BEDRİ ALTINTAŞ RÖPORTAJI – 1. BÖLÜM: DİDİM İÇİN BURADAYIZ

Deneyimli turizmci Didim Ticaret Odası seçimlerinde Beyaz Liste ile yeniden aday -Yusuf Mehmet Sarışın yazdı

Turizm Yayın: 27 Eylül 2026 - Pazar - Güncelleme: 27.09.2026 15:53:00
Editör - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 4 dk.
Google News

BEDRİ ALTINTAŞ RÖPORTAJI – 1. BÖLÜM: DİDİM İÇİN BURADAYIZ

Deneyimli turizmci Didim Ticaret Odası seçimlerinde Beyaz Liste ile yeniden aday

Yusuf Mehmet Sarışın yazdı

Grand Didyma Hotel sahibi ve Didim Ticaret Odası Turizm Meslek Grubu Başkanı Bedri Altıntaş, 4 Ekim’de yapılacak Meslek Komitesi ve Meclis Üyeliği seçimlerinde Beyaz Liste ile yeniden aday olduğunu açıkladı. Altıntaş ile Didim turizminin geçmişini, bugününü, turizm sezonunun giderek kısalmasını, plansız yapılaşmayı, turizmcinin yaşadığı sorunları ve yapılması gerekenleri konuştuk. Yapıştırılan metin

BÖLÜM 1 — “1991’DE GELDİĞİMDE DİDİM ÇOK BAKİRDİ”

Yusuf Mehmet Sarışın: Yıllardır Didim’de otel işletiyorsunuz. Bugünün Didim turizmini, işletmeye başladığınız yıllarla karşılaştırdığınızda en büyük değişim ne? İlçe hangi konuda ilerledi, hangi konuda yerinde saydı? Yapıştırılan metin

Bedri Altıntaş: İşte çok konuda geriledi. Gerilemenin nedeni; örneğin 1991 yılında geldiğimde Didim çok bakirdi. Çok güzeldi. Altınkum çok bakirdi. İnanılmaz turist vardı.

Evet, belki otel, konaklama anlamında eksikti. Pansiyonculuk vardı, birkaç tane otel vardı. İnsanlar para verip kalacak yer arıyordu. Ben biliyorum, burada inanılmaz bir turizm sezonu olurdu.

Sahilde kuyumcular vardı. Halıcılar, dericiler vardı. Yol orasıydı, ana cadde orasıydı. Şimdiki gibi değildi. Çok çok güzeldi.

Şimdi mesela iş merkezinin olduğu yer Kurbağalıdere’ydi. Orada gazinolar vardı; böyle çadırlı, ahşaplı falan. Eğlencenin merkezi oraydı. Altınkum değil, bu arka taraftı. Oralar bomboştu. Dereydi. Bu tarafta hep böyle gazinolar vardı. Öbür tarafa da geçemiyordun zaten. Tarlaydı, kamışlıktı. Acayip de güzeldi.

Bazen şimdi oturup düşünüyorum. Bizim otelin olduğu yer bile o bölgenin içindeydi. İş merkezi de o derenin üzerinde. O suyun üzerinde kuruldu onlar. Ta buraya kadar geliyordu. Bu otel de öyle. Suyun üzerinde. Bu bölge böyle bir dereydi, Kurbağalıdere.

O yüzden inşaat, evet, olmazsa olmaz. Ama bu planlı gitseydi, 4-5-6 katlara çıkmazdık. Didim için bu bir handikap.

Didim’in en büyük özelliği ne? Bizde ters rüzgâr esiyor. Biz denizi ne kadar kirletirsek kirletelim — ki kirletiyoruz — doğa yine onu temizliyor. Biz insanoğlu zaten her şeyi kirletiyoruz. Ama ona rağmen o doğa direniyordu.

Neden direniyordu?

Çünkü ters rüzgâr esiyordu.

Şimdi baktığında, ta tepelere yüksek yüksek binalar kuruluyor. Altınkum’un üzerinde dahi o ters rüzgâr şu anda denize çok zor ulaşıyor. O rüzgârın önü kesildi. Dikkat et, Altınkum’a git; yosunlaşmaya başladı. Fark ediyorsunuz onu.

Niye?

Bu binaların, betonlaşmanın o rüzgârı kesmesi nedeniyle. Kesti işte. Denize alıp götürmüyor.

Dikkatli bak. Altınkum’u o rüzgâr böyle süpürürdü, denize doğru götürürdü. Kışın dalgalar kumu buraya iterdi. Ondan sonra bahar ve yaz geldiğinde o rüzgâr tekrar onu denize iterdi. Plaj kendi kendini temizliyordu.

Şimdi traktörlerle yapıyorlar.

Tamam, temizlik şart. Olmazsa olmaz, o da. Ama gerçekten bu inşaat ve plansız yapılaşma çok kötü oldu.

DEVAM EDECEK

 

Ek Fotoğraflar
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.