Cezasızlık Kültürü: Didim’de MESEM, Çocuk İşçiliği ve Sessizlik Duvarı

Türkiye genelinde giderek görünür hâle gelen cezasızlık kültürü, Didim gibi turizm ve küçük esnaf ekonomisine dayalı ilçelerde daha farklı ama aynı derecede tehlikeli bir biçimde karşımıza çıkıyor.

Ekonomi Yayın: 17 Aralık 2025 - Çarşamba - Güncelleme: 17.12.2025 12:47:00
Editör - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 4 dk.
Google News

Cezasızlık Kültürü: Didim’de MESEM, Çocuk İşçiliği ve Sessizlik Duvarı

Zekiye Sarışın yazdı

Türkiye genelinde giderek görünür hâle gelen cezasızlık kültürü, Didim gibi turizm ve küçük esnaf ekonomisine dayalı ilçelerde daha farklı ama aynı derecede tehlikeli bir biçimde karşımıza çıkıyor.

Bu kültür yalnızca hukukun işlememesiyle değil; denetimsizlik, yerel ekonomik baskılar, siyasal tercihlerin suskunluğu ve toplumsal kabullenişin birleşimiyle şekilleniyor. En ağır ve en sarsıcı sonucu ise çocukların çalışırken yaşamını yitirmesi.

Türkiye genelinde en az 87 çocuk, işyerlerinde hayatını kaybetti. Bu çocukların önemli bir bölümü MESEM (Mesleki Eğitim Merkezi) kapsamında, kâğıt üzerinde “öğrenci”, gerçekte ise ucuz işgücü olarak çalıştırılıyordu.

Didim’de de tablo farklı değil. Sanayi sitesi, oto tamircileri, marangoz atölyeleri, yaz sezonunda turizm işletmeleri ve arka plandaki kayıt dışı işler, çocuk emeğinin görünmez ama yaygın olduğu alanlar hâline gelmiş durumda.

MESEM: Didim’de Eğitim mi, Sistematik Çocuk İşçiliği mi?

MESEM modeli, teoride “eğitim–üretim dengesi” vaadiyle sunuluyor. Ancak Didim pratiğinde bu model;

Çocukları iş güvenliği denetimi zayıf atölyelere,

Küçük sanayi sitelerinde usta insafına bırakılan çalışma koşullarına,

Sezonluk turizm baskısıyla uzayan mesailere

teslim eden bir yapıya dönüşüyor.

Gerçek tablo ise net:

Haftanın büyük kısmı işyerinde geçiyor

Denetimler ya yapılmıyor ya da yüzeysel

İş güvenliği eğitimleri çoğu zaman evrak üzerinde kalıyor

İş kazaları “öğrenme süreci”, “talihsizlik” ya da “çıraklık hali” diye geçiştiriliyor

Eğitim adı altında, çocukların yaşam hakkı Didim’in ekonomik çarkları arasında sıkışıp kalıyor.

Didim’de Cezasızlık Kültürünün Sosyolojik Zemini

Cezasızlık yalnızca hukuki bir boşluk değildir; yerel bir toplumsal iklimdir. Didim’de bu iklim şu başlıklarla besleniyor:

Yoksulluğun Normalleştirilmesi

“Çocuk çalışmazsa aile geçinemez” gerekçesi, özellikle dar gelirli mahallelerde çocuk emeğini meşrulaştırıyor.

Sorumluluğun Aşağıya İtilmesi

Devlet geri çekiliyor; sorumluluk aileye, ustaya, hatta çocuğun kendisine yükleniyor.

Görünmezleştirme

Çocuk ölümleri ya da kazalar ulusal basında kısa süreli yer buluyor, yerelde ise “konuşulmayan konu”ya dönüşüyor.

Alışma Hali

Her olaydan sonra kısa bir üzüntü, ardından hızlı bir unutma. Didim’de de sessizlik yeniden hâkim oluyor.

Bu süreç, toplumu çocukların çalışırken zarar görmesine karşı duyarsızlaştırıyor.

Yerel Bir Politik Tercih Olarak Cezasızlık

Cezasızlık bir tesadüf değil, bilinçli bir tercih zinciridir.

Denetimler yetersizdir

İşverenler caydırıcı yaptırımlarla karşılaşmaz

Yerel kamu otoriteleri sorumluluk üstlenmez

Yargı süreçleri uzar ya da etkisizleşir

Bu tablo, Didim’de de sermayeyi ve işletme rahatlığını koruyan, çocuk emeğini ise “kaçınılmaz maliyet” olarak gören bir anlayışın ürünüdür.

MESEM üzerinden kurulan sistem, piyasanın ihtiyaçlarını çocukların yaşam hakkının önüne koymaktadır.

87 Çocuk: Didim’den Bakınca Bir İstatistik Değil, Bir İtham

87 çocuk ölümü bir sayı değildir.
Bu rakam;

Denetimsizliğin

İhmalkârlığın

Siyasal ve idari sorumsuzluğun

Toplumsal sessizliğin

toplu bilançosudur.

Didim’de her çocuk işçi, yalnızca bir ailenin değil; eğitim sisteminin, yerel yönetimlerin, kamu kurumlarının ve toplumun ortak sorumluluğundadır.

Sonuç: Bu Bir Kaza Değil, Didim’i de Kapsayan Bir Sistemdir

Çocukların çalışırken ölmesi “kaza” değildir.
Bu ölümler:

Öngörülebilir

Önlenebilir

Sorumluları belli

olan sistematik sonuçlardır.

Cezasızlık kültürü sürdükçe, MESEM benzeri modeller sorgulanmadıkça ve çocuk emeği Didim’de de “ekonomik zorunluluk” diye sunuldukça bu tablo değişmeyecektir.

Asıl soru şudur:

Bir ilçede çocukların ölümü cezasız kalıyorsa, orada hangi suç gerçekten cezalandırılmaktadır?

Ek Fotoğraflar
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.