Mehmet Vela'nın Didim sevgisi parti kimliğinden önce geliyor

Yusuf Mehmet Sarışın - Zekiye Sarışın Yazdı: Didim siyasetinde son dönemde dikkat çeken bir tablo var.

Siyaset Yayın: 05 Şubat 2026 - Perşembe - Güncelleme: 05.02.2026 19:39:00
Editör - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 4 dk.
Google News

Mehmet Vela'nın Didim sevgisi parti kimliğinden önce geliyor

Yusuf Mehmet Sarışın - Zekiye Sarışın Yazdı

Didim siyasetinde son dönemde dikkat çeken bir tablo var.

Göreve geldiği günden bu yana alışılmışın dışına çıkan bir ilçe başkanlığı profili sergileyen Mehmet Vela, sadece partisinin değil, kentin tamamının siyaset dili üzerine yeni bir sayfa açıyor.

AK Parti Didim İlçe Başkanı olarak koltuğa oturduğu ilk günden beri sergilediği yaklaşım, klasik parti teşkilatçılığının çok ötesinde. Sadece kendi seçmenine değil, farklı görüşlere, farklı kimliklere, farklı hayat hikâyelerine dokunmayı tercih ediyor. İşte bu yüzden son ziyareti sıradan bir nezaket turu değil, güçlü bir siyasi mesaj niteliği taşıyor.

Geçtiğimiz günlerde Didim Rumeli Kültürünü Yaşatma ve Dayanışma Derneği’ne yaptığı ziyaret, Didim’de siyasetin nasıl olması gerektiğine dair önemli bir örnek oldu. Bu dernek, Rumeli kökenli hemşehrilerimizin kültürünü yaşatmak için kurulmuş, sosyal dokusu güçlü, köklü bir sivil toplum kuruluşu. Üyelerinin önemli bir bölümünün farklı siyasi görüşlere, özellikle de CHP çizgisine yakın olduğu biliniyor.

Ama Mehmet Vela için mesele parti rozetleri değil.

O kapıdan içeri girerken kim kime oy veriyor diye bakmadı. Orada Rumeli türkülerinin, göç hikâyelerinin, Balkan sofralarının, ortak acıların ve ortak hatıraların olduğunu gördü. Siyasetin en çok ihtiyaç duyduğu şeyin de tam olarak bu ortak zemin olduğunu hissettirdi.

Bu ziyaret bize şunu anlatıyor:
Gerçek siyaset, sadece kendi mahallene konuşmak değildir. Gerçek siyaset, sana oy vermemiş olanın da elini sıkabilmektir. Gerçek siyaset, farklı düşünen insanlarla aynı masaya oturup çay içebilmektir.

Didim gibi göçlerle büyümüş, kültürel çeşitliliği zenginlik haline getirmiş bir kentte siyasetçinin dili ayrıştırıcı değil, birleştirici olmalıdır. İşte Mehmet Vela’nın son dönemde ortaya koyduğu fark tam da burada yatıyor. O, parti binasının duvarları arasına sıkışan bir siyaset anlayışı yerine, sokakta, dernekte, esnafın yanında, farklı görüşlerin içinde var olmayı tercih ediyor.

Bu yaklaşım, sadece AK Parti’ye değil, Didim’e kazandırır. Çünkü insanlar artık kavga değil, temas görmek istiyor. Sert sloganlar değil, samimi tokalaşmalar görmek istiyor.

Rumeli Derneği ziyareti, “Ben sadece kendi seçmenimin başkanı değilim, bu kentin tamamının muhatabıyım” mesajıdır. Ve bu mesaj, Didim siyasetinde uzun zamandır eksik olan bir üslubu yeniden hatırlatmaktadır.

Siyaset üst kimliktir. Kent sevgisi parti kimliğinden önce gelmelidir.

Mehmet Vela’nın attığı bu adım, Didim’de siyasetin daha yumuşak, daha insani ve daha kapsayıcı bir zemine taşınabileceğini gösteren değerli bir örnektir.

Dileriz ki bu anlayış, sadece bir ziyaretle sınırlı kalmaz; tüm siyasi aktörlere örnek olur. Çünkü Didim’in ihtiyacı olan şey gerilim değil, ortak akıldır.

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.