Gençliğe Hitabe’den ADD’ye: Didim’de Bir Tercihin Gerekçesi

Yusuf Mehmet Sarıın Yazdı - Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’si, yalnızca bir metin değil; bir milletin geleceğe bıraktığı en güçlü vasiyettir.

Yaşam Yayın: 04 Nisan 2026 - Cumartesi - Güncelleme: 04.04.2026 15:23:00
Editör - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 6 dk.
Google News

Gençliğe Hitabe’den ADD’ye: Didim’de Bir Tercihin Gerekçesi

Yusuf Mehmet Sarıın Yazdı - Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’si, yalnızca bir metin değil; bir milletin geleceğe bıraktığı en güçlü vasiyettir.

O hitabede gençliğe yüklenen sorumluluk, bağımsızlığı ve Cumhuriyet değerlerini her şartta koruma kararlılığıdır. Bugün Didim’de, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) seçimlerine giderken, tercihlerimizi belirleyen pusula da tam olarak bu mirastır.

Atatürk’ün ilke ve devrimlerini yaşatmak amacıyla kurulan Atatürkçü Düşünce Derneği, sadece bir sivil toplum kuruluşu değil; aynı zamanda Cumhuriyet’in çağdaşlık hedefinin toplumsal zemindeki taşıyıcısıdır. ADD’nin kuruluş amacı; laik, demokratik ve bilimsel düşünceyi savunmak, genç kuşaklara Atatürk bilincini aktarmak ve toplumda örgütlü bir aydınlanma hareketi yaratmaktır.

Didim gibi tarihi Miletos’un, Apollon’un ışığını taşıyan bir kentte, bu sorumluluk daha da anlam kazanır.

Neden Yusuf Durmuş?

Didim’de doğmuş, büyümüş; genç yaşlardan itibaren toplumsal sorumluluk üstlenmiş bir isim: Yusuf Durmuş. İlçe Öğrenci Meclisi Başkanlığı ile başlayan bu yolculuk, bugün ADD Didim Şube Başkanlığına uzanmış durumda.

Erciyes Üniversitesi Sanat Tarihi eğitimiyle kültürel bilinç kazanan, esnaflıkla halkın nabzını tutan, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Mütevelli Heyeti üyeliğiyle sosyal sorumluluğu pratiğe döken bir profil…

Ama asıl belirleyici olan şudur:
Durmuş ve ekibi, ADD’yi yaşayan bir merkez haline getirmiştir.

Gençlere yönelik ritim ve saz dersleri
Kültürel eğitim programları
Pedagojik ve psikolojik destekler
Toplumsal dayanışmayı güçlendiren projeler

Bunlar, Gençliğe Hitabe’nin ruhunun sahaya yansımasıdır.

Benim için Yusuf Durmuş’u başkanlığa yakıştırma nedenim tam da budur:
Atatürk’ün gençliğe emanet ettiği bilinç, onun çalışmalarında somut karşılığını bulmaktadır.

Seçim Öncesi Açık Tavır

Yaklaşan ADD seçimleri öncesinde açıkça ifade ediyorum:
Didim’de Yusuf Durmuş’u destekliyorum.

Daha da net söyleyeyim:
Türkiye’nin neresinde olursa olsun, 60 yaşın üzerindeki adayların, eğer bu mücadeleyi gerçekten seviyorlarsa, artık bir adım geri çekilip gençlere alan açmaları gerektiğine inanıyorum.

Bu bir saygısızlık değil, tam tersine bir sorumluluktur.
Çünkü Atatürk’ün hitabesi gençliğe yazılmıştır; geleceği taşıyacak olan da onlardır.

Bugün yapılması gereken; tecrübeyi gençliğin enerjisiyle buluşturmak, ama direksiyonu gençlere teslim etmektir.

