CHP Lideri Özgür Özel: Seçimden, Sandıktan Kaçılmaz

“SOKAKTAKİ COŞKU KURTULUŞ ÜMİDİNEDİR, İKTİDAR YOLUNDA ENGEL ÇIKARMAK KİMSENİN HAKKI DEĞİL; YOLU AÇIN, YOLU AÇIN”

Siyaset Yayın: 23 Haziran 2026 - Salı - Güncelleme: 23.06.2026 11:24:00
Editör - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 10 dk.
Google News

 CHP Lideri Özgür Özel: “‘Bilmiyorum, Bilmiyorum’ Diyenlere Söylüyorum: Seçimden, Sandıktan Kaçılmaz”

CUMHURİYET HALK PARTİSİ LİDERİ ÖZGÜR ÖZEL:
“SOKAKTAKİ COŞKU KURTULUŞ ÜMİDİNEDİR, İKTİDAR YOLUNDA ENGEL ÇIKARMAK KİMSENİN HAKKI DEĞİL; YOLU AÇIN, YOLU AÇIN”
“‘BİLMİYORUM, BİLMİYORUM’ DİYENLERE SÖYLÜYORUM: SEÇİMDEN, SANDIKTAN KAÇILMAZ”

“2 MİLYON ÜYENİN ÖNÜNE SANDIĞI KOYALIM, SEÇİLEN GENEL BAŞKANI KURULTAYDA BAŞ ÜSTÜNDE TAŞIYALIM, PARTİYİ İKTİDARA TAŞIYALIM”

Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel, Burdur’da esnafı ziyaret etti. Burada toplanan vatandaşlara seslenen Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özel, “Değerli Burdurlular, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bugünkü ev sahipliğiniz için, yol arkadaşlığınız için, sahip çıkmanız için, desteğiniz için yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Biliyorsunuz partimiz tarihte görülmemiş bir saldırı altında. Buna karşı uzun süredir direniyoruz, mücadele ediyoruz. Ancak bir yandan da partimizin iktidar yürüyüşü engellendiği için, biz mücadelemizi binalarla ve halka seslenmemizi otobüslerle sınırlı görmediğimiz için, binada oturmakla iktidar olunmayacağını, iktidarın sokaktan geldiğini bildiğimiz için yollardayız” dedi. Özel, şunları söyledi:

“İMKÂN YOK AMA SİZ VARSINIZ”

“Özellikle şunu söylemek istiyorum. Çok kişi üzülüyor, çok kişi. Annelerim ağlıyorlar, dua ediyorlar. Ama herkes şunu bilsin ki… İl başkanım bir göstersin burayı. Bakın, açın. Bina yok, otobüs yok, imkan yok ama millet var, siz varsınız. Bir parktayız. Dün Denizli’de yedi – sekiz program yaptık. Bugün Burdur’da yedi program yaptık. Her ilçede, her beldede kendiliğinden oluşan kalabalıklara ama bir sandalyenin üstünden, ama bir masanın üstünden, ama bir portakal kasasının üstünden, ama böyle bir bankın üstünden çıkıp konuşuyoruz. Kürsü yok, otobüs yok, bank var ama millet var. Binayla iktidar olunmuyor. Olunsaydı bugüne kadar olunurdu. Yürekle olunuyor, yolda yürüyerek olunuyor, sizin gibi yolu birlikte yürüyecek yoldaşlarla oluyor bu iş. Şunu söyleyeyim, başımıza ne geliyorsa kimse düşünmesin ki CHP içinde bir çekişme, bir yarışma var. Başımıza ne geliyorsa 47 yıl sonra partiyi birinci parti yaptığımız için. Kurulmasından 23 yıl sonra AK Parti’yi yendiğimiz için, AK Parti’yi tarihinde ilk kez mağlup ettiğimiz için ve gireceğimiz ilk seçimi kazanacağımız için bize saldırıyorlar.”

