Mehmet Şimşek Programı: Devlet Rahatladı, Millet Rahatlamadı
Türkiye son üç yılda ekonomide çok sert bir dönüşüm yaşadı. 2023 seçimlerinden sonra göreve getirilen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dünyaya ve piyasalara “rasyonel ekonomi” mesajı verdi.
Ekonomi
Yayın: 15 Haziran 2026 - Pazartesi - Güncelleme: 15.06.2026 14:56:00
Editör -
Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 3 dk.


Mehmet Şimşek Programı: Devlet Rahatladı, Millet Rahatlamadı
Yazan: Yusuf Mehmet Sarışın
Türkiye son üç yılda ekonomide çok sert bir dönüşüm yaşadı. 2023 seçimlerinden sonra göreve getirilen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dünyaya ve piyasalara “rasyonel ekonomi” mesajı verdi. Düşük faiz döneminin yerine yüksek faiz, sıkı para politikası ve kontrollü ekonomi modeli geldi.
Bugün gelinen noktada şunu açıkça söylemek gerekiyor:
Devletin kasası bir miktar toparlandı, rezervler güçlendi, yabancı yatırımcı yeniden Türkiye’ye bakmaya başladı. Ancak vatandaşın mutfağında, pazarda, kirada ve faturada rahatlama olmadı.
Evet…
Enflasyon yüzde 70’lerden yüzde 30’lara geriledi.
Ama halkın hissettiği hayat pahalılığı hâlâ çok ağır.
Dolar iki katına çıktı.
Altın yaklaşık beş kat yükseldi.
Asgari ücret arttı ama alım gücü aynı oranda büyümedi.
Emeklinin maaşı yükseldi ama pazardaki file küçüldü.
Bugün Türkiye’de emekli maaşı alan milyonlarca insan ay sonunu getiremiyor.
Memur geçim hesabı yapıyor.
Esnaf yüksek faiz nedeniyle krediye ulaşamıyor.
Sanayici yatırım konusunda frene basıyor.
Mehmet Şimşek’in başarısı daha çok finans çevrelerinde hissediliyor.
CDS düştü, rezerv arttı, Merkez Bankası daha öngörülebilir hale geldi.
Fakat Anadolu’da vatandaşın gündemi hâlâ aynı:
“Markette neden her şey pahalı?”
“Kiralar neden durmuyor?”
“Emekli neden geçinemiyor?”
Asıl mesele de burada başlıyor.
Çünkü ekonomi sadece rakam değildir.
Ekonomi aynı zamanda vatandaşın hissiyatıdır.
İnsan cebindeki paranın eridiğini hissediyorsa, TÜİK verileri onu ikna etmiyor.
Peki erken seçim olursa ne olur?
İşte kritik soru budur.
Türkiye’de geçmiş tecrübeler gösteriyor ki seçim yaklaşınca hükümetler genellikle kesenin ağzını açar.
Emekliye zam, memura ek artış, kredi paketleri, vergi afları, sosyal destekler ve piyasaya para girişi hızlanır.
Çünkü siyasette sandık ekonominin önüne geçer.
Bugün uygulanan sıkı ekonomi programı seçim baskısıyla gevşetilirse kısa vadede vatandaş biraz nefes alabilir.
Özellikle emeklilere yeni zamlar, ikramiyeler ve destek paketleri gündeme gelebilir.
Ancak bunun da ağır bir riski vardır:
Eğer kontrolsüz para dağıtılırsa enflasyon yeniden yükselir.
Bugün düşürülmeye çalışılan ateş yeniden harlanır.
Yani Türkiye şu anda iki tercih arasında sıkışmış durumda:
Ya sıkı ekonomiyle acı reçete devam edecek…
Ya da seçim ekonomisiyle kısa süreli rahatlama yaşanacak.
Ama görünen gerçek şu:
Türkiye ekonomisi şu an tam anlamıyla düzelmiş değildir.
Sadece kontrollü bir denge kurulmuştur.
Mehmet Şimşek ekonomiyi uçurumun kenarından aldı ama halkı refah seviyesine taşıyamadı.
Bugün devlet biraz rahatladı…
Ama millet hâlâ geçim savaşı veriyor.
Ek Fotoğraflar


Yorumlar (0)
İlginizi Çekebilir







