
Yatırım, Siyaset ve Samimiyet: Didim Kimin Önceliği?
Didim son günlerde bir kez daha yatırım tartışmalarıyla gündemde. Bir tarafta AK Parti Didim İlçe Başkanı Mehmet Vela’nın sert açıklamaları, diğer tarafta Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay’ın Ankara temaslarına ilişkin paylaşımları var.
Siyaset
Yayın: 27 Şubat 2026 - Cuma - Güncelleme: 27.02.2026 11:37:00
Editör -
Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 5 dk.


Yatırım, Siyaset ve Samimiyet: Didim Kimin Önceliği?
Yusuf Mehmet Sarışın Yazdı
Didim son günlerde bir kez daha yatırım tartışmalarıyla gündemde. Bir tarafta AK Parti Didim İlçe Başkanı Mehmet Vela’nın sert açıklamaları, diğer tarafta Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay’ın Ankara temaslarına ilişkin paylaşımları var.
Ortada ise 1,5 milyar TL’lik olduğu ifade edilen büyük bir yatırım ve kamuoyunun zihninde oluşan ciddi soru işaretleri…
Siyaset bir rekabet alanıdır; ancak şehirler siyaset üstüdür. Hele ki Didim gibi hızla büyüyen, yaz-kış nüfusu artan, altyapıdan üstyapıya pek çok alanda planlı yatırımlara ihtiyaç duyan bir kent söz konusuysa, mesele parti kimliği olmaktan çıkar, vizyon meselesine dönüşür.
Mehmet Vela’nın açıklamasında dikkat çeken temel vurgu şu: Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından planlanan dev yatırıma “hayır” oyu verilmesi ve ardından Ankara’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda yapılan ziyaretler arasındaki çelişki. Vela, bunu siyasi tutarsızlık olarak nitelendiriyor ve “Didim’in önü siyasi hesaplarla tıkanıyor” diyor.
Bir belediye başkanının asli görevi, kentinin çıkarını hangi makamdan gelirse gelsin savunmaktır. Eğer gerçekten Didim’e kazandırılacak büyük ölçekli bir yatırım söz konusuysa, buna neden karşı çıkıldığı kamuoyuna teknik ve şeffaf bir dille anlatılmalıdır.
“Hayır” oyu hangi gerekçeyle verildi?
Projenin içeriğinde mi sorun vardı?
Finansman modelinde mi?
Planlama sürecinde mi?
Çevresel etkilerde mi?
Yoksa tamamen siyasi bir refleks miydi?
Öte yandan Başkan Hatice Gençay’ın paylaşımlarına baktığımızda Ankara temaslarında “iş birliği”, “planlı şehir”, “geleceğe güçlü adımlar” gibi ifadeler öne çıkıyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank ile yapılan görüşme, Mekânsal Planlama Genel Müdürü Yavuz Erdal Kayapınar’a gerçekleştirilen ziyaret… Bunlar, merkezi idare ile temas kurma iradesini gösteriyor.
Bu temaslar elbette kıymetlidir. Çünkü Didim’in imar, çevre, kıyı planlaması, altyapı ve iklim politikaları gibi birçok başlıkta Ankara ile koordinasyon içinde olması gerekir.
Ancak kamuoyu şunu soruyor:
Eğer merkezi idarenin yatırım iradesi destekleniyorsa, yerelde neden ret oyu veriliyor?
Eğer yerelde haklı teknik gerekçelerle bir projeye karşı çıkılıyorsa, Ankara’da verilen pozların siyasi anlamı nedir?
Burada iki temel mesele var:
Birincisi, şeffaflık. 1,5 milyar TL’lik bir yatırımın içeriği tüm detaylarıyla Didim halkına anlatılmalı. Projenin kapsamı, takvimi, çevresel etkileri, finansmanı ve ilçeye sağlayacağı doğrudan katkılar net şekilde ortaya konulmalı.
İkincisi, tutarlılık. Siyaset farklı partiler arasında olabilir; ancak şehir söz konusu olduğunda tutumlar arasında makul bir bütünlük olmalıdır. Bir yandan “hizmet gelmesin” algısı oluşturacak bir pozisyon, diğer yandan merkezi makamlarla sıcak temas görüntüsü… Bu tablo doğal olarak eleştiriye açıktır.
Başkan Gençay’a yöneltilen sorular da bu çerçevede önemlidir:
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile bir görüşme talebi oldu mu? Olduysa gerçekleşti mi? Gerçekleşmediyse neden?
AK Parti iktidarının desteğiyle yatırım beklentisi varken,
CHP’den AK Parti’ye geçen isimlere yönelik sert eleştirilerin siyasi gerekçesi nedir?
Parti değişikliği eleştirilebilir; ancak yatırım söz konusu olduğunda merkezi iktidarla temas kurmak neden sorun olarak görülmüştür?
Didim artık küçük bir kasaba değil. Turizmiyle, yazlık nüfusuyla, artan konut projeleriyle, altyapı yüküyle ciddi planlama gerektiren bir kent. Bu kentte siyaset yapılabilir; ama yatırım üzerinden inatlaşma yapılmamalıdır.
Didim halkı polemik değil, proje görmek istiyor. Slogan değil, somut takvim görmek istiyor. Fotoğraf değil, temel atma görmek istiyor.
Kim haklı, kim haksız sorusundan önce sorulması gereken soru şudur:
Bu tartışmanın sonunda Didim ne kazanacak?
Eğer cevap net değilse, herkesin bir kez daha aynaya bakmasında fayda var. Çünkü siyaset gelir geçer; ama şehir kalır. Ve şehir, günü kurtaran değil, yarını planlayan iradeyi hatırlar.
Ek Fotoğraflar






Yorumlar (0)
İlginizi Çekebilir






