
Didim’in Işığı, Özerdem Kuyumculuk'un Vitrininde...
Didim’in tarihine tanıklık eden, bu kentin ekonomik ve sosyal hayatına değer katan kıymetli esnafımız Mehmet Öz’e… Didim’in 8 bin yıllık ışığını saygıyla takdim ederim.
Sanat
Yayın: 21 Şubat 2026 - Cumartesi - Güncelleme: 21.02.2026 12:51:00
Editör -
Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 3 dk.


Didim’in Işığı, Özerdem Kuyumculuk'un Vitrininde...
Yusuf Mehmet Sarışın - Didim’in kalbi nerededir diye sorsalar, ben yalnızca bir meydanı ya da bir caddeyi işaret etmem. Çünkü bu kentin kalbi, insanlarının yüzünde atar. Esnafında, selamında, vitrinin arkasındaki emeğinde…
İşte o kalbin attığı yerlerden biri de, Atatürk Bulvarı üzerindeki Çarıkçı Pasajı’nda, 78 numarada bulunan Özerdem Kuyumculuk.
Bu mütevazı ama köklü dükkânın işletmecisi ise, yıllardır Didim’e hizmet eden kıymetli bir isim: Mehmet Öz.
O gün kitabımı koltuğumun altına alıp pasajın içine adım attığımda, içimde ayrı bir heyecan vardı.
“Didim M.Ö. 6000 ile 1 Ocak – 31 Aralık 2025 Kronolojisi” yalnızca bir kitap değildi benim için. Sekiz bin yıllık bir zaman yolculuğunun satırlara dökülmüş haliydi. Bu toprakların taşını, rüzgârını, göçünü, emeğini, sevincini ve hüznünü taşıyan bir hafıza defteriydi.
Mehmet Bey her zamanki güler yüzüyle karşıladı beni. Kuyumcu vitrininin ışıkları altınları parlatıyordu ama sohbetimiz Didim’in geçmişini parlatıyordu adeta.
“Yusuf Bey, yine büyük bir emek vermişsiniz,” dedi.
Ben ise kitabın ilk sayfasını açtım. Kalemimi elime aldım. Bir kuyumcu dükkânında tarih imzalıyordum o an. Altın terazilerinin, ince işçilikli bileziklerin arasında Didim’in kronolojisini bırakıyordum.
Şöyle yazdım:
“Didim’in tarihine tanıklık eden, bu kentin ekonomik ve sosyal hayatına değer katan kıymetli esnafımız Mehmet Öz’e…
Didim’in 8 bin yıllık ışığını saygıyla takdim ederim.”
İmzamı attım.
O an düşündüm…
Bir kuyumcu altını işlerken nasıl sabırla milim milim şekil veriyorsa, ben de bu kitabı yazarken yılların bilgisini, arşivini, hatırasını satır satır işlemiştim. Mehmet Öz nasıl Didim’de nice yuvaların mutluluğuna yüzüklerle, takılarla tanıklık ettiyse; ben de bu şehirde yaşananları kelimelerle kayda geçirmiştim.
Çarıkçı Pasajı’nın içindeki o dükkân, bir an için yalnızca ticaretin değil, tarihin de mekânı oldu.
Didim’in M.Ö. 6000’den bugüne uzanan hikâyesi, Atatürk Bulvarı’nda bir vitrinin arkasına emanet edildi.
Ve ben bir kez daha şunu hissettim:
Bu şehir yalnızca yazılan bir tarih değil…
Yaşayan bir kronolojidir.
Ve o kronolojinin sayfaları, Didim esnafının samimi selamında, alın terinde, vitrinin ışığında parlamaya devam edecektir.
Gazeteci
Yusuf Mehmet Sarışın
Yeni Didim Haberim
Genel Yayın Yönetmeni
Ek Fotoğraflar







Yorumlar (0)
İlginizi Çekebilir