“BAŞTA ‘KAZANMAYA GELDİM’ DİYEN BİR ANLAYIŞ VAR”

“Yıllarca kaybetmeye itiraz ettik, en sonunda 4 – 5 Kasım’da ‘Değişim’ dedik, ‘CHP değişirse Türkiye değişecek’ dedik. O gün söz verdik. Dedik ki, ‘Ecevit gibi…’ 1970’lerde girdiği ikisi yerel, ikisi genel dört seçimden de partiyi birinci çıkardı. Dedim ki kurultaydan önce Burdur’a geldiğimizde il başkanlığının balkonundan konuşurken de bütün Türkiye’de de. ‘Genel Başkan olursam, girdiğim herhangi bir seçimden mağlup çıkarsam ertesi gün Genel Başkanlığı bırakırım’ dedim. Bunu 13 kez üst üste kazanmış Erdoğan’a karşı açıkça meydan okuyarak söyledim. 31 Mart seçimlerinde siz Burdur’da bir kez daha kardeşime, Ali Orkun’a yetki verirken, Burdur’un dört önemli belediyesini CHP’ye verirken; Türkiye’nin yüzde 65 nüfusuna ve yüzde 85 ekonomisine hitap eden, orayı yöneten belediyeleri de millet bize verdi. Erdoğan, şunu biliyordu ki artık CHP’nin başında kaybedecek bir anlayış yok. Kaybetmeyi reddeden, ‘Kayıp varsa ben yokum’ diyen, ‘Kazanmaya geldim’ diyen bir anlayış var. İşte bunun için, Erdoğan rejimini, saray rejimini değiştireceğimiz için, birilerinin uykularını kaçırdığımız için bize saldırılar başladı. İzliyorsunuz, 19 Mart 2025’ten beri Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayı, bir sonraki Cumhurbaşkanımız; partinin kendisi ve partinin Genel Başkanı, çok sayıda belediye başkanı hedef alınmıştır. Saldırılar, iktidar yürüyüşümüzü durdurmak içindir. Asla ve asla vazgeçmeyeceğimiz, teslim olmayacağımız, sizlerin sorunlarını çözmek üzere iktidar yolunda dönmeyeceğimiz için saldırı altındayım. Burada gençlik kollarından iki arkadaşım pankart yapmış, tutuyor. Şu sözü söylediğim için… ‘Bu boynu veririm ama size boyun eğmem’ dediğim için hedefiz biz.”

“HERKESİN HAKKINI ALACAĞI BİR YOLDA YÜRÜYORUZ”

“Herkes şunu iyi bilsin ki Özgür Özel, onun ekibi, onun birlikte yol yürüdükleri asla bu yoldan dönmeyecekler. Çünkü yolumuz en düşük emekli maaşı olan 20 bin liranın emeklilere bir sefalet maaşı olduğunu kabul eden, buna itiraz eden, emekliye hakkını vermek için iktidar olmak isteyen bir yoldur. Bizim yolumuz 28 bin liralık asgari ücretle geçinilemeyeceğini, çocuk okutulamayacağını bilenlerin, buna itiraz edenlerin yoludur. Bizim yolumuz ‘Çiftçi milletin efendisidir’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur. Onlar köprülere, otobanlara, tünellere geçiş garantisi verirken, havaalanlarını yapan zenginlere uçuş garantisi verirken, hastaneleri yaptırdıklarına hasta garantisi verirken; bizim yolumuz süt üreticisine paritenin garantisini veren, süt üreticisine gelirin garantisini verenlerin yoludur. Onlar 21 lira buğdayın maliyeti varken ona 16 lira fiyat verirken bizim yolumuz buğday üreticisinin daha ekmeden kaça satacağını, neye vereceğini, kaç para alacağını bildiği; zenginin değil, çiftçinin gelirinin garanti edildiği yoldur. Bir tarafta yandaşlarının ödemesi gereken vergileri silenler dururken, bir tarafta ‘Adil bir vergi düzeni getireceğiz’ diyen, 100 liralık verginin 65 lirasının dolaylı vergiden yani hepimizden; elektrikten, sudan, telefondan, giyim – kuşamdan, eşyadan, yakıttan alınmasına itiraz eden, sadece zenginlerin verginin yüzde 11’ini vermesine itiraz eden, vergide adalet söyleyen, sosyal adalet söyleyen, mahkemede adalet söyleyen, gelirde adalet söyleyen yani artık Türkiye’de yoksulların, orta direğin, güç geçinenlerin hakkını alacağı, Türkiye’de herkesin artık hakkını alacağı bir yolda yürüyoruz biz. Yolumuz bunun yoludur.”

