
Hikâye Can Bartu ile başladı Montella ile yükseliyor
Yusug Mehmet Sarışın Yazdı - Dünya Kupası’na gidemeyen İtalya, Türkiye’ye teknik adam ihraç ediyor
Spor
Yayın: 04 Nisan 2026 - Cumartesi - Güncelleme: 04.04.2026 10:13:00
Editör -
Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 6 dk.


Bu hikâye Can Bartu ile başladı
Montella ile yeniden yükseliyor
TÜRK FUTBOLU İTALYAN AKLIYLA YÜKSELİYOR
Dünya Kupası’na gidemeyen İtalya, Türkiye’ye teknik adam ihraç ediyor
Türk futbolu son yıllarda dikkat çekici bir dönüşüm yaşıyor. Bu dönüşümün merkezinde ise bir İtalyan var: Vincenzo Montella.
A Milli Takım’ın başına 2023 yılında geçen Montella yönetimindeki Türkiye, önce Avrupa Şampiyonası’na katılım başarısı gösterdi, ardından 2026 Dünya Kupası yolunda kritik bir eşiği geçerek uzun yıllar sonra yeniden dünya sahnesine dönme umudunu güçlendirdi.
Ancak aynı dönemde futbolun dev ülkelerinden biri olan İtalya, tarihinin en büyük krizlerinden birini yaşıyor.
İTALYA’DA “ÜÇÜNCÜ KIYAMET”: DÜNYA DEVİ SAHNE DIŞI
4 kez Dünya Kupası kazanmış olan İtalya, 2026 Dünya Kupası’na da katılamadı. Böylece 2018 ve 2022’nin ardından üst üste üçüncü kez turnuva dışında kaldı.
İtalyan basını bu durumu “üçüncü kıyamet” ve “Dünya Kupası laneti” olarak tanımlıyor.
Son olarak Bosna Hersek’e penaltılarla elenen İtalya için ülkede adeta bir futbol depremi yaşanıyor.
Teknik yapılanma sorgulanıyor
Federasyon yönetimi istifaya çağrılıyor
Serie A’nın oyuncu üretim sistemi eleştiriliyor
Kısacası, futbolun “akıl merkezi” olarak görülen İtalya kendi krizini aşamazken, bu aklı ihraç ediyor.
TÜRKİYE’DE MONTELLA ETKİSİ: DİSİPLİN + SİSTEM
Montella’nın Türkiye’de kurduğu yapı, klasik İtalyan futbol kültürünün izlerini taşıyor:
Taktik disiplin (defansif organizasyon)
Geçiş oyunu (transition football)
Oyuncu rollerinin netliği
Psikolojik birlik ve “takım ruhu”
Montella’nın “Oyuncularım gerçek adamlar” sözleri, sadece bir motivasyon değil, aynı zamanda bu sistemin temelini oluşturuyor.
Bugün Türk Milli Takımı’nda:
Hakan Çalhanoğlu (Inter Milan)
Kenan Yıldız (Juventus)
Zeki Çelik (AS Roma)
gibi İtalya Serie A’da yetişen veya oynayan oyuncular, bu “İtalyan aklını” sahaya taşıyor.
İTALYA’DA OYNAYAN TÜRKLER: İKİ FUTBOL KÜLTÜRÜNÜN KÖPRÜSÜ
Serie A ve İtalya futbolu, Türk oyuncular için adeta bir “futbol üniversitesi” işlevi görüyor.
Öne çıkan isimler:
Hakan Çalhanoğlu – oyun kurucu zekâ
Kenan Yıldız – genç yıldız, teknik kapasite
Cengiz Ünder – Roma geçmişi
Zeki Çelik – savunma disiplini
Bu oyuncular, İtalyan futbolunun taktik sertliği ile Türk futbolunun dinamizmini birleştiriyor.
ANALİZ: FUTBOLDA PARADOKS
“İtalya kaybediyor, Türkiye kazanıyor”
Ortaya çıkan tablo çarpıcıdır:
İtalya: Dünya Kupası’na katılamıyor
Türkiye: Dünya Kupası’na katılıyor.
İtalya: Sistem krizi yaşıyor
Türkiye: Sistem kuruyor
İtalya: Teknik adam bulmakta zorlanıyor
Türkiye: İtalyan teknik adamla yükseliyor
Bu durum futbol tarihinin nadir paradokslarından biridir.
İtalya’nın kendi içinde üretemediği çözümü, Türkiye ithal etmiş durumda.
DİDİM PERSPEKTİFİ: FUTBOLUN YENİ KİMLİĞİ
Didim gibi turizm kentlerinde de bu dönüşüm açıkça hissediliyor.
Gençler artık sadece futbol oynamıyor;
taktik analiz yapıyor,
Avrupa liglerini takip ediyor,
Montella’nın sistemini tartışıyor.
Bu da yerelden küresele uzanan yeni bir futbol bilinci oluşturuyor.
SONUÇ
Bugün Türk futbolunun yükseliş hikâyesi, sadece bir başarı öyküsü değil; aynı zamanda küresel futbolun değişen dengelerinin bir yansımasıdır.
