

Alzheimer Sessizce İlerliyor: Hastalık İlk Belirtilerden 20 Yıl Önce Başlayabiliyor
Prof. Dr. Neşe Tuncer: “Alzheimer riskini sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla önemli ölçüde azaltmak mümkün”
Sağlık
Yayın: 20 Eylül 2026 - Pazar - Güncelleme: 20.09.2026 09:56:00
Editör -
Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 11 dk.


Alzheimer Sessizce İlerliyor: Hastalık İlk Belirtilerden 20 Yıl Önce Başlayabiliyor
Prof. Dr. Neşe Tuncer: “Alzheimer riskini sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla önemli ölçüde azaltmak mümkün”
Röportaj: Yusuf Mehmet Sarışın
Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte Alzheimer hastalığının görülme sıklığı da giderek artıyor. Türkiye’de yaklaşık 700 bin kişinin mücadele ettiği hastalığın, yalnızca hastayı değil ailesini ve yakın çevresini de derinden etkilediği belirtiliyor. Mevcut tahminlere göre Alzheimer hastalarının sayısının 2050 yılına kadar yaklaşık 2,5 katına çıkması bekleniyor.
Acıbadem Ataşehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer ile 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla hastalığın erken belirtilerini, risk faktörlerini, korunma yollarını ve tanı ile tedavideki yeni gelişmeleri konuştuk.
Alzheimer hastalığı nasıl ortaya çıkıyor?
Prof. Dr. Neşe Tuncer: Alzheimer, beyin hücrelerinin ilerleyici biçimde hasar görmesi ve zamanla kaybedilmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Sinsice başlar ve yıllar içerisinde ilerler. Hastalığın ilk dönemlerinde genellikle yakın zamanda yaşanan olayların unutulması, aynı soruların tekrar tekrar sorulması ve günlük yaşamda sık kullanılan kelimelerin hatırlanamaması gibi belirtiler görülür.
İlerleyen evrelerde kişinin planlama becerisi zayıflar, zaman ve mekân algısı bozulur. Kişilik değişiklikleri ortaya çıkabilir. Hastalığın ileri dönemlerinde ise birey, en temel günlük ihtiyaçlarını bile tek başına karşılayamaz hale gelebilir.
Alzheimer yalnızca hastayı mı etkiliyor?
Prof. Dr. Neşe Tuncer: Hayır. Alzheimer hastalığı bireysel olduğu kadar ailevi ve toplumsal bir sağlık sorunudur. Hastalığın ilerleyici yapısı nedeniyle birey zaman içerisinde bağımsızlığını kaybeder. Bu süreçte bakım veren aile üyeleri de ciddi fiziksel, psikolojik ve ekonomik yüklerle karşı karşıya kalır.
Bu nedenle Alzheimer hastalığıyla mücadele ederken yalnızca hastayı değil, hastanın ailesini ve bakım veren yakınlarını da destekleyen bütüncül bir yaklaşım benimsenmelidir.
Hastalık ilk belirtilerden ne kadar önce başlıyor?
Prof. Dr. Neşe Tuncer: Alzheimer hastalığına ilişkin değişiklikler, ilk belirtilerin ortaya çıkmasından yaklaşık 20 yıl önce beyinde başlayabiliyor. Dolayısıyla 70’li yaşlarında bellek yakınması yaşayan bir bireyde hastalık süreci aslında 50’li yaşlarda başlamış olabilir.
Bu durum, orta yaşlarda sağlıkla ilgili aldığımız kararların yaşlılık dönemindeki beyin sağlığımızı doğrudan etkileyebileceğini gösteriyor. Beyin sağlığını korumaya yönelik önlemlerin ileri yaşlara bırakılmaması, erken yaşlardan itibaren günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesi gerekiyor.
Alzheimer hastalığına zemin hazırlayan başlıca etkenler nelerdir?
Prof. Dr. Neşe Tuncer: Yaş ve genetik yatkınlık, değiştiremeyeceğimiz risk faktörleri arasında yer alıyor. Ancak yaşam biçimiyle ilişkili birçok risk faktörünü kontrol altına almamız mümkün.
Düzenli egzersiz yapmamak, kontrolsüz yüksek tansiyon ve kolesterol, tedavi edilmeyen hipertansiyon ve işitme kaybı, diyabet, insülin direnci, obezite, sigara ve alkol kullanımı Alzheimer riskini artırabilen etkenler arasındadır.
Sosyal izolasyon, yalnızlık, yetersiz ve kalitesiz uyku, sağlıksız beslenme, aşırı şeker, işlenmiş gıdalar ve trans yağ ağırlıklı beslenme de beyin sağlığını olumsuz etkiler. Bunların yanı sıra depresyon, kafa travması öyküsü ve hava kirliliğine uzun süre maruz kalmak da önemli risk faktörleri arasında değerlendirilmektedir.
