Why Did Val and Anthony Handforth Choose Didim?

Interview by Yusuf Mehmet Sarışın - I had never seen so many British people together in Didim before. I came across this gathering at Al-Dantas, the British restaurant run by Necmettin Tekindağ on Karakuyu Street in the Çamlık neighbourhood.

Turizm Yayın: 29 Eylül 2026 - Salı - Güncelleme: 29.09.2026 08:28:00
Editör - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 10 dk.
Google News

Why Did Val and Anthony Handforth Choose Didim?

Interview by Yusuf Mehmet Sarışın - I had never seen so many British people together in Didim before. I came across this gathering at Al-Dantas, the British restaurant run by Necmettin Tekindağ on Karakuyu Street in the Çamlık neighbourhood.

The only available seats were at Val and Anthony Handforth’s table outside the restaurant. I asked if I could join them, and they welcomed me. We introduced ourselves. As time went by, our conversation turned into an interview. It also gave me a chance to explore a question I had been asking myself: Why do British people choose Didim and make a life here?

Yusuf Mehmet Sarışın: How did your connection with Didim begin?

Anthony Handforth: We first came to Turkey for a one-week holiday. At the time, we were planning to go to Spain to look for a holiday home. But Val liked Turkey from the very first day. She said, “Why don’t we buy here instead?” That changed our plans.

Did you find a home during that first visit?

We looked at a couple of apartments, but they had already been sold. Properties were selling quickly then. After we returned to England, we found a house on a website. It was still partly built. We asked for more photographs, and Val immediately liked what she saw. I came back to Didim with our daughter, met the solicitor, dealt with the bank and bought the house during that visit. It is the house we still have today.

So your family’s connection with Didim has lasted for about twenty years. Do your children visit too?

Yes. We have a son and a daughter, and we now have grandchildren. Our daughter Sarah has been here. Our son Simon used to come with me in March. We would clean the house after the winter, get it ready for our holiday and do any jobs that needed doing. I like working on the house. I’ve painted railings and walls and always found something to keep me busy.

You are an electrical engineer. Do you work in Didim?

My business is in England. I can use a computer here to deal with documents and sign paperwork for the business. My son is taking over more of the work now, because I want to retire. We also have other engineers who send me documents when they need my signature.

You have watched Didim change over the years. What stands out to you?

Didim was smaller when we first came, and it was growing quickly. A great deal has changed. In my view, it grew so fast that it lost some of its character. In the early years, we saw more Turkish folk dancing, music and other traditional entertainment. We enjoyed Turkish singers. I would like visitors to have more chances to experience those things today.

How do you feel about the people of Didim?

They are very friendly and helpful. Most of the people on our street are Turkish. We don’t speak much Turkish, but we talk to our neighbours and have become friends. Once, Val fell in the street. People stopped their cars, got out and helped her. That meant a lot to us.

I also had a scooter accident. One of our Turkish friends came, took me to a clinic and stayed with us while we dealt with everything. We have friendships here that have lasted many years.

Do you follow what is happening in Turkey?

Yes, I follow the news. From what I see, the economy has become more difficult, and tourism is feeling the pressure too. Economic problems affect many countries, but I can see changes here compared with earlier years. That is my own view as someone who has been coming to Didim for a long time.

When you think about Didim, what matters most to you?

The friendships. I can talk to people here, and they are willing to help. We have a home in Didim, but it is the people around us who make us feel welcome.

…………………………………………………………………………………..

Val ve Anthony Handforth Neden Didim’i Seçti?

Röportaj: Yusuf Mehmet Sarışın

Didim’de ilk kez bu kadar çok Büyük Britanya vatandaşını bir arada gördüm. Bu kalabalığa, Çamlık Mahallesi Karakuyu Caddesi’nde Necmettin Tekindağ’ın işlettiği Al-Dantas İngiliz Restoranı’nda rastladım.

Yalnızca Val ve Anthony Handforth çiftinin masasında yer vardı. Onlar da restoranın dışında oturuyordu. İzin isteyip masalarına oturdum; tanıştık. Vakit ilerledikçe sohbetimiz bir röportaja dönüştü. Böylece bir süredir aklımdaki “İngilizler neden Didim’i tercih ediyor ve burada bir yaşam kuruyor?” sorusunu da onlara sorma fırsatı buldum.

