
Bir Dernekten Fazlası: Didim Rumeli Kültürünü Yaşatma ve Dayanışma Derneği
Bu akşam 18.00 - 21.00 arasında dernekte buluşalım.
Yaşam
Yayın: 08 Temmuz 2026 - Çarşamba - Güncelleme: 08.07.2026 11:52:00
Editör -
Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 3 dk.


Bir Dernekten Fazlası: Didim Rumeli Kültürünü Yaşatma ve Dayanışma Derneği
Yusuf Mehmet Sarışın yazdı
Bazı şehirler vardır; geçmişi taş binalarında saklar. Bazıları ise insanların yüreğinde…
Didim, işte ikinci gruba giren kentlerden biridir.
Bu topraklarda yürürken yalnızca Ege'nin rüzgârını hissetmezsiniz. Balkanlardan kopup gelen insanların hasretini, umudunu ve yeniden hayata tutunma azmini de hissedersiniz. Çünkü Didim, yalnızca bir turizm kenti değildir; aynı zamanda bir mübadil kentidir.
Ben de o büyük göçün çocuklarından biriyim.
Ailem, yüz yıl önce Ege'nin öte yakasından bu vatana gelirken yalnızca birkaç eşya getirmedi. Beraberinde bir hayatı, bir dili, bir kültürü, komşuluğu, türküleri, yemekleri ve insan sevgisini de taşıdı. Bu nedenle mübadele benim için tarih kitaplarında kalan bir olay değil, ailemden bana ulaşan yaşayan bir mirastır.
Yıllardır üzerinde çalıştığım "İki Yakanın Hikâyesi", tam da bu ortak hafızayı gelecek kuşaklara aktarabilme düşüncesiyle ortaya çıktı. Çünkü inanıyorum ki tarih yalnızca devletlerin yazdığı belgelerde değil, insanların anlattığı hikâyelerde de yaşar.
Bugün Didim'de bu hafızayı canlı tutan kurumların başında Didim Rumeli Kültürünü Yaşatma ve Dayanışma Derneği geliyor.
Dernek, yalnızca bir çatı kuruluşu değildir. O, geçmişle gelecek arasında kurulan sağlam bir köprüdür.
Rumeli'den Anadolu'ya uzanan yolculuğun unutulmaması için çalışan, gençlere köklerini hatırlatan, dayanışmayı büyüten ve ortak kültürü yaşatan bir gönül hareketidir.
Başkan Yusuf Gökçe'nin yıllardır ortaya koyduğu anlayış da bu bakımdan önemlidir. Turizm sektöründeki deneyimini kültürel değerlerin korunmasına yönelik çalışmalarıyla birleştiren Gökçe, Didim'in yalnızca deniziyle değil, kültürüyle de tanınması gerektiğine inanan isimlerden biridir.
Bir kentin gerçek zenginliği beton yapılarla ölçülmez.
Asıl zenginlik, o kentte yaşayan insanların birbirine sahip çıkmasıdır.
Rumeli kültürü de tam olarak bunu öğretmiştir.
Paylaşmayı…
Komşuluğu…
Bir lokmayı bölüşmeyi…
Zor günlerde omuz omuza durmayı…
Belki de bu yüzden mübadiller gittikleri her yerde kısa zamanda kök salmış, üretmiş, yaşadıkları kentlere değer katmışlardır.
Didim de bunun en güzel örneklerinden biridir.
Bugün burada yaşayan binlerce mübadil ailesinin emeği, alın teri ve birikimi, kentin gelişmesinde önemli bir paya sahiptir. Bu emeğin unutulmaması ise hepimizin ortak sorumluluğudur.
Didim Rumeli Kültürünü Yaşatma ve Dayanışma Derneği, işte bu sorumluluğu taşıyan kurumlardan biridir.
Dilerim ki gelecek yıllarda daha çok kültürel etkinlik düzenlenir, daha çok genç aile büyüklerinin hikâyelerini dinler, daha çok çocuk dedelerinin doğduğu şehirleri merak eder.
Çünkü insan köklerini bildikçe güçlenir.
Köklerine sahip çıkan toplumlar ise geleceğe daha güvenle yürür.
Didim'in yarınlarını inşa ederken, dününü unutmayan herkese selam olsun.
Rumeli'nin gönül iklimi, Didim'in bereketli topraklarında yaşamaya devam etsin.
Ek Fotoğraflar






Yorumlar (0)
İlginizi Çekebilir