Alzheimer riskini tamamen ortadan kaldırmak mümkün mü?
Prof. Dr. Neşe Tuncer: Alzheimer riskini tamamen ortadan kaldırdığımızı söyleyemeyiz. Ancak bilimsel veriler, sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla bu riskin önemli ölçüde azaltılabileceğini gösteriyor.
Kalp ve damar sağlığını koruyan önlemlerin büyük bölümü aynı zamanda beyin sağlığını da korumaktadır. Bu nedenle egzersiz, sağlıklı beslenme, kaliteli uyku ve kronik hastalıkların kontrolü son derece önemlidir.
Alzheimer Riskini Azaltmada 10 Etkili Önlem
1. Düzenli egzersiz yapmak neden önemli?
Prof. Dr. Neşe Tuncer: Düzenli fiziksel aktivite beyin sağlığının korunmasında önemli bir rol oynar. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını öneriyoruz. Tempolu yürüyüş, yüzme ve bisiklete binme bu egzersizler arasında sayılabilir.
Düzenli egzersiz, beynin bellek merkezi olan hipokampusun korunmasına ve yeni sinir bağlantılarının oluşmasına katkıda bulunur. Bilimsel çalışmalar, fiziksel aktivitenin bilişsel gerileme ve Alzheimer riskinin azaltılmasına önemli katkılar sağladığını göstermektedir.
2. Nasıl beslenmeliyiz?
Prof. Dr. Neşe Tuncer: Özellikle Akdeniz tipi beslenme, beyin ve damar sağlığını destekler. Sebze, meyve, zeytinyağı, balık, kuruyemiş ve tam tahılların ağırlıklı olduğu bir beslenme düzeni benimsenmelidir.
Haftada en az iki kez balık tüketmek, omega-3 yağ asitleri sayesinde beyin hücrelerinin korunmasına yardımcı olabilir. İşlenmiş gıdalardan, aşırı şekerden ve trans yağ içeren ürünlerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.
3. Kaliteli uyku Alzheimer riskini etkiliyor mu?
Prof. Dr. Neşe Tuncer: Evet. Her gece 7-8 saat kaliteli ve kesintisiz uyku, beynin gün içerisinde biriken zararlı proteinleri temizleyen glimfatik sisteminin etkin çalışması açısından büyük önem taşır.
Uyku apnesi bulunan kişilerde kaliteli uyku düzeni bozulabilir. Bu nedenle horlama, uykuda nefes kesilmesi ve gündüz aşırı uyku hali gibi şikâyetler varsa kişi mutlaka değerlendirilmelidir. Uyku apnesi ihmal edilmemeli ve tedavi edilmelidir.
4. Beyni aktif tutmak koruyucu olabilir mi?
Prof. Dr. Neşe Tuncer: Yaşam boyu öğrenmek, okumak, yeni beceriler edinmek, yeni bir dil öğrenmek veya enstrüman çalmak beynin “bilişsel rezervini” güçlendirir.
Bilimsel çalışmalar, iki dil konuşan bireylerde Alzheimer belirtilerinin 4-5 yıl daha geç ortaya çıkabildiğini göstermektedir. Burada önemli olan, beynin sürekli olarak yeni bilgilerle ve zihinsel etkinliklerle çalıştırılmasıdır.
5. Sosyal ilişkiler neden önemli?
Prof. Dr. Neşe Tuncer: Sosyal izolasyon ve düşük sosyal bağlantı, bilişsel gerileme ve Alzheimer açısından değiştirilebilir risk faktörleri arasındadır.
Aile ve arkadaşlarla düzenli iletişim kurmak, toplumsal etkinliklere katılmak, sosyal yaşamın içerisinde kalmak ve gönüllülük çalışmalarında bulunmak beyin sağlığını destekler. Yalnızlaşmamak ve sosyal hayattan kopmamak koruyucu yaklaşımın önemli bir parçasıdır.
6. Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri kontrolü neden gerekli?
Prof. Dr. Neşe Tuncer: Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve yüksek kan şekeri hem damar hem de beyin sağlığını olumsuz etkileyebilir.
Hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterolün erken dönemde belirlenmesi, düzenli takip edilmesi ve uygun şekilde tedavi edilmesi, ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek bilişsel gerileme ve Alzheimer riskinin azaltılması açısından son derece önemlidir.
7. Sağlıklı kilonun korunması beyni de koruyor mu?
Prof. Dr. Neşe Tuncer: Fazla kilo ve obezite, ilerleyen yaşlardaki bilişsel sağlık açısından önemli ve değiştirilebilir risk faktörleridir.
Sağlıklı kilonun korunması yalnızca Alzheimer riskinin azaltılmasına yardımcı olmaz; aynı zamanda tansiyon, kan şekeri ve kolesterol gibi diğer önemli risk faktörlerinin kontrol edilmesine de katkı sağlar.