“2 MİLYON ÜYENİN ÖNÜNE SANDIĞI KOYUN”

“Saldırdılar, partimizi aldılar. Dört tane üst üste kazandığımız kongreyi yok sayıp, mazbatalarımızı görmeyip, altı yıl önceki bir seçimin sonucuna, pandemideki maskeli seçimin sonucuna dönüp ‘Partiyi seçilmişler, seçimleri kazanmışlar, yenilgiye itiraz eden gençler değil; eski yönetim yönetecek’ diyenlere şunu söylüyoruz. Buna itirazımız var. Buradan şunu söylüyoruz. Hangi delege ile derseniz deyin o delege ile, derhal ama en iyisi eğer bu partiyi gerçekten seviyorsanız 2 milyon üyemiz var, 15 gün sonra sandığı koyun bir pazar ve 2 milyon üye ile Genel Başkan seçelim. 2 milyon üyenin önüne sandığı koyalım, o sandıktan Genel Başkanlık için kim adaysa yarışalım. Orada üyenin seçtiği Genel Başkanı kurultayımızda başımızın üstünde taşıyalım. Sonra da bu partiyi iktidara taşıyalım. Buradan AK Parti yargısının tarihte ilk kez verdiği, dünya şaşırdığı bir kararla butllan yönetimine, ‘Her şeyi yaparız. Partinin en bilindik milletvekillerini, Genel Başkan Yardımcılarını, Grup Başkan Vekillerini gerekirse partiden atarız. PM’yi atarız, her işi yaparız ama bir tek kurultay yapmayız’ diyenlere, neden yapmazsın? Bütün hocalar, profesörler ‘Yapılabilir, diyor. Niçin yapmıyorsun?’ deyince ‘Bilmiyorum, bilmiyorum’ diyenlere şunu söylüyorum. Bildiğim bir şey var, Atatürk’ün partisi sandığı getiren, demokrasiyi getiren partidir. Seçimden kaçılmaz, sandıktan kaçılmaz. Bir şeyi biliyorum ki ben, bu millet bu zor günlerde bizimle beraberdir. Bu millet bu zor günlerden bizimle çıkacaktır.”

“İKTİDAR YOLUNDA ENGEL ÇIKARMAK KİMSENİN HAKKI DEĞİL”

“Sokaktaki coşku, meydandaki coşku ve heyecan hep bir kurtuluş ümidinedir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara yürüyüş yolunda engel olmak, engel çıkartmak kimsenin hakkı değildir. Yolu açın, yolu açın, yolu açın. Hep beraber iktidara yürüyeceğiz. Tayyip Erdoğan’ın, Cumhur İttifakı’nın seçim kazanmaya takati yoktur. Seçime doğru gidecek süreçte liyakatli kadroları yoktur. Karşımıza çıkacak cesaretleri yoktur. Onun için Cumhuriyet Halk Partisi‘ne içeriden bir oyun kurulmuştur. Bu oyunu ya hep birlikte bozacağız ya bir şekilde iktidarın yolunu hep beraber açacağız. Bugün yolda çeşitli ilçelerimizde, beldelerimizde, biraz önce Burdur’da Merkez’de, biraz önce şu park alanına girerken karşıma çeşitli siyasi görüşlerden Burdurlular çıktı. Dediler ki ‘Yürüyün, sizinle birlikte yürüyeceğiz. Siz başaracaksınız, biz de size destek olacağız.’ Bunun için Burdur’un bütün demokratlarını, haksızlığa itiraz eden, bizimle birlikte iktidara yürümek isteyen herkesi hep birlikte en kuvvetli dayanışma duygularımızla alkışlıyoruz. İyi ki varsınız. Buradan hepinize bu güzel ev sahipliği, bu muhteşem sürpriz, bu harika kalabalık, bu kararlı destek için teşekkür ederken son kez soruyorum. Hep birlikte iktidarda yürüyecek miyiz? Bir şekilde bu memleketin ikinci Kurtuluş Savaşı’nı verecek miyiz? Yeniden demokrasiyi kuracak, ay-yıldızlı al bayrak elimizde ve bu millet gönlümüzde omuz omuza yürüyecek miyiz? Hep birlikte olacak mıyız? Size güveniyorum, size inanıyorum, sizi seviyorum. Yürüyelim arkadaşlar, yürüyelim.”

Ek Fotoğraflar
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.