Yusuf Mehmet Sarışın: Didim’le tanışmanız nasıl başladı?

Anthony Handforth: Türkiye’ye ilk kez bir haftalık tatil için geldik. O sırada İspanya’ya gidip bir yazlık ev bakmayı planlıyorduk. Ancak Val, Türkiye’yi daha ilk gün çok sevdi. “Neden evi burada almıyoruz?” dedi. Planımız böyle değişti.

İlk gelişinizde bir ev bulabildiniz mi?

Birkaç daireye baktık ama onlar satılmıştı. O dönemde evler çok hızlı satılıyordu. İngiltere’ye döndükten sonra bir internet sitesinde henüz inşaatı tamamlanmamış bir ev gördük. Daha fazla fotoğraf istedik. Val fotoğrafları görünce evi hemen beğendi. Kızımızla birlikte yeniden Didim’e geldim; avukat ve banka işlemleriyle ilgilenip o ziyaret sırasında evi satın aldım. Bugün hâlâ aynı evimiz var.

Ailenizin Didim’le bağı yaklaşık yirmi yıldır sürüyor. Çocuklarınız da geliyor mu?

Evet. Bir oğlumuz ve bir kızımız var; artık torunlarımız da var. Kızımız Sarah buraya geldi. Oğlum Simon da eskiden mart ayında benimle gelirdi. Kışın ardından evi temizler, tatil için hazırlar, yapılacak işleri hallederdik. Evde çalışmayı seviyorum. Korkulukları, duvarları boyadım; her zaman uğraşacak bir iş buldum.

Elektrik mühendisisiniz. İşinizi Didim’den de sürdürüyor musunuz?

İşim İngiltere’de. Buradayken bilgisayar üzerinden işle ilgili belgeleri inceleyip imzalayabiliyorum. Artık emekli olmak istediğim için oğlum işlerin daha büyük bölümünü üstleniyor. Birlikte çalıştığımız diğer mühendisler de gerektiğinde imzalamam için belgeleri gönderiyor.

Didim’in yıllar içindeki değişimine tanıklık ettiniz. Sizi en çok ne etkiledi?

İlk geldiğimizde Didim daha küçüktü ve hızla büyüyordu. Çok şey değişti. Bana göre o kadar hızlı büyüdü ki eski karakterinin bir bölümünü kaybetti. İlk yıllarda Türk halk oyunlarını, müziğini ve geleneksel eğlenceleri daha çok görürdük. Türk şarkıcıları dinlemekten hoşlanırdık. Bugün de ziyaretçilerin bunları yaşamak için daha fazla fırsatı olmasını isterim.

Didim halkıyla ilişkiniz nasıl?

İnsanlar çok cana yakın ve yardımsever. Sokağımızdaki komşularımızın çoğu Türk. Türkçeyi fazla konuşamasak da komşularımızla sohbet ediyor, arkadaşlık kuruyoruz. Val bir gün sokakta düştüğünde sürücüler araçlarını durdurup inerek ona yardım etti. Bu bizim için çok değerliydi.

Ben de bir motosiklet kazası geçirmiştim. Türk arkadaşlarımızdan biri gelip beni kliniğe götürdü ve işlemler sırasında yanımızda kaldı. Burada yıllardır süren dostluklarımız var.

Türkiye’deki gelişmeleri izliyor musunuz?

Evet, haberleri takip ediyorum. Gördüğüm kadarıyla ekonomi zorlaştı; turizm de bundan etkileniyor. Ekonomik sorunlar pek çok ülkede yaşanıyor ama ben burada da önceki yıllara göre değişiklikler görüyorum. Bu, uzun zamandır Didim’e gelen biri olarak benim kişisel değerlendirmem.

Didim’i düşündüğünüzde sizin için en önemli şey nedir?

Dostluklar. Burada insanlarla konuşabiliyorum ve yardıma ihtiyaç duyduğumuzda yanımızda oluyorlar. Didim’de bir evimiz var; fakat bizi burada hoş karşılanmış hissettiren, çevremizdeki insanlar. 

Ek Fotoğraflar
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.