Bir Çocuğun Sınavında Vicdanın Adı: Seda Sarıbaş. Önce İnsan, Sonra Siyaset
Seda Sarıbaş hakkında son dönemde yapılan tartışmaların ötesine bakıldığında, aslında kamuoyunun dikkat etmesi gereken çok daha önemli bir gerçek var: vatandaşla kurduğu samimi bağ ve sahadaki görünürlüğü.
Siyaset
Yayın: 15 Haziran 2026 - Pazartesi - Güncelleme: 15.06.2026 14:28:00
Editör -
Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 3 dk.


Bir Çocuğun Sınavında Vicdanın Adı: Seda Sarıbaş. Önce İnsan, Sonra Siyaset
Yusuf Mehmet Sarışın Yazdı
Seda Sarıbaş hakkında son dönemde yapılan tartışmaların ötesine bakıldığında, aslında kamuoyunun dikkat etmesi gereken çok daha önemli bir gerçek var: vatandaşla kurduğu samimi bağ ve sahadaki görünürlüğü.
Meslektaşımız Cem Ulucan yazısında bir gazeteci refleksiyle yaşanan olayı olduğu gibi aktarmış.
Yazının en dikkat çekici tarafı ise siyasi kimliklerden bağımsız bir vicdan muhasebesi içermesi. Çünkü bugün Türkiye’de insanlar artık sadece konuşan değil, vatandaşın derdine anında dokunan siyasetçileri görmek istiyor.
Bir öğrencinin sınava dakikalar kala kimlik problemi yaşadığı anda devreye girilmesi, aslında insani bir reflekstir. Bunu “ayrıcalık” üzerinden okumak yerine, bir çocuğun geleceğine dokunmak olarak değerlendirmek gerekir. Hele ki bunu reklam malzemesi yapmadan, sessizce çözmeye çalışmak önemli bir ayrıntıdır.
Ben kendi adıma şunu açıkça söyleyebilirim:
Bir siyasetçi hangi partiden olursa olsun; vatandaşa tepeden bakmıyorsa, insan ayırmıyorsa, makam kibri taşımıyorsa ve özellikle çocukların, gençlerin, emeklilerin, esnafın yanında oluyorsa o isim toplumda karşılık bulur.
Seda Sarıbaş, Aydın’da ve özellikle Didim’de uzun süredir sahada aktif çalışan isimlerden biridir. İnsanlarla kurduğu iletişimde sıcak, ulaşılabilir ve çözüm odaklı bir profil çizdiği görülüyor. Siyasi görüşler farklı olabilir; eleştiriler de yapılabilir. Ancak yapılan her eleştirinin vicdan terazisinde tartılması gerekir.
Bugün siyasetin en büyük problemi kutuplaşmadır. İnsanlar artık karşısındakini dinlemeden suçlamaya hazır hale geldi. Oysa gazetecilik de siyaset de önce hakkaniyet ister.
Bir milletvekilinin görevi sadece Meclis kürsüsünde konuşmak değildir. Sokakta olmak, vatandaşın elini sıkmak, öğrencinin kaygısını görmek, yaşlının duasını almak da siyasetin önemli bir parçasıdır.
Yakında kendisiyle yüz yüze yapacağım röportajda da özellikle Didim, Aydın, turizm, gençlik, ekonomi ve sosyal yaşam üzerine düşüncelerini kamuoyuna daha geniş şekilde aktaracağız. İnanıyorum ki birçok kişi, neden Aydın siyaseti açısından önemli bir isim olduğunu daha net görecektir.
Çünkü siyaset sadece polemik değil, insan hikâyelerine dokunabilme sanatıdır.
Ek Fotoğraflar


Yorumlar (0)
İlginizi Çekebilir