Yusuf Durmuş’a Tavsiyeler

Yusuf Durmuş’un bugüne kadar ortaya koyduğu performans önemli bir başlangıçtır. Ancak yeni dönemde dikkat etmesi gereken başlıklar da vardır:

1. Kurumsallaşmayı derinleştir:
ADD Didim’i kişilere bağlı değil, sistemlere dayalı bir yapıya dönüştür.

2. Gençlik politikalarını büyüt:
Başlatılan kurs ve eğitimleri daha geniş kitlelere ulaştır; özellikle lise ve üniversite gençliğini doğrudan sürece dahil et.

3. Didim’in tarihsel mirasını sahiplen:
Miletos’tan bugüne uzanan aydınlanma geleneğini, ADD’nin kültürel projelerine entegre et.

4. Yerel ile ulusalı buluştur:
Didim’de yapılan çalışmaların Türkiye genelinde örnek gösterilecek bir model haline gelmesini sağla.

5. Eleştiriye açık ol:
Atatürkçülük durağan değil, sürekli kendini yenileyen bir düşünce sistemidir. Bu nedenle farklı görüşlere kapılarını açık tut.

Sonuç

Bugün mesele sadece bir dernek seçimi değildir.
Mesele, Cumhuriyet değerlerinin hangi anlayışla taşınacağıdır.

Ben tercihini net koyan bir gazeteci olarak diyorum ki:
Didim’de bu bayrağı genç, dinamik ve Atatürk’ün hitabesinin ruhunu kavramış kadrolar taşımalıdır.

Bu nedenle Yusuf Durmuş’un yanında durmak, bir kişi tercihi değil; bir anlayışın, bir geleceğin tercihidir.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD)’nin Temel İlkeleri

Atatürkçü Düşünce Derneği’nin ilkeleri, doğrudan Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerine dayanır. Bu çerçevede ADD’nin benimsediği temel yaklaşım, Cumhuriyet’in kurucu felsefesini günümüzde yaşatmak ve geliştirmektir.

1. Atatürk İlke ve Devrimlerine Bağlılık

ADD’nin en temel ilkesi;
Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik ve İnkılapçılık ilkelerine (Altı Ok) bağlılıktır.
Bu ilkeler, Türkiye’nin çağdaşlaşma yol haritasıdır.

2. Laiklik

Devlet yönetiminde dinin belirleyici olmaması,
inanç özgürlüğünün güvence altına alınması ve toplumda akıl ve bilimin esas alınması.

3. Demokratik ve Hukuk Devleti

ADD, hukukun üstünlüğünü savunur.
Yargı bağımsızlığı, insan hakları ve çoğulcu demokrasi temel değerler arasındadır.

4. Tam Bağımsızlık (Ulusal Egemenlik)

Atatürk’ün “tam bağımsız Türkiye” anlayışı doğrultusunda;
ekonomik, siyasi ve kültürel bağımsızlık vazgeçilmezdir.

5. Bilim ve Akılcılık

Toplumsal gelişmenin temelinde bilim vardır.
Eğitimde çağdaş, laik ve bilimsel yaklaşımın yaygınlaştırılması esastır.

6. Toplumsal Dayanışma ve Halkçılık

Toplumun tüm kesimlerinin eşit haklara sahip olması,
sosyal adaletin sağlanması ve dayanışmanın güçlendirilmesi.

7. Çağdaşlaşma ve Aydınlanma

ADD, Türkiye’nin yüzünü sürekli olarak çağdaş uygarlık seviyesine çeviren bir anlayışı savunur.
Kültür, sanat ve eğitim faaliyetleri bu amaca hizmet eder.

8. Gençliğe Verilen Önem

Atatürk’ün “Bütün ümidim gençliktedir” sözü doğrultusunda;
gençlerin bilinçli, özgür düşünen ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmesi önceliklidir.

Kısa Değerlendirme

ADD’nin ilkeleri, klasik bir dernek tüzüğünün ötesinde;
bir Cumhuriyet manifestosu niteliğindedir.

Bu ilkeler doğrultusunda çalışan her şube gibi Didim’de de yürütülen faaliyetler, yalnızca sosyal etkinlik değil; aynı zamanda Atatürkçü düşüncenin sahadaki uygulamasıdır.

Ek Fotoğraflar
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.