İtalya’nın krizinden çıkan ders açık:
Futbol sadece yetenek değil, akıl, sistem ve kültür işidir.
Ve bugün o akıl, Türkiye’de sahaya yansıyor.
“Sinyor”un İzinde: Türk Futbolunun İtalya ile İlk Büyük Teması – Can Bartu
Türk futbolunun bugün Vincenzo Montella ile yakaladığı “İtalyan aklı” sentezinin kökleri, yarım asır öncesine uzanır. Bu hikâyenin başlangıç noktası ise Türk spor tarihinin en özgün figürlerinden biri olan Can Bartu’dur.
İtalya’da ona verilen lakap her şeyi anlatır: “Sinyor”.
İTALYA’DA BİR TÜRK: “SİNYOR” CAN BARTU
1960’lı yıllarda İtalya’ya transfer olan Can Bartu, sadece bir futbolcu değil, aynı zamanda bir kültür elçisi oldu.
ACF Fiorentina
AS Roma
SS Lazio
formalarını giyen Bartu, Serie A’da uzun yıllar top koşturarak İtalyan futbolunun disiplinini, taktik anlayışını ve oyun zekâsını birebir deneyimledi.
İtalyanlar ona “Sinyor” lakabını boşuna vermedi.
Sahadaki zarafeti, oyun bilgisi ve centilmenliğiyle bir Türk futbolcusunun Avrupa’da saygı görmesinin ilk büyük örneği oldu.
ÇİFT BRANŞLI EFSANE: FUTBOL + BASKETBOL
Can Bartu’yu farklı kılan sadece İtalya kariyeri değildi.
Aynı anda hem:
Fenerbahçe basketbol takımında,
hem de futbol takımında
forma giyen nadir sporculardan biri olarak tarihe geçti.
Bugün bile Türk spor tarihinde onun gibi iki branşta milli seviyeye ulaşmış bir başka isim yok denecek kadar azdır.
İTALYAN BASININDA “SİNYOR”
Dönemin İtalyan spor gazeteleri Bartu’dan sıkça şu ifadelerle söz ediyordu:
“Doğudan gelen zarif futbolcu”
“Teknik kapasitesi yüksek, oyun aklı güçlü oyuncu”
“Saha içinde bir profesör”
Bu tanımlar, aslında bugün Montella ile Türkiye’nin yakalamaya çalıştığı futbol aklının ilk temsilidir.
ANALİZ: MONTELLA’YA GİDEN YOL BARTU’DAN GEÇİYOR
Bugün Türk futbolunda konuştuğumuz:
taktik disiplin
oyun zekâsı
Avrupa futboluyla entegrasyon
gibi kavramların temeli, aslında Can Bartu ile atılmıştır.
Bartu, İtalya’ya giden ilk büyük Türk futbolcu olarak:
Avrupa futbol kültürünü tanıdı
Bu kültürü Türkiye’ye taşıdı
Türk futbolcusunun uluslararası saygınlığını artırdı
Bugün:
Hakan Çalhanoğlu
Kenan Yıldız
gibi isimlerin İtalya’da başarıyla oynaması, bu yolun devamıdır.
DİDİM PERSPEKTİFİ: TARİHİN İZİNİ BUGÜNDE OKUMAK
Didim gibi tarih ve kültürle iç içe kentlerde, sporun da bir hafızası vardır.
Bugün gençlerin izlediği Serie A maçları, aslında 1960’larda Can Bartu’nun açtığı kapının devamıdır.
Nasıl ki Miletos’tan çıkan düşünce dünyayı etkilediyse,
Türk futbolunda da “Sinyor” Bartu’nun açtığı yol bugün hâlâ yaşamakta.
Türk futbolunun İtalya ile ilişkisi yeni değil.
Bu hikâye:
Can Bartu ile başladı,
Montella ile yeniden yükseliyor.
Ve belki de en doğru tanım şu:
Türk futbolu, yıllar sonra kendi geçmişine geri dönerek büyüyor.
Milli Takım son kadro toplu Kosova Maçından şu şekildedir:
-
Kaleci: Altay Bayındır, Mert Günok, Uğurcan Çakır
-
Defans: Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı, Ferdi Kadıoğlu, Mert Müldür, Ozan Kabak, Samet Akaydin
-
Orta Saha: Atakan Karazor, Hakan Çalhanoğlu, İsmail Yüksek, Kaan Ayhan, Orkun Kökçü, Salih Özcan
-
Forvet: Arda Güler, Barış Alper Yılmaz, Deniz Gül, İrfan Can Kahveci, Kenan Yıldız, Kerem Aktürkoğlu, Yunus Akgün
Bu kadroda, sakatlığı nedeniyle yer almayan oyuncular arasında Merih Demiral, Oğuz Aydın, Muhammed Şengezer, Ahmetcan Kaplan ve Mustafa Eskihellaç bulunmaktadır.
Ek Fotoğraflar



Yorumlar (0)
İlginizi Çekebilir







