,” it said,
“but hope is still valid.”
Nardugan Night is the Sun’s gentle wink:
“I’m still here.”
The Pomegranate Ritual: Loud Abundance
Hard shell, miraculous inside.
Breaking the pomegranate is a ritual of abundance carried from Central Asia to Anatolia. The fruit hits the ground, bursts open, seeds scatter. The more they spread, the more prosperous the year is believed to be.
But the true secret lies here:
A wish is made as the pomegranate breaks.
Because abundance grows not only from soil, but from intention.
Perhaps that night in Didim, not only pomegranates cracked—but old worries too. The Sun surely noticed.
An Ancient Festival with a Modern Smile
Nardugan is not nostalgia; it is a conscious step toward the future. Remembering light does not deny darkness—it proves it can be overcome.
The rhythms in the City Square echoed footsteps once taken on the Central Asian steppes. The stars were the same. The Sun was the same. Only the way people shared hope had changed.
And maybe Nardugan’s true message is this:
Light always returns.
Just don’t forget to look for it.
Ek Fotoğraflar













Yorumlar (0)
İlginizi Çekebilir








