Didim'de Muharrem Ayı ve Kerbela'nın Işığında Birlik Mesajı
İslam âleminin en mübarek aylarından biri olan Muharrem ayına ulaşmanın manevi huzurunu yaşıyoruz. Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem, aynı zamanda yeni bir İslam yılının başlangıcını ifade eder.
Yaşam
Yayın: 18 Haziran 2026 - Perşembe - Güncelleme: 18.06.2026 12:22:00
Editör -
Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 5 dk.


Didim'de Muharrem Ayı ve Kerbela'nın Işığında Birlik Mesajı
Yusuf Mehmet Sarışın Yazdı
Genel Yayın Yönetmeni – Yeni Didim Haberim
İslam âleminin en mübarek aylarından biri olan Muharrem ayına ulaşmanın manevi huzurunu yaşıyoruz. Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem, aynı zamanda yeni bir İslam yılının başlangıcını ifade eder.
1448 Hicri yılına girdiğimiz bu günlerde, başta Didim'de yaşayan Alevi-Bektaşi canlarımız olmak üzere tüm vatandaşlarımızın Muharrem ayını saygıyla selamlıyorum. Muharrem ayının 2026 yılı itibarıyla 16 Haziran'da başladığı ve Aşure Günü'nün 25-26 Haziran tarihlerine denk geldiği kabul edilmektedir.
Didim, Türkiye'nin birçok kentinden farklı olarak kültürel çeşitliliğiyle öne çıkan bir ilçedir. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan gelen vatandaşlarımızın yerleşmesiyle birlikte Alevi-Bektaşi kültürü kentimizin sosyal dokusunda önemli bir yer edinmiştir. Bu nedenle Muharrem ayı, Didim için sadece dini bir zaman dilimi değil; aynı zamanda kardeşliğin, dayanışmanın ve ortak acıları paylaşmanın da ayıdır.
Muharrem ayı, İslam'ın dört haram ayından biridir. Kur'an-ı Kerim'de savaşmanın ve kan dökmenin yasaklandığı kutsal aylar arasında yer alır. Bu ay, Müslümanlar için ibadet, tefekkür, sabır ve nefis muhasebesi zamanıdır. İslam tarihçileri, Muharrem'in "Allah'ın ayı" olarak anıldığını ve manevi değerinin son derece yüksek olduğunu belirtmektedir.
Ancak Muharrem denildiğinde akla ilk gelen olay hiç şüphesiz Kerbela'dır.
Miladi 680 yılında, bugünkü Irak sınırları içerisinde bulunan Kerbela'da Hz. Muhammed'in torunu Hz. Hüseyin ve beraberindeki 72 yol arkadaşı susuz bırakılarak şehit edilmiştir. Tarihin en büyük vicdan yaralarından biri olarak kabul edilen Kerbela Vakası, yalnızca Alevilerin değil, tüm Müslümanların ortak hüznüdür. Çünkü Kerbela; hak ile zulmün, adalet ile baskının, vicdan ile iktidar hırsının karşı karşıya geldiği bir insanlık sınavıdır.
Alevi inancında Muharrem ayı boyunca tutulan oruç, sadece aç ve susuz kalmaktan ibaret değildir. Bu oruç; nefsi terbiye etmeyi, kötülüklerden uzak durmayı, mazlumun yanında yer almayı ve Kerbela'da yaşanan acıyı yürekte hissetmeyi amaçlar. Oruç sonunda yapılan aşure ise farklı malzemelerin aynı kazanda buluşarak lezzete dönüşmesi gibi; farklılıklarımızın birlik içinde yaşayabileceğinin en güzel sembolüdür.
Bilim insanları ve sosyologlar da ortak yas ve ortak hafızanın toplumların birlik duygusunu güçlendirdiğini vurgulamaktadır. Kerbela'nın asırlardır unutulmamasının nedeni de yalnızca tarihi bir olay olması değil; adalet, eşitlik ve insan onuru gibi evrensel değerleri temsil etmesidir.
Bugün dünyaya baktığımızda savaşların, ayrışmaların, ötekileştirmenin ve nefret söylemlerinin arttığı bir dönemden geçiyoruz. Böyle zamanlarda Kerbela'nın bize verdiği ders çok açıktır: Zulüm karşısında susmamak, haksızlığa boyun eğmemek ve insan onurunu her şeyin üzerinde tutmak.
Didim'de yıllardır farklı inançlardan, farklı kökenlerden insanlar aynı sokakları, aynı pazarları, aynı denizi ve aynı gökyüzünü paylaşmaktadır. Bu güzel kentin en büyük zenginliği de budur. Muharrem ayı vesilesiyle birbirimizi daha iyi anlamaya, önyargıları bir kenara bırakmaya ve ortak değerlerimiz etrafında kenetlenmeye her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardır.
Kerbela'nın hüznü yüreğimizde, Hz. Hüseyin'in adalet mücadelesi vicdanımızda yaşamaya devam edecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle başta Didimli Alevi-Bektaşi canlarımız olmak üzere tüm vatandaşlarımızın Muharrem ayını saygıyla selamlıyor; tutulan oruçların, edilen duaların ve paylaşılan lokmaların kabul olmasını diliyorum.
Muharrem ayı; insanlığa barış, kardeşlik, hoşgörü ve adalet getirsin.
Aşk ile...
Bu arada Didim Rumeli Kültürünü Yaşatma ve Dayanışma Derneği Başkanı Yusuf Gökçe de yayımladığı mesajda, "Muharrem ayı; sabrın, paylaşmanın, kardeşliğin ve dayanışmanın simgesi olan müstesna bir zaman dilimidir. Geçmişten günümüze Rumeli kültürünün temelinde yer alan birlik ve beraberlik anlayışıyla, bu mübarek ayın tüm insanlığa huzur, sağlık ve bereket getirmesini diliyoruz. Muharrem ayının manevi ikliminde; sevgi, hoşgörü ve yardımlaşma duygularımızı güçlendirerek kültürel değerlerimizi gelecek nesillere aktarmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle tüm hemşehrilerimizin ve İslam âleminin Muharrem ayının mübarek ve hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz" dedi.
Not: Gönül İklimi kitabımda Alevi-Bektaşi hikayeleri de yer almaktadır. Temin etmek isteyenler 0507 723 4769 whatsapp hattına mesaj atsın.
Ek Fotoğraflar


Yorumlar (0)
İlginizi Çekebilir