8. Sigara ve alkol kullanımı nasıl bir risk oluşturuyor?
Prof. Dr. Neşe Tuncer: Sigara ve alkol kullanımı beyin sağlığını olumsuz etkileyebilen değiştirilebilir risk faktörleri arasındadır. Bu nedenle sigara ve alkolden uzak durmak, Alzheimer riskinin azaltılması amacıyla atılabilecek önemli adımlardandır.
9. İşitme kaybı neden ihmal edilmemeli?
Prof. Dr. Neşe Tuncer: İşitme kaybı, kişinin sosyal yaşamdan uzaklaşmasına ve zihinsel uyarımının azalmasına yol açabilir. İşitme kaybı fark edildiğinde değerlendirme geciktirilmemelidir.
Uygun hastalarda işitme cihazı gibi desteklerin kullanılması, iletişimin ve sosyal bağların korunmasına yardımcı olur. İşitme kaybının tedavisi, Alzheimer riskini azaltmaya yönelik bütüncül yaklaşımın önemli bir bölümüdür.
10. Kafa travması ve hava kirliliği de risk faktörü mü?
Prof. Dr. Neşe Tuncer: Kafa travmaları ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlığı etkileyebilir. Özellikle spor yaparken, bisiklet veya motosiklet kullanırken koruyucu ekipmanlardan yararlanılması gerekir.
Hava kirliliğine uzun süre maruz kalmak da beyin sağlığını olumsuz etkileyebilecek faktörler arasında değerlendirilmektedir. Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine maruz kalmayı mümkün olduğunca azaltmak önemlidir.
Erken Tanı ve Tedavide Yeni Dönem
Alzheimer hastalığında erken tanı neden kritik önem taşıyor?
Prof. Dr. Neşe Tuncer: Erken tanı, tedavinin başarısı ve hastalığın yönetimi açısından kritik öneme sahiptir. Hastalığın erken dönemde belirlenmesi, kişinin mevcut yetilerini daha uzun süre korumasına yönelik tedavi ve yaşam düzenlemelerinin zamanında yapılabilmesine imkân sağlar.
Ayrıca hasta ve ailesi geleceğe ilişkin bakım, hukuki işlemler ve ekonomik planlamalarını daha sağlıklı biçimde yapabilir.
Tanı alanında hangi yeni gelişmeler yaşanıyor?
Prof. Dr. Neşe Tuncer: Son yıllarda erken tanı konusunda çığır açıcı gelişmeler yaşanmıştır. ABD Gıda ve İlaç Dairesi, Alzheimer hastalığının tanısına yardımcı olan ilk kan testini onayladı. Bu test, beyindeki Alzheimer ile ilişkili proteinleri kandaki biyobelirteçler üzerinden yüksek doğrulukla belirleyebiliyor.
Biyobelirteçler sayesinde hastalığın biyolojik özelliklerinin daha erken dönemde ortaya konulması mümkün hale geliyor. Ancak kan testi tek başına kesin tanı anlamına gelmez. Sonuçların nöroloji uzmanı tarafından hastanın klinik bulguları ve diğer incelemeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Alzheimer tedavisinde umut veren gelişmeler var mı?
Prof. Dr. Neşe Tuncer: Hastalığın seyrini yavaşlatmaya yönelik yeni tedaviler, Alzheimer ile mücadelede umut veren gelişmeler arasında yer alıyor. Bu tedaviler her hasta için uygun olmayabilir. Hastalığın evresi, biyobelirteç sonuçları, kişinin genel sağlık durumu ve olası yan etkiler birlikte değerlendirilmelidir.
Erken tanı, uygun hastalarda yeni tedavi seçeneklerinin zamanında değerlendirilebilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.
Son olarak topluma hangi mesajı vermek istersiniz?
Prof. Dr. Neşe Tuncer: Alzheimer yalnızca ileri yaşlarda düşünülmesi gereken bir hastalık değildir. Beyin sağlığını korumaya yönelik adımların çocukluk ve gençlik dönemlerinden itibaren benimsenmesi gerekir.
Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, kaliteli uyumak, sosyal ilişkileri güçlü tutmak, yeni şeyler öğrenmek ve tansiyon, kolesterol ile kan şekerini kontrol altında tutmak gelecekteki beyin sağlığımıza yapılan önemli bir yatırımdır.
Unutkanlık günlük yaşamı etkilemeye başladıysa, aynı sorular sürekli tekrarlanıyorsa, kişi tanıdığı yerlerde yönünü kaybediyor veya günlük işlerini yapmakta zorlanıyorsa “yaşlılıktandır” denilerek geçiştirilmemeli; zaman kaybetmeden bir nöroloji uzmanına başvurulmalıdır.
Ek Fotoğraflar



Yorumlar (0)
İlginizi Çekebilir







