

BEDRİ ALTINTAŞ RÖPORTAJI - BÖLÜM 2 — EN BÜYÜK SORUNLARIMIZ MALİYET, TANITIM VE KALİFİYE ELEMAN
Yusuf Mehmet Sarışın yazdı - Yusuf Mehmet Sarışın: Bir otel işletmecisi olarak bugün sizi en çok zorlayan üç sorun nedir? Maliyetler, personel bulma, ulaşım, altyapı ve sezonun süresi arasında hangisi ilk sırada?
Turizm
Yayın: 27 Eylül 2026 - Pazar - Güncelleme: 27.09.2026 16:28:00
Editör -
Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 5 dk.


BEDRİ ALTINTAŞ RÖPORTAJI - BÖLÜM 2 — EN BÜYÜK SORUNLARIMIZ MALİYET, TANITIM VE KALİFİYE ELEMAN
Yusuf Mehmet Sarışın yazdı
Yusuf Mehmet Sarışın: Bir otel işletmecisi olarak bugün sizi en çok zorlayan üç sorun nedir? Maliyetler, personel bulma, ulaşım, altyapı ve sezonun süresi arasında hangisi ilk sırada?
Bedri Altıntaş: Şimdi altyapı sorunumuz var ama çok değil. Altyapı, ulaşım; yani o da yine belki idare edilebilir. Ama en büyük zorlayan şeylerden biri bizim tanıtım ve kalifiye eleman.
Biz Didim’i iyi tanıtalım. Bir de maliyetler var. Zaten en büyük şey maliyet. Maliyet de sonuçta ekonomiye dayanıyor. İnsanların durumları belli.
Bugün emeklilik şehri olduk zaten biz burada. O da başka bir konu. Orası Didim turizmi için başka ele alınmalı. Bak, hepimiz emekliyiz. Ama gerçekten Didim turizmle gelecekse bu emekli olayını da bir ele almamız lazım.
Yani biz gerçekten turist getirip burada turizm mi yapacağız? Yoksa emeklileri burada barındırıp — yanlış anlaşılmasın — turisti getirmeyecek miyiz buraya?
Turizm kenti mi?
İkisinden biri konusunda bir karar verecek burası.
Yetkililer bununla ilgili nasıl bir önlem alır veya turizmde nasıl bir çalışma yapar? Tabii ki bununla ilgili düşüncelerimiz var. Önerilerimiz de olacak. Ama biz bu konuyu ele almalıyız.
Bunu söylerken de emeklileri dışlamak gibi anlaşılmasın. Ben bir şeyler konuştuğum zaman hemen böyle ters anlaşılıyor. İnsanlarımızı seviyoruz.
Ama hakikaten sen sabahın beşinde, altısında sahile gelir, örtünü oraya serersen; ondan sonra karpuzu yiyip kabuğunu oraya gömersen, çöpünü de orada bırakırsan, iki tane suyu alıp gelir, sabunla o sahilde yıkanırsan...
Tabii bunu herkes için söylemiyoruz.
Ama bu bir görüntüdür işte.
Ondan sonra belediye çeşmesinden su doldurup eve götürürsen...
Gelen bir turist buraya nasıl gelecek?
Biz turizmle ilgili, Turizm Derneği’ndeyken, Turizm Haftalarında bunları çok oturduk, konuştuk, tartıştık.
Bir tane turizm müdürü vardı, Murat diye bir arkadaş. Bana, “Bedri, sizi biraz inciteceğim” dedi. Ben de, “Hiç sorun değil” dedim. Ben de o zaman turizm sözcüsü olarak orada konuşmacıydım.
Sonra sıra Murat’a geldi. Dedi ki:
“Siz turizmciler, Didim’de turizm işi yapıyorsunuz. Ben buraya tatile geldim. Cebimde de 2 bin Euro param var. Hadi buyurun, alın benden bunu.”
Lafı görüyor musun?
Ne demek istedi şimdi bu adam?
“Hadi buyurun. Bir mekân gösterin. Yemek yiyeceğim bir yer gösterin. Oturup eğleneceğim bir mekân gösterin. Gideceğim bir yer gösterin. Alın o 2 bin Euro’yu benden.”
Yok, dedi.
İşte o yüzden Didim’in bunu iyi değerlendirmesi lazım.
25 yıldır bak, otelcilik yapıyorum. Evet, benim işime geliyor. Niye geliyor? Çünkü gurbetçi geliyor. Belli bir şey yapmışız biz. İşte o iki ayda ne aldıysak, sonra Allah kerim.
Öyle gidiyoruz.
Yazın turistik otel, kışın başka şekilde devam ediyoruz. Yani o şekilde gidiyor. Kent oteli de olamıyoruz maalesef.
Yusuf Mehmet Sarışın: Didim’de turizm sezonu sizin için fiilen ne zaman başlıyor, ne zaman bitiyor? Otellerin daha uzun süre açık kalabilmesi için somut olarak ne yapılması gerekiyor?
Bedri Altıntaş: Şimdi biz daha önce Haziran’ın 15’inden sonra yüzde 50-60 kapasiteleri yakalardık.
Temmuz’un 25’inden sonra da yüzde 80-90’ları yakalıyorduk.
Bu, Eylül’ün 5-6’sına kadar devam ederdi.
Sonra başlangıç Temmuz’un 5’i oldu, 10’u oldu, 20’si oldu.
İşte geçen sene Ağustos’un 5’inde biz yüzde 100’ü yakaladık.
Bu sene de Ağustos’un 10’unda yüzde 100’ü yakaladık.
Ne zamana kadar?
Eylül’ün 10’una kadar.
Yani bir ay burada biz iş yaptık.
Geri kalan dönemde de Temmuz’u düşünebiliyor musun? Yüzde 50, yüzde 60’la gitti.
Temmuz ayı!
DEVAM EDECEK
Ek Fotoğraflar

Yorumlar (0)
İlginizi Çekebilir








